Bu sezonun iki hayal kırıklığı takımının maçının ilk yarısı niye bu durumdalar, bize çok net gösteren bir oyun oldu.
Hem Anadolu Efes, hem TOFAŞ olarak hiç savunma yapmazsan işte tam da bu durumda olursun. Hele Efes tarafı için Eurolig’de bu sezon olduğu gibi hiç olamazsın.
TOFAŞ, geçen haftaki kalp kırıcı Denizli (bu hafta da kazanıp galibiyetleri eşitlediler) yenilgisi sonrası bu maça çok iyi hazırlanmış. Bunun için bravo Murat koç ve ekibine ancak bu sezon hiç savunma yapamadıklarını öyle bir iki hafta da savunma yapar hale gelinemeyeceğini bu maçta anlamış oldular. Üstüne bir de kenardakileri kanser edebilecek bir oyuncu olan Besson’u hesaba katmamışlar. Zira bir hafta 26 sayı, haftaya 4 sayı bu kadar istikrarsızlık bu seviyede kabul edilemez. Bana her hafta 10-12 sayı at, çok daha iyi. Bu tip oyuncuyu seneye kesin kadroda tutmam.
İki kez 10 sayı geri düşüp yakalamak çok iyi. Her iki takımda ikinci yarıda savunmayı hatırlayınca oyun izlenir bir hal aldı ancak takımı çok iyi idare eden Perez’e çok gereksiz bir pozisyonda faul olmadan faul çalınıp beşleyince (o tecrübe de olan bir oyuncu 4 faulü varken o pozisyonun içinde olmamalı) son bölümde Efes öne fırladı ve maçı 92-82 kazanan taraf oldu.

Tecrübeli Tolga 3 istatistikte de çift haneye çok yaklaştı. Sadık iyi işler yaptı. Floyd (18 sayı, 5 rib.) ve Marek (21 sayı, 9 rib.) son haftalardaki berbat görüntülerinden uzak olması gerektiği gibi bir oyun ortaya koydular.
Anadolu Efes tarafında ise 14 sayı atan ve takımı ateşleyen Erkan çok iyi bir oyun oynarken, 17 sayı atan David Mutaf galibiyette büyük pay sahibi oldu. Efes’in bu sezonki en istikrarsız oyuncusu Loyd’un 19 sayısı TOFAŞ’a denk geldi.
Ercan ve Şehmuz katkı sağlasalar da Milli oyuncuya yakışmayan acemilikler yaparak şaşırttılar. Takım olarak bu bütçe, bu performans ile bu sezon tam bir fiyasko.
Haftalardır pek çok kez gördüğümüz kötü hakem yönetimlerine paralel bir maç yönetimi izledik. Perez’in 5. faulünün alakası yok, oyuna direk etki eden bir düdük.
TOFAŞ’dan Floyd’un atışına verilen basket kararı yüzde yüz yanlış, top çok uzakta inişte olsa o top çembere ulaşamaz. Bunu ekranda seyredip basket vermek daha büyük bomba. Üstüne koç izlemesi isteyen Laso’yu bana dokundu diye 2. tekniği verip saha dışına yollamak oyunun ruhundan bir haber olmak ve sporun içinden gelinmediğinin çok açık kanıtı.
Maçın farklı zamanlarındaki faul standartları ise tam bir felaketti. TBF’nin yumuşak karnı MHK ve hakemleri maalesef kötüler, eğitim yeterli olmuyor ama takımlar can alıp can veriyor. Sezonun sonu da yaklaşıyor, umarım herkes için hayırlısı olur.
