Alışılmış tavsiyelerin dışına çıkarak son düzlükte hayat kurtaracak “acil durum” taktiklerini ve ailelerin fark etmeden yaptığı kritik hataları aktaran Psikolog Harun Öztopçu, “LGS ve YKS sınavlarına sayılı günler kala, binlerce öğrenci ve aile büyük bir duygusal baskıyla mücadele ediyor” dedi.
”HEYECANLANMA’ DEMEK DUYGUYU YOK SAYMAKTIR”
Psikolog Öztopçu, sınav kaygısı yaşayan bir öğrenciye “Heyecanlanma” demenin aslında yaşadığı duyguyu yok saymak gibi algılanabileceğini belirterek, “Çünkü öğrenci zaten heyecanlandığını biliyor ve bunu kontrol edemediği için zorlanıyor. Bu nedenle ilk olarak duygunun kabul edilmesi gerekir. Daha iyileştirici bir başlangıç cümlesi şu olabilir: ‘Şu an kaygılı hissetmen çok anlaşılır, birlikte bununla nasıl baş edebileceğine bakalım.’ Bu yaklaşım öğrencinin kendini anlaşılmış hissetmesini sağlar ve savunmasını azaltır” ifadelerini kullandı.
“HER ŞEYİ UNUTTUM’ HİSSİ BEYNİN BİR YANILSAMASIDIR
Sınav yaklaştığında stres seviyesinin yükseldiğini ve beynin olası tehditlere odaklandığını ifade eden Harun Öztopçu, “Bu durumda öğrenci, bildiği bilgiler yerine hatırlayamadığı birkaç noktayı fark etmeye başlar ve sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi hisseder. Oysa bilgiler çoğu zaman yerindedir. Böyle anlarda yapılabilecek en etkili müdahale, öğrencinin durup daha önce çözdüğü soruları, öğrendiği konuları ve başarabildiği şeyleri somut olarak hatırlamasıdır. Bu, beynin oluşturduğu ‘tamamen başarısızım’ yanılsamasını kırar” diye konuştu.
“DESTEK BASKIYA DÖNÜŞMESİN”
Ebeveynlerin destek ile baskı arasındaki ince çizgiyi fark etmesi gerektiğinin altını çizen Öztopçu, anne-babaların kendilerine “Çocuğumun başarısını mı önemsiyorum, yoksa kendi beklentilerimin gerçekleşmesini mi?” sorusunu sormalarını önererek şunları söyledi: “Eğer konuşmalar sürekli sonuç, puan ve sıralama etrafında dönüyorsa; çocuk hata yaptığında hayal kırıklığı belirgin şekilde hissediliyorsa; sevgi ve ilgi başarıya bağlı gibi algılanıyorsa, destek zamanla baskıya dönüşebilir. Gerçek destek, çocuğun yalnızca sonucunu değil, çabasını ve duygularını da görebilmektir” şeklinde konuştu.
“KONTROLÜ ELE ALMAK İÇİN BEDENİ SAKİNLEŞTİRİN”
Sınav salonunda yoğun kaygı yaşandığı anlarda önce bedeni sakinleştirmek gerektiğine dikkat çeken Psikolog Harun Öztopçu, “Öğrenci birkaç saniye boyunca nefesini yavaşlatıp çevresindeki üç nesneyi fark etmeye odaklanabilir. Ardından dikkatini ‘Ya yapamazsam?’ düşüncesinden çıkarıp önündeki ilk soruya yönlendirmelidir. Çünkü kaygı gelecekle ilgilenir, performans ise şu anki görevle. Kontrol, sonucu düşünerek değil, bir sonraki adımı yaparak geri kazanılır” ifadelerini kullandı.
”TEK BİR PUAN İNSANIN DEĞERİNİ BELİRLEMEZ”
Sınavların önemli fırsatlar sunabileceğini ancak bir insanın değerini belirlemeyeceğini vurgulayan Öztopçu, “Bir gencin karakteri, yetenekleri, ilişkileri, merakı ve hayata kattıkları tek bir puandan çok daha geniş bir alana yayılır. Ailelerin de ‘Ne olursa olsun sen değerlisin’ mesajını yalnızca sözle değil, davranışlarıyla göstermesi gerekir. Gerçekçi vizyon yaklaşımı; sınavı önemli ama hayatın tamamı olmayan bir durak olarak görmek ve geleceğe giden tek yolun bu sonuçtan ibaret olmadığını hatırlatmaktır” diyerek sözlerini tamamladı” dedi.

