Ahmet Emin Yılmaz
Ahmet Emin Yılmaz

Deprem uzmanı uyarıyor: Bursa’da Rızabey Apartmanı gibi çok bina var

Aradığımızda… İzmir’deki deprem bölgelerinde incelemelerini tamamlamış, görüşmelerini yapmış, Bursa’ya doğru çıkmak üzereydi.

Prof. Dr. Beyhan Bayhan’ın bilim insanı olarak iki şapkası var.

Biri…

Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı olarak üstlendiği eğitim ve kent planlaması görevi.

Diğeri ise…

Türkiye’deki üniversiteler arasında az sayıda kurulan ve kısa adıyla DEPAR olarak bilinen Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü olarak üstlendiği görev.

Nitekim…

Bu göreviyle Türkiye’deki birkaç deprem mühendisliği uzmanından biri olarak tanınıyor ve görüşleri önemseniyor.

O nedenle…

İzmir’den Bursa’ya çıkarken “ilk tespitini” sorduğumuzda önce şunu söyledi:

“Rızabey ve Doğanlar apartmanları enkazında çok insanımız kaldığı için bu iki yapıyı herkes öğrendi. Belediye raporla uyarmış. Fakat kat malikleri bu bilgiye sahip olmalarına karşın hiçbir işlem yapmamış.”

Ardından…

“Bugünkü fotoğraf da ortada maalesef” dedi ve şu uyarıyı yaptı:

“İzmir’deki Rızabey ve Doğanlar apartmanlarının enkazları adeta ortada. Ne yazık ki, Bursa’da Rızabey ve Doğanlar apartmanları gibi çok var.”

Şunu özellikle vurguladı:

“Önemli olan şu: Verdiğim örneğe uyan binalar yapı stoğumuzda en kötü olan binalar değiller. Bunlar; tapuda kaydı olan, yapı kullanma izni olan binalar. Kaçak da değiller. Yani, mühendislik hizmeti de almışlar.”

Şuna dikkat çekti:

“2000 yılı öncesinde imal edilen binaların dayanımlarının zayıf olduğu ortada. Ancak kat malikleri ve sahipleri risk raporu almaktan çekiniyorlar. Çünkü, yıkım kararı verilirse ellerindeki her şeyi kaybedecekleri ve maddi kayıplarının olacağı endişesini yaşıyorlar.”

Düşüncesi şu:

“Bu duruma belki daha sert şekilde müdahale edilmesi ve acilen tedbirler alınması gerekebilir.”

Şunu da ekledi:

“Deprem riski altındaki Bursa’da kaybedecek zamanımız yok.”

 

Marmara depreminin eli kulağında

Prof. Dr. Beyhan Bayhan uyarılarını şubattaki Erzincan depremi sonrası da, ağustostaki sohbetimizde de dile getirdi.

Dönüş yolunda, “Marmara depreminin eli kulağında” uyarısını tekrarladı:

“Marmara Denizi havzasında meydana gelecek deprem İstanbul’la birlikte Marmara’ya kıyısı olan tüm illeri etkiler. Zemin problemi de eklendiğinde, on binlerce binanın hasar alması olası.”

İsteği şu:

“İvedilikle harekete geçilmeli.”

 

Yıkılan bina enkazını inceledi: Her şey göz göre göre geliyorum demiş!

Şunu biliyoruz… Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Beyhan Bayhan, kısa adı DEPAR olan Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü olarak görev yapıyor.

Bu nedenle…

Sayılı deprem mühendisliği uzmanlarından biri olarak, İzmir Bayraklı’daki enkaz incelemeleri sonrası gözlemlerini şöyle anlattı:

“Özellikle 2000 yılı ve öncesinde inşa edilmiş binaların genel problemi, 1975 yılındaki Deprem Yönetmeliği’nin dahi uygulanmamış olması. Düşük beton kalitesi, donatı-beton bağının oluşmaması, yıllar içinde donatının paslanıp korozyona uğraması, taşıyıcı elemanlar dikkat çekici.”

Önemsediği nokta şu::

“Rızabey ve Doğanlar apartmanlarında 2005 Seferihisar Depremi’nde hasar ve kirişlerde çatlaklar oluşmuş. Bunlar rapor haline gelmiş.”

Yani…

“Her şey göz göre göre geliyorum demiş.”

 

Beyhan Hoca’dan 5 maddede Bursa reçetesi

Prof. Dr. Beyhan Bayhan, 24 Ağustos’ta bu sütunlarda, Bursa’ya şu uyarılarda bulunmuştu:

“Bursa’nın zemin problemi olduğu için merkez ve ilçelerdeki ovalarda risk analizleri yapılmalı. Depreme hazırlık olarak, öncelikle ulaşılacak yapıların ayakta ve yolların açık kalmasını sağlayacak planlar yapılmalı. Barajlar ve isale hatlarıyla Organize Sanayi bölgelerindeki eski prefabrik yapılar elden geçmeli.”

 

Doktor bakışı: Pandemi mücadelesi sağlık personelini aştı, kamu sorunu

Onu… Dörtçelik Çocuk Hastanesi Başhekimi olduğu dönemden tanıyoruz. Şu an Yüksek İhtisas Hastanesi’nde çocuk sağlığı uzmanı, Kızılay Bursa Şubesi yönetiminde birlikte görev yapıyoruz.

Doç. Dr. Murat Tutanç korona vaka artışlarında şuna dikkat çekiyor:

“Pandemiyle mücadele hastanede olmaz. Hastanede hastalıkla mücadele olur. Bu da başarıyla yapılıyor zaten. Pandemi mücadelesi sahada olur.”

Önerisi şu:

“Saha mücadelesi yalnızca sağlık personeliyle yürütülecek aşamayı çoktan geçti. Tüm kamu personeli, hatta kamu hizmeti yapan her kurum elini taşın altına koymalı.”

Gerekçesi şu:

“Sağlık personeli poliklinikte-acilde hasta bakıp, serviste takip ettikten sonra sahaya çıkıp filyasyon mu yapsın?”

Şunu da ekliyor:

“Yaptırım şart. Pozitifler, hatta temaslılar izole edilmeli. Sadece eve kapatmak çözüm olmayabilir.”

 

Hastaya ulaşma süresi 3 günü de aştı

Pazar günü… Koronavirüs vaka artışının Bursa’da 5 katına çıktığını, hastalara ulaşma süresinin de uzadığını yazdık. Gün boyu, elektronik postalarla, çok sayıda cep telefonu mesajı geldi, arayan okurlar oldu.

Hasta yakınlarının kaygılarını dinledik

Çünkü…

Filyasyona yetişemeyen sistem tıkanınca, Osmangazi ve Nilüfer’de hastaya ulaşma süresinin 3 günü aştığı anlaşılıyor.

Durum gerçekten giderek daha kritik hal alıyor.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X