Olay Gazetesi Bursa

Bursa ovasına yeni darbe! 160 bin dönümlük taşkın alanında inşaat başladı

Yaşananlardan ders alınmıyor. Bilim insanlarının uyarılarına kulak asılmıyor. Ne yazık ki bir yanlışa daha göz göre göre imza atılıyor. Bursa ovası tamamen yok ediliyor… Üstelik mahkeme devam ederken, hukuki sürecin bitmesi beklenmeden iş oldubittiye getirilmeye çalışılıyor. Bu köşede sıklıkla gündeme getirdiğimiz tehlike potansiyeli çok yüksek olan Yıldırım Samanlı’daki 160 bin metrekarelik dev alana lojistik merkezi […]

Yaşananlardan ders alınmıyor.

Bilim insanlarının uyarılarına kulak asılmıyor.

Ne yazık ki bir yanlışa daha göz göre göre imza atılıyor.

Bursa ovası tamamen yok ediliyor…

Üstelik mahkeme devam ederken, hukuki sürecin bitmesi beklenmeden iş oldubittiye getirilmeye çalışılıyor.

Bu köşede sıklıkla gündeme getirdiğimiz tehlike potansiyeli çok yüksek olan Yıldırım Samanlı’daki 160 bin metrekarelik dev alana lojistik merkezi inşa ediliyor.

Söz konusu bölge daha önce hastane tesisi kurma düşüncesiyle gündeme gelmişti.

Şöyle hafızanızı yoklayın, mutlaka hatırlarsınız o projeden Samanlı’daki yer taşkın alanında bulunduğu için akademik odaların itirazıyla uzun süren tartışmalardan sonra mahkeme kararıyla vazgeçilmişti.

Bölge daha sonra kentsel dönüşüm rezerv alanı ilan edildi.

O plan değişikliği de yargı kararıyla iptal edildi.

Bu kez ise lojistik tesisi kurmak için plan değişikliğine gidildi.

Son plan değişikliğinin iptali için açılan dava sürüyor.

Plan değişikliği yapılan alan “Bursa Ovası Gölbaşı Barajı Sulaması” içinde yer alıyor.

Tamamı alanın kuzeyinden geçen Deliçay Deresi taşkın etki alanı içinde kalıyor.

Yoğun drenaj ve taban suyu problemleri bulunuyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Etüt, Planlama ve Tahsisler Dairesi Başkanlığı’nın bölgeye ilişkin görüş yazısında “En son Kasım 2017’de açılan drenaj kuyusunda 2.50 metre civarında taban suyuna rastlanmıştır. Bölgenin imara ve yapılaşmaya açılmasının taban suyu, drenaj ve yüzeysel akış yönü ile bölgede sorunlar yaratacağı düşünüldüğünden bahse konu parsellerin tarım dışı kullanıma açılması uygun görülmemektedir” deniliyor.

Şehir Plancıları Odası’nın Samanlı’daki plan değişikliğine ilişkin açtığı davanın yürütmeyi durdurma talebinde “Bahse konu alanın Ova koruma bölgesi içerisinde yer aldığı ve 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda “Özel Mahsul Alanı” gösteriminde kaldığı da göz önüne alınırsa taşkın riski olan bir bölgede ilgili kurumun görüşüne rağmen ‘Lojistik Tesis Alanı’ ve ‘Sağlık Tesis Alanı’ kullanımlarının önerilmesinin bilimsel bir gerekçesi olduğu düşünülmemektedir” ifadelerine yer veriliyor.

Söz konusu rantsa bilim dinlenmiyor tabii ki.

Kentin tarım alanları her geçen gün biraz daha azalırken…

Bursa ovasının çoğu betona kurban edilmişken son kalan alanlar da mahvedilmek isteniyor.

Tarımsal üretimin ne kadar hayati olduğunu iliklerimize kadar hissettiğimiz bir süreçten geçerken sessiz sedasız şekilde 160 bin metrekarelik yer plan değişikliği yapılarak Kısmen Lojistik Tesis Alanı ilan ediliyor.

Yetmiyor.

Yine sessiz sedasız ihaleye çıkılıyor.

Bursa’daki müteahhitlerin çoğu bu ihaleden haberdar olmadıklarını ifade ediyor.

Aslında bu da ayrıca üzerinde durulması gereken farklı bir konu.

Bir firma ihaleyi alıyor ve yine sessiz sedasız inşaata başlıyor.

Dediğimiz gibi mahkeme süreci devam ediyor.

Yargı malumunuz Türkiye’de ağır aksak ilerliyor.

Bölgeye hâlâ bilirkişi bile gönderilmiyor.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan alınan izinle kent dinamikleri hiçe sayılarak hareket ediliyor.

Böyle tehlikeli bir alanda bilirkişinin raporu gelmeden hareket edilmemesi için normalde mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı vermesi gerekmez mi?

Nedense mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermiyor!

Samanlı’daki inşaat alanıyla ilgili belediyenin imar durumu sorgulama ekranında bile “Taşkına Maruz Alan Kapsamında Yer Almaktadır” notu yer alıyor!

İnşaat başladığı için acilen ruhsat iptaline ilişkin dava açılması gerekiyor.

Yoksa inşaat tamamlandıktan sonra plan değişikliği iptali kararı çıksa da hiçbir anlam ifade etmeyecek.

Karşımıza Central Balat’takine benzer bir manzara çıkacak.

Konuyla ilgili saha eylemi hazırlığındaki muhalefeti de uyaralım.

Elinizi çabuk tutmazsanız, yarın Bursa için çok geç olabilir…

ISLAH YAPILACAKMIŞ!

Bursa’nın bir lojistik merkeze ihtiyacı olduğu açık.

Bu gereksinimi biz de daha evvel köşemize taşıdık.

Ancak kentin taşkın alanında bir lojistik merkezine ihtiyacı yok.

Samanlı’da tarım öncelenmeli.

Biz çiftçiden de, üretimden de nefret ediyoruz diyorsanız ilk önce derenin ıslahı gerçekleştirilmeli.

Ardından akademik odaların oluru ile ıslahtan sonra lojistik merkezine gelmeden bekleyen hastane projesi var.

Geçirilecekse o hayata geçirilmeli.

Birilerinin birden patlayan lojistik merkezi sevdasının perde arkasında yatan nedenler de iyi irdelenmeli.

İnşaat başlamışken biz dereyi sonra ıslah edeceğiz sözleri ne kadar inandırıcı?

Ne kadar rantabl?

Şu ekonomide böyle bir paranız var mı?

Varsa da buraya mı harcanmalı!

BURSA’NIN AYRICALIKLI İNŞAATLARI!

Plansızlıktan ötürü her seferinde yolları delik deşik ediyorlar.

Kaldırımları kapatıyorlar.

Yayaları otomobillerin arasında yürümek zorunda bırakıyorlar.

Dev araçlarla ara sokakları işgal edip, trafiği aksatıyorlar.

Çevrede ciddi tahribat yaratıyorlar.

Çoğuna dışarıdan bakıldığında iş güvenliği önlemlerinin hiçe sayıldığı izlenimi de veriyorlar.

Peki, denetleniyorlar mı?

Vatandaştan yola döktüğü asfaltın parasını isteyen belediyeler; yolları kazıyarak paramparça eden, oradan geçen arabaların da altını mahveden inşaat firmalarına kardeşim bu nasıl iş diyor mu?

Hesap soruyor mu?

Normal bir ülke ve şehirde yaşıyor olsaydık, o inşaat firmalarına bozdukları yollar her gün yaptırılmaz mıydı?

Vatandaşın evine, döktüğü asfaltın parasını tahsil etmek için tebligat gönderen belediyeler…

Var mı bir yanıtınız?

BURSA’YA LAZGİ ESİNTİSİ GELİYOR

Rant saldırılarıyla mücadele ederken güzel konuları es geçmeyelim.

Sanatsal faaliyetleri destekleyelim.

İmkanımız varsa gidelim.

Farklı dünyalardan içeri girelim.

Bugün size Lazgi’den bahsedeceğim.

Özbekistan’ın Harezm yöresine ait kökeni…

2019’da UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne dahil edildi.

Geleneksel yönü kuvvetli bir dans ‘Lazgi’

Alisher Navoi Devlet Akademik Bolşoy Tiyatrosu’nun bale topluluğu tarafından Bursa’da 28-29 Haziran tarihlerinde Merinos Atatürk Kongre Kültür Merkezi Osmangazi Salonu’nda sahnelenecek.

Uluslararası Bursa Festivali kapsamında ‘Ruhun ve Aşkın Dansı’ gösterisi gerçekleştirilecek.

Lazgi, İstanbul’da sold out olmuştu.

Bursa’da da gösterinin biletlerinin hızla satıldığını öğrendik.

Prodüksüyonun büyüklüğünden ötürü Kültürpark değil Merinos tercih edildi.

Özbekistan’ın ulusal balesini izlemeyi Bursa’ya kadar gelmişken kaçırmayın derim.

Üst üste iki gün sahne alacak Lazgi’nin biletleri 50, 75 ve 100 liralık fiyatlarla satışta.

Biletler Biletinial’da…