Mustafa Özdal
Mustafa Özdal
E-Posta: mustafaozdal@olaygazetesi.com.tr YAZARIN TÜM YAZILARI

Cezaevinin taşınmasına Bozbey’den itiraz var

Gelişmeyi, geçen hafta bu köşede okumuştunuz.

AK Parti Bursa Milletvekili Atilla Ödünç, Minareliçavuş’taki Bursa Cezaevi’nin Kestel’in Soğuksu bölgesine taşınacağını açıkladı.

Pazartesi sabahı, CHP Büyükşehir Adayı ve Nilüfer eski Belediye Başkanı Mustafa Bozbey aradı.

Kısa bir hal, hatır faslından sonra hemen konuya girdi.

Bozbey’in Bursa Cezaevi’nin taşınmasına itirazı vardı nitekim.

Önce, belediye başkanlığı döneminde de cezaevinin yıkılmasıyla ilgili duyumlar aldıklarını söyledi:

Bursa Cezaevi’nin taşınma girişimi, uzun yıllara dayanıyor. Belediye başkanlığı dönemimde, İstanbullu müteahhitlerin, Bursa Cezaevi’nin bulunduğu Minaraliçavuş’taki araziyle  illgilendikleri duyumunu alıyorduk. Sizin yazınızda öğrendik ki duyumlarımız doğruymuş.”

Peki Bozbey neden itiraz ediyor?

Minareliçavuş’taki cezaevi arazisi çok değerli. Belli ki, yeni cezaevini müteahhite yaptıracaklar, karşılığında da müteahhit Balat mevkiindeki o çok değerli araziye, rezidanslar dikecek. Cezaevinin yanında Hazine arazileri de var. Cezaevi arazisini, Hazine arazileriyle  birleştirip, yüksek katlı beton binalar inşa edecekler. Böyle büyük bir rantın  verilmesine karşıyım.

Bozbey, Bursa’da yeni bir cezaevine acil ihtiyaç olmadığını da ileri sürdü:

Cezaevlerini büyütmek gibi bir sorun olmaması lazım. Aslında hedef, cezaevi personel sayısını ve mahkum sayısını azaltmak olmalı. Ancak, bu projede büyük bir cezaevi yapılması hedefleniyor. Bu doğru değil. Ayrıca  Bursa Cezaevi yeni sayılır. Neden yıkılıp, yerine yenisi yapılmak isteniyor? Her 25 yılda bir cezaevi mi yapacağız? Bu sokağa atılan bir para demektir. Biz planlamalarımızı 50, hatta 100 yıllık yapmalıyız.

Ancak Bozbey, illa yeni bir cezaevine ihtiyaç varsa, önerisini de dile getirdi:

Büyük bir cezaevine ihtiyaç duyuluyorsa, başka bir bölgeye yapılabilir ama cezaevi arazisi rekreasyon alanı olarak korunsun. Biliyorsunuz, mevcut cezaevinin yanında OSB’ler var. Cezaevi arazisi öyle bir şekilde bitkilendirilsin ki, fabrikaların yarattığı hava kirliliğini temizlesin. Böyle yapılırsa, destek veririz.

Evet 20 yıl belediye başkanlığı yapmış olan Bozbey’in görüşleri bu şekilde.

Yarın konunun taraflarından AK Parti Bursa Milletvekili Atilla Ödünç’ü arayıp, Bozbey’in iddialarını soracağım.

Bakalım iktidar kanadı Bozbey’in iddialara ne diyecek?

 

Kaftancıoğlu olayından çıkardığım 5 sonuç

 

-CHP’nin kırmızı çizgisidir Atatürk. Atatürk’ü ikame edecek her ifade başınıza iş açabilir.

 

-Niyetiniz ne olursa olsun, siyasal İslamcıların kullandığı Mustafa Kemal’i telaffuz etmeniz bile  CHP’liliğinizi sorgulatabilir.

 

-‘Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri değilim, yoldaşıyım’, ‘Atatürk ilkelerinin ve Cumhuriyet’in bekçisi değilim’ gibi açılım kokan cümleleri sarf ederken, bir değil 10 kez düşünmeniz gerekir.

 

-Atatürkçülük ile başlattığınız tüm tartışmalar, parti içi rakiplerinizin eline koz verir, kısa sürede nasıl tasfiye olduğunuzu bile anlayamazsınız.

 

-CHP’de Atatürk hakkında negatif çağrışım yapan tüm çıkışlar, ‘CHP değişti, Atatürk’ün partisi değil’ diyenlerin, ekmeğine yağ sürer.

 

 

Türkoğlu, o fotoğrafa açıklık getirdi

 

Dün bu köşede yer verdiğim fotoğrafla ilgili İYİ Parti İl Başkanı Selçuk Türkoğlu aradı.

Fotoğrafın hikayesi şöyleymiş:

CHP’liler Türkoğlu’na hayırlı olsun ziyareti yaptıktan sonra fotoğraf çekme faslına geçiliyor. Türkoğlu, CHP’liler gibi ayağa kalkmak istiyor ancak Mustafa Bozbey, biraz da esprili şekilde, “Başkan, otur lütfen, sen o koltuğa çok yakışıyosun. Koltuk senin hakkın” diyor. Türkoğlu, itiraz edince Bozbey ısrarcı oluyor. Ve ortaya böyle bir fotoğraf çıkıyor.

Türkoğlu, “60 tane ziyaret fotoğrafım var. Hiçbirinde oturmuyorum. Genel başkan yardımcıları geldiğinde bile koltukta oturmadım. Ancak bu fotoğraf anlattığım gibi  çekildi” dedi.

 

Pandemi koşullarına uygun nikahta çocuklar da düşünüldü

 

AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkan Yardımcısı Av. Mehmet Tunçak ve kamu denetçisi eşi Celile Tunçak’ın kızı Senanur Tunçak, hayatını Emirhan Emiroğlu ile birleştiriyor.

Nikah, 25 Eylül’de Nilüfer’de kıyılacak.

Tabii pandemi gereği, sınırlı sayıda davetlilerle 1 saatte bitirilecek nikahta, yemek de ikram edilmeyecek.

Bunun yerine, düğün yemeği aynı menüyle Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı devlet koruması altındaki yaklaşık 370 kişiye akşam yemeği olarak ikram edilecek.

Düğün sahipleri de çocuklarla birlikte yemeğe eşlik edecek.

Böylece hem pandemi kurallarına uyularak katılımcıların sağlığı korunacak, hem de nikah anlamlı bir organizasyona sebep olacak.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X