Olay Gazetesi Bursa

Bir maça gittiler başlarına gelmeyen kalmadı

Bursa’da ikamet eden Erzurumlu üç arkadaş, Nilüferspor’la maç yapmak için şehre gelen Erzurumspor’u desteklemek için yaklaşık 7 ay önce maça gitti. Maç sonunda taraftarlarla polis arasında yaşanan kısa süreli arbede sonrasında, ilk kez maça giden taraftar

Maça gidenlerden Ethem Akdemir, “Benim küçük kardeşim vardı, arbede sırasında arada kalınca onu çekip çıkarmaya çalıştım. Ancak polis bana arkadan vurdu. Boynum kanadı, ben de buna tepki gösterdim. Sözde ben polisin yüzünü çizmişim. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı o şikayetçi polise 2 bin 200 lira vermiş ve şimdi benden o parayı da istiyor. Yani bir maç bana 4-5 bin liraya mal oldu. Bir maç yüzünden hayatımız karardı, mahkemelerde sürünüyoruz. Ömrümde de mahkeme yüzü görmemiştim. Her hafta imzaya gitmek zorundayım. Artık maçlara tövbe futboldan, hayattan soğudum. Haklıyken haksız duruma düştük. Memlekette o kadar insan olay yapıyor bir şey denmiyor. Biz küçük bir şeyden dolayı bu duruma düştük.” dedi. 

Filmleri aratmayan olaylar arbede yaşanan maç sonunda yaşandı. Bazısına küfür, bazısına ise polisleri darp ettiği gerekçesi ile dava açılan üç taraftar, “Artık maça tövbe, hayata küstük.” şeklinde yaşadıkları sıkıntıyı dile getirdi. Olaylardan sonra büyük sıkıntı yaşadığını belirten Murat Zengin (35), Erzurumspor’un Nilüfersporla oynadığı maça, arkadaşının ısrarı ile gittiğini belirterek, “Bir kez maça gittik, başımıza gelmeyen kalmadı. Çevik Kuvvet ekibi, maç sonunda yaşanan arbedede bir taraftarı darp edince, biz de “Neden bu kadar sert davranıyorsunuz, ayıp değil mi?” şeklinde tepki gösterdik. Hemen bizi de alarak karakola götürdüler. Karakoldaki polis bize, “Arkadaşlar polis her zaman haklıdır, siz de davacı olmayın, darp raporu almayın bu olay kapansın, polisleri de ikna ederiz.” diye konuştu.

Karakoldaki polislere itimat ederek, darp raporu alıp davacı olmadıklarını anlatan Zengin, “Ancak karakola gelince bizi ikna eden polis arkadaş bize, “Arkadaşlar ben diğer çevik kuvvetteki polisleri ikna edemedim, onlar darp raporu alıp davacı oluyorlar.” dedi. Biz de işleyişi bilmediğimiz için bir şey olmaz, mahkemede bunu dile getirelim, bir şey olmaz dedik. Ama hakim beyin karşısına çıktığımızda öğrendik ki güya biz vatana, millete, polise küfür etmişiz. Polisleri darp etmişiz. Halbuki bu memlekete bir fiili saldırı görünce en önde giden bir milletiz.” şeklinde yakındı. 

Ayrıca, her Erzurumspor maçı haftasında imza vermek zorunda kaldıklarını anlatan Murat Zengin, şöyle konuştu: “Ayrıca bir de bize hakimin kararına göre, bir sezon boyunca Erzurumspor’un maçında işimizi gücümüzü bırakıp en yakın karakola imzaya gidiyoruz. Ben ameliyat olmuş evde yatıyorum, hastaneden ilgili makama aldığım yazı var, onu savcı beye göstermeme rağmen bana imza atmadığıma dair her maç başı 609 TL ceza geliyor. Bana iki tane bu şekilde ceza geldi. Hasta olduğum için gidemediğim maçlar da var, onlara da gelmesini bekliyorum. Bir maç yüzünden başımıza gelmeyen kalmadı. Ben bunları nasıl ödeyeyim, inşaatta çalışıyorum, çoluk çocuk var, ben onlara bakamıyorum. Bel fıtığından dolayı ameliyat oldum ve inşaatta yasaklandı. Ben nereden alıp bu cezaları vereyim, hırsızlık mı yapayım, birilerini mi gasp edeyim.” Kumpasa getirildiklerini iddia eden Murat Zengin, “Maça gitmeye tövbe ettik, onu da tükettik. Nerede adalet arayacağımızı da bilemiyoruz.” şeklinde sözlerini tamamladı.

20 AY HAPİS

Ethem Akdemir ise bir Erzurumspor maçına gittikleri için hayatlarının alt üst olduğundan yakınırken, “Bir maça gittik, maçta bir arbede oldu, polisler bizi darp etti. Biz de normal tepki gösterdik polislerin sert müdahalesine. Bizi gözaltına alıp karakola götürdüler. Benim küçük kardeşim vardı, arbede sırasında arada kalınca onu çekip çıkarmaya çalıştım. Ancak polis bana arkadan vurdu. Boynum kanadı, ben de buna tepki gösterdim, ‘biz ne yaptık ki bize bu şekilde sert müdahalede bulunuyorsunuz’ diye. Karakola götürüldük ve ben şikayetçi olacakken, karakoldaki polisler konunun uzamaması için bizi darp raporu almayıp, davacı olmamamız için ricada bulundular. Biz de onlara itimat ettik. Ama diğer yandan polisler bizden şikayetçi olmuş.” dedi.

Mahkemece kendilerine, 20 ay hapis cezası verildiğini ve bunun da iyi niyet halinden dolayı faizi dışında 2 bin 200 lira para cezasına çevrildiğini anlatan Akdemir, “Yeni bir mahkeme daha olacak, orada tam net karar çıkacak. Sözde ben polisin yüzünü çizmişim. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı o şikayetçi polise 2 bin 200 lira vermiş ve şimdi benden o parayı da istiyor. Yani bir maç bana 4-5 bin liraya mal oldu. Bir maç yüzünden hayatımız karardı, mahkemelerde sürünüyoruz. Ömrümde de mahkeme yüzü görmemiştim. Her hafta imzaya gitmek zorundayım. İşte olduğum için büyük sıkıntı yaşıyorum. Artık maçlara tövbe, futboldan, hayattan soğudum. Haklıyken haksız duruma düştük. Memlekette o kadar insan olay yapıyor bir şey denmiyor. Biz küçük bir şeyden dolayı bu duruma düştük.” şeklinde yakındı. 

Kendileri gibi başka bir arkadaşlarının da bu durumda mağdur olduğunu belirten Ethem Akdemir, diğer yandan Erzurumspor yönetiminden kimsenin taraftarların düştüğü durumla ilgilenmemesini de kınadı.