Eurolig’de 2’şer maç oynandı ve 4 eşleşme de 2-0 duruma geldi.
Yani Atina’daki Final Four 4 takım için 1 maç kadar yakın ama belki de uzak çünkü burası play-off.
Serilerde Fenerbahçe Zalgiris’i hiç yaklaştırmadan 2 kez yenerken, ligi domine ettiği günleri hatırlatan oyunlar ortaya koyarken, Zalgiris hiç rakip olamadı.
Her iki maçta da Tarık, Melli ve Baldwin üst düzey oynarken, Tucker, DeColo ve hiç umulmayan Jantunen de birer maç beklentiyi karşıladılar.
Fenerbahçe bu ivmeyle rakibini süpürebilir en kötü 3-1 geçer diye düşünüyorum. Ancak bu uzun katkısı ile F4’de Olympiakos’u zorlaması çok zor, inşallah ben yanılırım.
2. maç sonrası basın toplantısında Koç Saras’ın “F4’de bu oyunu oynamak ister misiniz” sorusuna oynanmamış daha maçlar olduğundan saygısız bir soru diyerek toplantıyı terk etmesi ise tam bir derslik davranıştı, bravo sana Jasikevicius.
Diğer serilerde; Olympiakos ve Real Madrid güle oynaya ikişer maç aldılar. Oly’nin seriyi 3-0 geçmesi muhtemel. Real-Hapoel serisinin devamın da Tavares’in sakatlığından dolayı oynamayacak olması bir soru işareti oluşturuyor ancak şimdiki 2 maçın tarafsız sahada oynanacak olması da Real’in avantajı. Sonuçta zorlansa bile F4’e Real kalır diyorum.
Son olarak pek çok otoritenin 3-1 veya 3-2 Valencia geçer dediği seriyi İspanya’da Panathinaikos 2-0 yaparak işlerin normal sezon gibi olmayacağını, burasının Play-off olduğunu herkese hatırlattı. Özellikle ikinci maçta basketbola doyduk, hiç bitmesin istedik ve her zaman söylediğim buralarda skoru ve seriyi yıldızlar oynar. Dolayısıyla Hayes ve Nunn varsa sezon içi her ne olursa olsun burada son sözü onlar söyler.
Bu arada 2. maçta uzatmaya kalmadan önceki Cedi’nin üçlüğü; tesadüf ya da şans ne derseniz deyin bana göre sıradaki iki maçtan birini muhakkak kazanıp turu geçmelerinin en büyük nedeni olacaktır.
Son maçta masaya haklı itiraz eden ama işi abartıp 3 maç ceza alan Başkanları, koç Ataman’ın demeçleri, F4’ün OAKA da oynanacak olması sebebiyle en renkli ve ilgiyle izlenen seri kesinlikle bu seri oluyor.
Öte yandan Eurolig’in verdiği ödüller; Play-off’lar öncesi açıklandı; en iyi koç Valencia koçu Martinez, MVP Oly’den Vezenkov, en iyi savunmacı Monaco’dan Diallo, yükselen yıldız Valencia’dan Montero, ilk 5 ve ikinci 5’ler seçilmiş.

Bu lig niye oynanıyor; Play-off’a kalmak, çeyrek finali geçip F4 oynamak ve şampiyon olmak için.
Bu son aşamalarda iyi oynayan oyuncular, takımı yöneten koçlar yukarıda yazdıklarımdan çok farklı kişiler olursa ki oluyor, bu ne saçma mantıktır, hangi kafalar bunu böyle düzenliyor hiç mi aklı başında biri çıkmıyor, bu sistemi düzeltmiyor.
Mesela en iyi koç Valencia koçu ya, Ataman’ın takımı 2 deplasman sonra da evinde 3-0’la süpürüyor ve gidiyor şampiyon ya da ikinci bitiriyor ama en iyi koç hala Martinez mi olacak? Veya Vezenkov’dan başkası çıkıp takımını şampiyon yapacak ama MVP hala Vezenkov.
Hadi oradan buna kargalar bile güler. Şu ödülleri F4 sonrası verin ki hak eden hak ettiğini alsın, gerçek iyiler ödüllendirilsin.

Son olarak da takımların 2025-26 sezonu maaş bütçeleri ortaya çıktı. Play-off oynayanlar ve tüm takımlarda zirvede 27 milyon euro ile Panatinaikos var. Olympiakos 23, Hapoel 20, Real Madrid 19, Fenerbahçe 17, Monaco 14, Valencia 10, Zalgiris 9.
Dışarı da kalanlarda son yılların en büyük fiyaskosu Anadolu Efes 19, Dubai 19, Kızılyıldız 17, Partizan 15, Barcelona 15, Milano 14 diye gidiyor. Görüldüğü gibi parayla her zaman saadet olmuyor. Valencia ve Zalgris düşük bütçelerle de başarılı olabilen takımlara çok güzel birer örnek olarak görülüyorlar.
