Beklentiler üst üste şampiyonluktu ama gerçekte 79-61 ile Olympiakos finale kalırken, bu sezon 3.’lük maçı da olmadığından Fenerbahçe eve döndü.
Fenerbahçe, sezon içinde 14 maç arka arkaya kazanarak müthiş oynamış ama sonra paraşütsüz bir düşüş ve son anda saha avantajı alarak en azından F 4’e kalmıştı. Saha avantajı olmasa burada olmak çok zor olurdu. Son aylarda oynanan oyunlara bakarsak, bu sonuç bana sürpriz olmadı. Yarı final maçında ilk çeyrek 12-0, ikinci çeyrek 10-0, üçüncü çeyrek 11-0 başlarsan bu olur. Bu kadar önemli bir maça bu kadar kötü hazırlanılmaz. Oysa oyun başa baş gitse ev sahibi strese girecekti ama ilk çeyrekte potayı ıskalayan 5 atış var. Tamam atmosfer çok zor, hakemler maç başı bir tık rakip lehine çaldılar ama bunlar çok normal ve beklenen şeyler. Psikolojin buna hazırlıklı olmalıydı.

Hep söylediğim gibi Jantunen’in bu takımda ne işi var. Aynı hücumda 3 tane bomboş üçlüğü genç takım oyuncusu kaçırmaz. Colson da bu seviyelerin oyuncusu asla değil. Daha önce çoğu kez yazdığım gibi uzunlar yine hiç katkı veremeyip ikisi toplam 5 sayı attı. Melli de sertlik karşısında etkisiz kaldı. Hall, 24 dakika süre alıp 0 sayı atarak berbat ötesi bir oyun oynarken, koç Saras’ta geçen seneki F4 performansından dolayı duygusal davranıp onu çok fazla oyunda tuttu. Baldwin gerekli yerlerde bu sezonun altında performans verdi. İş bittikten sonra biraz toparladı ama ne fayda. Sadece Tarık ve Tucker ayakta kalmaya çalıştılar. Takım olarak 36’da 8 üçlük isabeti bence maçın net özetiydi.

Olympiakos’da Peters maçın X faktörü olurken, sezon MVP’si Vezenkov ilk çeyrek sonrası kalitesini ortaya koydu. Dorsey ise maç başında oyunu götüren oyuncuydu. Sonuçta her açıdan üstün bir oyun oynayan Olympiakos güle oynaya finalist oldu.
Genel resimde bakarsak; Fenerbahçe üst üste 3. kez F4’e kalarak büyük iş çıkarırken, Koç Jasikevicius da arka arkaya 6. kez F4 yaparak kalitesini ortaya koyup çok zor bir başarıyı yakaladı… Ancak, son maça hazırlıkta nerede eksik kaldığını da muhakkak sorgulaması gerekli.

Diğer yarı finalde Real Madrid, sezonun sürpriz takımı Valencia’yı hem kulüp hem de oyuncu tecrübesi ile 105-90 yenerek finale kaldı. Bu seviyelerde tecrübenin ne kadar önemli bir faktör olduğu bir kez daha ispatlanmış oldu. Maçın ilk yarısında atılan 118 sayı F4 rekoru olarak tarihe geçerken, Real, Valencia’yı onların oynadığı basketbol ile yendi. Real’in sakat iki uzununa büyük ihtimalle sakatlanan 3. bir oyuncuda eklenince Olympiakos, pazar günkü finalin ağır favorisi durumuna geldi.
