Balkanlar’dan göçün Bursa üzerindeki etkileri her alanda çoktur.
Örneğin…
Çağlar, Şankaya, Sönmez, Durmaz, Matlı, Yılmaz ailelerinin fertleri başta olmak üzere yüzlerce Balkan göçmeni iş insanı, Bursa sanayisinin gelişiminde önemli roller üstlenerek, kentin ve ülkenin kalkınmasına büyük katkı sağladı.
Sağlamaya devam ediyor.
Soydaş, girişimci olarak ekonomiyi beslemekle kalmıyor, ata topraklarının lezzetleriyle karın da doyuruyor.
Ellerinin lezzeti bir başka…
Yemekleri damak çatlatıyor.
İnegöl Köftesi’nden Arnavut ciğeri ve böreğine, Boşnak böreğinden tahinli pideye, trileçeden Kemalpaşa tatlısına kadar uzanan birçok eşsiz tat, Balkanlar’ın Bursa’nın zengin mutfağına armağanıdır.
***

Söz konusu özel lezzetlerden biri de, Türkçe karşılığı ‘Kara Kedi’ olan ‘Mavros Gatos’ markası ile Yunanistan’dan Bursa’ya gelen ve ‘şifa niyetine’ içilen paçadır.
Hikâyesi…
1961 yılında Türklerin yoğun olarak yaşadığı Batı Trakya’nın Gümülcine kentinde başladı.
Başrolünde…
1949 yılında doğan ve 12 yaşında aşçılık mesleği ile tanışan Hüsnü Hasan var.
Kendisi, şehrin ünlü lokantalarından Ta Aderfia’da (Kardeşler) işi öğrendi.
1975 yılında kendi dükkânını açmaya karar verdi.
En büyük kozu, yıllardır Ar-Ge çalışmalarını yaptığı paça çorbasıydı.
Ancak…
Yunanistan, Türk olduğu için kendisine iş yeri ruhsatı vermedi.
Atina, o dönem Türklere yönelik baskılarını artırmıştı.
Azınlık göçe zorlanıyordu.
Ayrıca…
Yunan istihbaratına göre, Hüsnü Hasan ‘sakıncalı’ biriydi…
Gerekçeleri…
1971 yılında Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsolosluğu’ndaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı resepsiyonunda, genç bir aşçı çırağı olarak servis yapmış olmasıydı…
Bu sırada sürpriz bir gelişme oldu.
Bir Yunanlı dostundan, ‘Dükkânı teyzemin üzerine açalım. Onun Bağ-Kur primlerini öde yeter’ önerisi geldi.
Hemen kabul etti.
İş yerinin adını ‘Mavros Gatos’ (Kara Kedi) koydu.
Kendi iş yerinde ‘çalışan’ olarak gözüküyordu ama onun için bunun bir önemi yoktu.
Kısa sürede bölgenin en iyi çorbacısı oldu.
Ama…
Batı Trakya’da çanlar bir kez daha Türk Azınlık için çalıyordu…
Baskılar iyice artmıştı.
Azınlık fertlerine ait iş yerlerinin ruhsatları sudan bahanelerle iptal edilmeye başlandı.
Sıra…
Mavroz Gatos’a da geldi.
Yunan yetkililer, bir gün Hüsnü Hasan’a, ‘Burayı sen işletiyorsun ama ruhsatın başkasının üzerine bu şekilde çalışamazsın’ dedi.
Emniyetten kendisine iletilen mesaj ise çok netti:
“Dükkân açmak istiyorsa Türkiye’ye gitsin.”
9,5 yıllık ‘Mavros Gatos’ hikâyesi Batı Trakya’da noktalandı.
Vatandaşı olduğu ülke, Hüsnü Hasan’a uzun süreli pasaport bile vermedi.
Kısacası…
Ülkeyi terk etmesi istendi.
***

Sonunda pes etti.
“Türkiye’de milyonlarca insan nasıl yaşıyorsa ben de öyle yaşarım” dedi ve ailesi ile birlikte kendini ana vatanın sıcak kollarına bıraktı.
Kaçak olarak Türkiye’ye geçtiler ve Bursa’ya yerleştiler.
Türk vatandaşı oldular.
Büyüklerinin Batı Trakya’daki köyü Ballıca’dan esinlenerek ‘Balyemez’ soyadını aldılar.
Batı Trakya’da yarım kalan ‘Mavros Gatos’ hikâyesini devam ettirmekte kararlıydı Hüsnü Balyemez…
İlk dükkânını Duaçınarı’nda açtı.
‘Mavros Gatos’ markasının yerini, ‘Paçacı Hüsnü’ aldı.
Ama…
‘Mavros Gatos’ yazısı da küçük bir tabela olarak dükkânda yerini korudu.
Sonra…
Kurtuluş Caddesi’nde daha ferah bir mekâna taşındı.
Ama…
Müşterileri buraya da sığmadı.

Bu kez adres…
Bayrağı devralmaya hazırlanan kızı Fatma ve damadı Hüseyin İçli’nin vizyonuyla, çok şık ve geniş mutfağı olan Millet Mahallesi’ndeki yeri oldu.
Bu adımla birlikte…
Kavanozda hazır çorba ile market raflarına girdi.
İhracata başladı…
Yunanın kovduğu ‘Mavros Gatos’ (Kara Kedi), ‘Paçacı Hüsnü’ markasıyla kabuğuna sığmadı.
Son olarak…
Doğallığı ve standardı koruma adına, şube açmadan yoluna daha merkezi ve şık bir mekanda devam etmek için Orhaneli Yolu’na taşındı.
Artık…
Eker İş Merkezi’nde müşterilerini ağırlıyor.
Müdavimleri olarak…

Olay Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi, Görsel Yönetmenimiz Sadık Asa ile birlikte geçtiğimiz günlerde Paçacı Hüsnü’ye gittik.
Büyük bir iştahla çorbaları yudumlarken, Hüsnü Ağabey her zamanki cömertliği ile gelip tabaklarımıza ilave yaptı.
Hesabımızı ödedik.
Ardından…
Hüsnü ağabeyin ağzından hayat hikâyesini dinledik.
İşletmenin ikinci kuşak temsilcileri Fatma ve Hüseyin İçli kardeşlerimiz de bize yeni yerlerini gezdirdi.
Gerçekten çok güzel bir mekân olmuş.
65 yıldır kaynayan çorbaya ilişkin bir şey söylemeye gerek yok…
Paçacı Hüsnü’nün de buna ihtiyacı yok zaten…
