Konuya yönelik araştırmaları bulunan Mimar Aslıhan Özdemir, Feng Shui akımının günümüz mimarlığına olan etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Feng Shui’nin mekânlardaki görünmez yaşam enerjisini dengelemeyi amaçlayan bin yıllık Çin öğretisi olduğunu ifade eden Özdemir, “Mimarlıkta enerji akışını optimize eden bu felsefe, insan psikolojisini desteklemeyi, işlevselliği artırmayı ve doğa ile uyumlu estetik alanlar oluşturmayı amaçlar. ‘Enerji akışının yönlendirilmesi’, ‘doğal ışık ve havalandırma’, ‘malzeme ve doku uyumu’ ile ‘fonksiyonel mekân organizasyonu’, felsefenin mimari ve iç mekân üzerindeki etkilerini oluşturmaktadır” diye konuştu.
Enerji akışının yönlendirilmesi
Enerji akışının yönlendirilmesindeki öneme dikkat çeken Özdemir, yaşam kalitesini artırmak için doğal ışığın maksimum seviyede bina içerisine alınmasının gerekliliğine işaret etti.
Feng Shui felsefesinin ahşap, su, toprak, metal ve ateş elementlerini temsil eden doğal malzemelerin dengeli bir şekilde mimariye entegre edilmesini zorunlu kıldığını ifade eden Özdemir, yatak odalarında huzur için elektronik cihazlara yer verilmediğini vurguladı.
Söz konusu felsefi akıma uyumlu yapı örneklerine son yıllarda Türkiye’de de rastlanıldığını belirten Mimar Aslıhan Özdemir, Hong Kong’daki HSBC Genel Merkez Binası ile Pekin’deki Yasak Şehir’in, Feng Shui düşüncesinin dünyadaki mimari yapılara yansımasına verilebilecek örnekler arasında dikkat çektiğini de sözlerine ekledi.
Etkinliğin sonunda Mimarlar Odası Bursa Şubesi Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Komitesi’nden Merve Şensöz, Mimar Aslıhan Özdemir’e teşekkür sertifikası takdim etti.
Program, toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

