İçişleri Bakanı Çiftçi’den ‘yeni nesil suç örgütlerine’ net mesaj

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, vatandaşları tehdit eden ve “yeni nesil suç örgütleri” olarak tanımladığı yapılarla mücadelede kararlı olduklarını belirtti.

bakan ciftciden suruculere kritik uyari 22e69d77a792

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanlığı’nın en temel görevinin vatandaşın can ve mal güvenliğini temin etmek olduğunu belirterek, “Bakanlığımızın görev ve yetkilerinde, teşkilat kanununda bu açıkça düzenlenmiş. Dolayısıyla bizim en öncelikli görevimiz vatandaşın canını, malını güvende hissetmesini sağlayacak tedbirler almak. Ben göreve geldiğimden bu yana kendimize bazı hususlarda hedefler belirledik. Mesela biz İçişleri Bakanlığı olarak vatandaşlarımızın şikayetine sebebiyet veren ‘yeni nesil suç örgütleri’ dediğimiz; biz bunlara ‘sokak eşkıyaları’ da diyebiliriz. Vatandaşı tehdit eden, onları hayatından bezdiren oluşumlarla mücadele konusunda bir irade ortaya koyduk. Biz elimizden geldiği kadar bu yeni nesil suç çeteleriyle mücadele edeceğiz. Onları eylem yapamaz veya vatandaşı rahatsız edemez bir pozisyona, bir duruma getireceğiz. Bu konuda son derece kararlı olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Geçenlerde 100 günlük icraatlar ile ilgili bir açıklama yaptık. Mesela bu 100 gün içerisinde biz 50 bin operasyon gerçekleştirmişiz tüm Türkiye sathında” dedi.

UYUŞTURUCU, DOLANDIRICILIK, ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZALARI

Uyuşturucu ve dolandırıcılık suçlarıyla ölümlü trafik kazalarına ilişkin mesajlar veren Bakan Çiftçi, “Biz istiyoruz ki zehir tacirlerine fırsat vermeyelim. Onların çocuklarımızı zehirlemelerine, geleceğini çalmalarına izin vermeyelim. Bu da bizim ikinci önemli başlığımız. Bir de dolandırıcılar var. Bu vatandaşı bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle dolandıran, onların parasını, geleceğini karartan bazı dolandırıcılar, oluşumlar var. Onlarla da etkili bir mücadele sergilemek istiyoruz. Bir de yine üzerinde durduğumuz hususlardan birisi trafik terörü. Bu da ülkemizin önemli problemlerinden birisi. Kurban Bayramı’ndan önce ben bir çağrıda da bulunmuştum. Biz bütün güzergahlarda hangi noktalarda radar olduğunu, EDS olduğunu, denetim yapacağımızı vatandaşa ilan etmiştik. Buradaki maksadımız da şuydu; insanlar seyahat ederken, yola çıkarken kurallara uysunlar. Başkalarının ve kendilerinin hayatını tehlikeye atmasınlar. Trafikte bir can kaybını bile biz fazla görüyoruz. Yani bir insanımızın trafik kazalarında can vermesi bizi üzüyor. Hamdolsun mesela bu Kurban Bayramı’nda trafik kazalarında, 9 günlük bayram tatilinde can verenlerin sayısı en düşük seviyeye ulaştı. 9 günlük bayram tatilinde, 70 insanımız bu dünyadan koptu gitti. Bunun içerisinde evladını kaybeden anneler var, eşini kaybeden kadınlar var, babasını kaybeden evlatlar var, yarım kalmış hayatlar var. Biz bunları da mümkün mertebe en asgariye, en minimuma düşürüyoruz” diye konuştu.

‘BİZE DÜŞEN GÖREV, HUZURUN YÜZYILI OLMAK’

Türkiye Yüzyılı hedeflerinin konuşulduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, “Bize verilen görev Türkiye’nin huzurunu sağlamak. Türkiye Yüzyılı’ndayız şu anda. Türkiye Yüzyılı hedefleri konuşuluyor. Burada bize düşen görev de huzurun yüzyılı olmak. Yani bu Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından verilen hedefler, strateji; dolayısıyla biz de İçişleri Bakanlığı olarak Türkiye’yi daha huzurlu, daha güvenli, daha yaşanabilir, suç oranlarının daha da düştüğü, suç işleme oranlarını daha da azaltmak, Türkiye’yi daha huzurlu ve güvenli yapmak konusunda bir çabamız, gayretimiz olacak inşallah. Ben en azından kendime şu hedefi koyuyorum; bu görevler ateşten birer gömlek, onun bilincindeyiz. Aynı zamanda bir bayrak yarışı. Ben aldığım noktadan daha iyi noktada teslim etmeliyim ki en azından görevimi yapmış olayım. Yani bunu sağlamak istiyorum. Daha huzurlu bir Türkiye devretmek istiyorum benden sonra görevi devralacak bakanımıza. Benim hedefim bu” ifadelerini kullandı.

‘CEZALAR CAYDIRICI OLDU’

Yeni kanun düzenlenmesiyle artan trafik cezalarının son dönemde caydırıcı etkisine değinen Bakan Çiftçi, şöyle konuştu:

“Ben göreve başladım, aradan 1-2 gün geçtikten sonra yeni trafik yasası Meclis’te kabul edildi ve 2 hafta sonra da Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tabii belirli başlıklarda trafik cezaları oldukça ağırlaştırıldı. Özellikle hız limitlerine uymama, mesela araç sürerken cep telefonu kullanma, drift atma, makas atma, kırmızı ışıkta geçme, kavşaklarda geçiş üstünlüğüne uymama gibi belli başlı alanlarda trafik cezaları oldukça arttırıldı. Peki, niye böyle bir şeye ihtiyaç duyuldu? Mesela size bir örnek vereyim. Genelde yaşanan trafik kazalarının büyük bir kısmı hızdan kaynaklı. Şimdi hızınızı arttırdığınız zaman aracı artık kontrolde tutmak, ölümlü ve yaralanmalı kazalara sebebiyet vermek riski, oranı daha da artmış oluyor. Yani bunlar belki bir ihtiyaçtan kaynaklandı, mevcut trafik cezalarıyla bunların üstesinden gelinemeyeceği anlaşıldı ki kanun koyucu belli başlı alanlardaki trafik cezalarını arttırmış oldu. Biz yasa yürürlüğe girdikten sonra da sonuçlarını izliyoruz, bakıyoruz. Caydırıcı değil mi? Kesinlikle caydırıcı oldu. Az önce söylediğim suç başlıklarında da çok anlamlı oranlarda düşüş olduğunu biz gözlemliyoruz. Polisimiz, jandarmamız, vatandaşımız için var, onun güvenliğini sağlamak için var. Bu manada da biz sahada mümkün mertebe gözükmek istiyoruz, daha fazla sahaya basmak istiyoruz. Çünkü güvenliği ne kadar sağlayabilirsek vatandaşımız o kadar özgür olabilir, özgürlüklerini de rahat kullanabilir gibi bir düşünce içerisindeyiz.”

‘TÜRKİYE’NİN HUZURU İÇİN VARIZ’

Yoğun çalışma temposuna değinen Bakan Çiftçi, “Sabah erken saatlerinde çalışmalarımız başlıyor. Yani gecenin ilerleyen vakitlerine kadar sürüyor. Yani genelde saat 1’den önce zaten yatmam mümkün değil. O vakte kadar en azından insanların uykuya çekildiğini, rahat rahat yattığını düşünüyorum. Yani onları uyuttuktan sonra belki Türkiye uykuya çekildikten sonra, gece başladıktan sonra ben de o zaman dinlenmeye çekiliyorum. Genelde hafta sonları da çalışıyoruz. Yani hafta içinde çalıştığımız gibi hafta sonlarımız da bu şekilde çalışmakla geçiyor. Tabii yoğun bir çalışma temposunun içerisinde olduğum için belki çocuklarıma, eşime yeteri kadar da zaman ayıramıyorum. Onlardan da bu manada helallik diliyorum. Onlara da zaman ayırmam gerektiğini biliyorum ama görevden kaynaklanan bazı imkansızlıktan dolayı da onlara yeteri kadar zaman ayıramadığımı da biliyorum, bunun farkındayım. O yüzden de zaman zaman çocuklarımdan, ailemden de helallik istediğim oluyor. Bizim görevimiz belli. Biz Türkiye’nin huzuru için varız. Türkiye’nin daha iyi şartlarda yaşaması için varız. Bunun için bütün 680 bin personelimizle sahadayız. Biz büyük bir aileyiz İçişleri Bakanlığı olarak. Çünkü bizim bünyemizde jandarma var, emniyet var, sahil güvenlik var, valiliklerimiz var, kaymakamlıklarımız var, nüfus idaresi var, göç idaresi var; yani çok dev bir teşkilat, büyük bir teşkilat. Hepsinin de ortak amacı vatandaşımızın huzurunu, güvenliğini sağlamak. Bu İçişleri Bakanlığı’nın sunmuş olduğu görevleri en iyi şekilde vatandaşımıza ulaştırmak gibi bir amacımız var. İnşallah, biz bu hizmet çıtasını daha iyi noktalara taşıyacağız. Hiçbir görev sonsuz değil. Başı olan bir şeyin mutlaka bir sonu da var. Bir gün bu makamdan başı açık, alnı dik bir vaziyette benden sonraki kişiye gönül huzuruyla görevi devretmek de en büyük hedeflerimden birisi. Bu noktada biz elimizden geldiği kadar çalışacağız, gayret edeceğiz. Ama vatandaşlarımızdan da halkımızdan da dua bekliyoruz. Cenabıhakk’ın yardımını da niyaz ediyoruz. Yani bu üçü; bizim çalışmamız gayretimiz. Vatandaşımızın duası, Allah’ın da yardımı bizimle beraber olursa bu ağır görevin, mesuliyetin altından kalkabileceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Exit mobile version