Ahmet Emin Yılmaz
Ahmet Emin Yılmaz
E-Posta: aey@olaygazetesi.com.tr YAZARIN TÜM YAZILARI

Sanayi üretimi durdu, Nilüfer Çayı 40 yıl sonra pırıl pırıl aktı

Anımsıyoruz da… Çocukluk yıllarımızda, şimdiki adı Çukurca olan İzvat Köyü’ndeki akrabalarımızı ziyarete giderdik. Bostanda karpuz ve kavunların arasında koşar, şeftali bahçelerinde dalından şeftali ayrıcalığı yaşardık.

Sevgili Şefik Anaç’la da, bostanın yanından akan dereye dizlerimize kadar girip, ellerimizdeki sepetlerle balık yakalardık.

O dere artık akmıyor, aksa da renkli su taşıdığı için balık gelmiyor.

Aslında…

Ovanın genelini ilgilendiren bir sorun söz konusu. Tarla ve bahçeler arasında kıvrıla kıvrıla yol bulan ve Nilüfer Çayı’ndan beslenen dereler kayboldu.

Dahası…

Kimyasal atıklar nedeniyle renkli akan Nilüfer Çayı artık balık barındırmıyor.

Nitekim…

Dereçavuş Köyü’nün geçmiş dönem muhtarı, Osmangazi Ziraat Odası’nın da geçmiş dönem Meclis Başkanı olan Hakan Ekim’le telefonda sohbet ederken “Şu an neredeyim biliyor musun?” diye sordu, cevabını da kendi verdi:

“Elimde olta, Nilüfer Çayı’nın kenarında balık bekliyorum.”

Şaşırdığımızı anlayınca da devam etti:

“Son bir aydır Nilüfer Çayı pırıl pırıl akıyor. Su o kadar temiz ki, artık dibini görüyor, taşları sayıyoruz.”

Şunu vurguladı:

“Benim bütün yaşamım burada geçti. 1980’li yıllara kadar su tertemizdi. Fakat ovadaki sanayileşme sonrası, boyahanelerin de çoğalmasıyla su kirlendi, renkli ve bulanık akmaya başladı.”

Mutluluğu şuydu:

“40 yıldır görmediğimiz kadar temiz akıyor Nilüfer Çayı. Bu da beni çok heyecanlandırdı, yine balık gelir mi diye oltamı da kapıp koştum.”

Yıllarca…

Ovanın tarımı için mücadele vermiş biri olarak düşüncesini de şöyle dile getirdi:

“Biz çiftçiyiz, çiftçinin haklarını savunuyoruz. Fakat sanayiye de karşı değiliz. Tarım kadar sanayi de olmak zorunda ve bunun bilincindeyiz.”

İsteği şu:

“Sanayici dostlarımızdan kimyasal atıklarını derelere bırakmamalarını istiyoruz. Bu su hepimizin ve biz çiftçiler bu suyla tarlalarımızı, bahçelerimizi suluyoruz. Yeraltı sularımız da bundan olumsuz etkileniyor.”

Bu durumda…

İnsan sormadan edemiyor: Nilüfer Çayı’nın temiz akması için sanayinin durması mı gerekiyordu?

 

Soğuk pideyle iftar sofrası

Geleneklerimizde… Ramazan ayının farklı bir yeri var. Orucuyla, teravisiyle, iftarıyla, sahuruyla ve en önemlisi sıcak pideyle ramazan sofralarına alışkınız.

Ne var ki…

Koronavirüsle mücadele ve salgının yayılmasını engellemek adına sosyal mesafe kuralının getirdiği kalabalıktan uzak durulması anlayışı var.

İçişleri Bakanlığı bu nedenle, ramazan geleneği olan pide kuyruklarının önüne geçmek için iftardan 2 saat önce kararı verdi. Yani, iftar soflarımıza bu yıl soğuk pideyle oturacağız.

 

Toplantı için Ankara’ya gitme, bir araya gelme dönemi de sona erdi

Aslında… Koronavirüsle mücadele kapsamında bazı alışkanlıklar değişirken, ortaya da yeni bir yaşam ve yeni bir yönetim anlayışı çıktı.

Örneğin…

1 ay öncesine kadar bir Bakan’la görüşmek için Ankara’ya gidilir, yarım saatlik görüşme uğruna tam gün yollarda kaybedilirdi.

Devlette ya da özel sektörde insanlar toplantı için bir araya gelip, masa çevresinde tartışırlardı.

Şimdilerde…

Salgının yayılmasını engellemek ve bulaşma hızının önüne geçmek adına sosyal mesafe uygulanıyor, artık kolay kolay bir araya gelinmiyor. Görüşme ya da toplantılar da videokonferansla dijital ortamdan gerçekleştiriliyor.

Nitekim…

Bursa Valisi Yakup Canbolat’ın fotoğrafına bakarken bunları düşündük. Aile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’la Vali Canbolat’ın videokonferans görüşmesi devlet işleyişindeki değişimi de gözler önüne seriyor.

Yaşam alışkanlıkları yanında yönetim alışkanlıkları da değişiyor.

 

Siyaset ve iş dünyası da ekran başında

Değişen toplantı alışkanlıklarına önce siyaset ve yerel yönetimler uyum sağladı. AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman’ın ilçe başkanları, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın da belediye başkanlarıyla ekran başı toplantılarını biliyoruz.

AK Parti bu yeni düzeni koordinasyon boyutuyla büyüttü.

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı da TOBB Yönetim Kurulu Üyesi olarak Bursa ve Balıkesir’deki tüm Oda-Borsa başkanları ve Büyükşehir Belediye başkanlarıyla ekrandan koordinasyon yaptı.

Toplantıya TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da izledi.

 

TBMM’nin yüzüncü yıldönümünde çalışanlarına ‘vefa destek’ paketi

Bugünün… Yani 23 Nisan tarihinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yüzüncü yıldönümü olduğunu herkes bilir.

Fakat…

Yüz yıl önce, 23 Nisan 1920’de gerçekleştirilen o ilk toplantının açılış duasını Bursa Milletvekili olarak Karacabey Müftüsü Fehmi Gerçeker’in yaptığını pek kimse bilmez.

O bakımdan…

TBMM açılışının Bursa açısından da bir anlamı var.

İşte…

Bu anlamı günün öncesinde Uludağ Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Yunus Aydın da, bölgede çalışanlara yüzyıllık vefa kapsamında destek paketleri hazırladı ve dağıtımına da başladı.

Bunu da ramazanın başlamasından önce yaparak geleneksel yardımlaşma ve dayanışmayı sergiledi.

Dahası…

Uludağ OSB’nin toplam 8 bin çalışanı için hazırlanan paketlerin ilk 2023’ünün dağıtımına, TBMM açılışındaki duayı yapan Fehmi Gerçeker’in hemşerisi Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı da katıldı.

 

23 Nisan coşkusu mahallede

Bugüne kadar… TBMM’nin açılış tarihi olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı millet olarak hep coşkuyla kutladık. Fakat bu yıl ortam bu coşkuya müsait değil.

Dahası…

Sokağa çıkma yasağının ilan edildiği bir gündeyiz.

Öyle olunca…

Bursa Büyükşehir Belediyesi de bayramın coşkusunu mahallelere taşıdı ve üstü açık 23 Nisan Otobüsü’nde Büyükşehir Bandosu’nun çaldığı ezgilerle evlerindeki Bursalıları coşturdu.

Ortaya da güzel görüntüler çıktı.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X