Mustafa Özdal
Mustafa Özdal

Esnaf batıyor

Köşe Yazısını Dinle

Öyle anlaşılıyor ki yeme-içme başta olmak üzere hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmeler bir süre daha kapalı kalmaya devam edecek.

Belki bugün çok hissetmiyoruz ama böyle giderse sorun derinleşecek ve çok sayıda işletmeci iflas bayrağını çekecek.

Bugün, sorunun ne kadar büyük olduğunu gösteren bazı veriler paylaşacağım.

Veriler, Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği’nin rakamlarla yeme-içme sektörü isimli çalışmasından.

Mart 2019 ile Mart 2020 arası sektörün toplam cirosu 135 milyar. (Eski parayla 135 katrilyon)

Sektörde 2 milyon kişi çalışıyor, 100 bin işletme de faaliyet gösteriyor.

Sektörün kamuya katkısı KDV’si, SSK primiyle birlikte 70 milyar lira.

Şimdi gelelim en önemli noktaya.

Yani, sektörün desteklenmemesi halinde oluşacak acı tabloya.

Eğer böyle giderse, 35 bin işletme kapanacak, 70 bin kişi işsiz kalacak, 7 bin işletme de ödeme yapamayacak duruma gelecek.

Yeme içme sektörü deyip geçmeyin.

Sektörün desteklenmemesi halinde, mülk sahiplerinden, tedarikçisine, muhasebecisinden, tabelacısına, sigortacısından, kasabına varıncaya kadar zincirleme olarak onlarca sektör, binlerce, 10 binlerce insan olumsuz etkilenecek.

Esnafın 5 talebi

Yeme içme sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, seslerini duyurmaya çalışıyorlar bir süredir.

Peki tam olarak neler talep ediyorlar?

5 talepleri var:

-Açılışa kadar işletmelerin vergi, SGK yapılandırma, tedarikçi ödemeleri için nakit ihtiyacının, nakit hibe desteği ile karşılanması.

-Açılış sonrası işletmelerin ciro kayıpları dikkate alınarak muhtasar,  vergi, SGK primlerinin 6 ay süre ile alınmaması.

-Banka kredilerinin 6 ay süre ile faiz alınmadan ertelenmesi.

-Enflasyonla mücadelede çok anlamlı olan KDV indirimlerinin 31 Aralık 2021 tarihine kadar devam etmesi.

-Yapılandırılmış vergilerin ilk taksidinin Haziran 2021 tarihine kadar devam etmesi.

 

Heykel yayalaşabilir mi?

Tarihi Hanlar Bölgesi yarışmasında birinci seçilen İstanbullu mimarlık firmasının projesinde en dikkat çekici detay, Heykel’in araç trafiğine kapanmasıydı.

Heykel’in yayalaşmasını akademik oda temsilcilerine sordum.

Bakın neler söylediler:


TMMOB İKK Genel Sekreteri Feridun Tetik:
 

Avrupa’da birçok kentin merkezi, araç trafiğine kapalı. Bursa’da yapılabilir mi? Neden olmasın? Cumhuriyet Caddesi yayalaştırıldı. Kent merkezindeki çöküntü alanlarının temizlenmesi açısından faydalı olur. Ama ambulans gibi  araçların geçisine olanak sağlayacak çözümler üretilmeli.


Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek:

Heykel’in yayalaştırılmasını destekleriz. Tabii ki kent merkezi yayalaşsın, daha çok gezmeye müsait bir alan olsun ancak ciddi bir şekilde fizibilte edilmesi gerekir. Yeşil’den Tophane’ye kadar planlayıp, getirisi ve götürüsü iyi hesaplanmalı. Bölgeyi araç trafiğine kapatırken, servis yollarının da projelendirilmesi gerekir. Yayalaştırılan Cumhuriyet Caddesi’nde bile ciddi sıkıntılar yaşadık. Araçlara kapatılan bir yeri yayalaşma açısından cazip hale getirmelisiniz. Heykel’de Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu ile Tayyare Kültür Merkezi var. Bu mekanlarda kültür-sanat etkinliklerini çoğaltıp, yayayı bölgeye çekmeniz gerekir. Aksi halde insanlar sadece Hanlar Bölgesi’ne uğrayıp, geri dönerler.


Şehir Plancıları Odası 2. Başkanı Murat İlkme (
Şube Başkanı Alp Kaya, jüri üyesi olduğu için görüş vermeyi uygun bulmadı):

Atatürk Caddesi’nin yayalaştırılması kent açısından oldukça önemli ve planlama disiplini çerçevesinde desteklenmesi gereken bir uygulamadır. Ancak Atatürk Caddesi’nin yayalaştırılması tek başına ele alınabilecek bir olgu değildir. Atatürk Caddesi’nin özellikle kentin eski yapılaşmasının hakim olduğu Yeşil, Emirsultan, Maksem, Pınarbaşı vb. bölgeleri ile bağlantısının sağlandığı en önemli ulaşım yoludur. Bu yolu taşıt trafiğine kapattığımız zaman bu bölgelere ulaşım büyük bir soruna dönüşmektedir. Ayrıca kentin ticaret bölgesinin merkezi olması sebebiyle de ürün ve mal giriş çıkışı açısından da önem arz etmektedir. Belirtilen sebeple üst ölçekli planlardan kurgulanarak bölgenin ulaşım şeması tekrar düzenlenmeli, raylı sitem başta olmak üzere toplu taşımayı destekleyici kararlar üretilmeli, yayalaştırılan Atatürk Caddesi Tarihi Çarşı Bölgesi başta olmak üzere yakın çevresi ile birlikte ele alınarak mekânsal ilişkileri göz önüne alınarak planlanmalıdır.

 

AK Parti kongresinde davetsiz misafirler

AK Parti kongresine değindiğim yazıda, pandemi şartlarında kalabalığın toplanmasını eleştirmiş ve şunu sormuştum:

Virüs, AK Parti kongrelerine uğramıyor mu?

Öyle ya, pandemi nedeniyle yüz yüze eğitime ara verilmişken, 10 binlerce esnaf  kapısına kilit vurmak zorunda kalmışken, kamuda esnek mesai  uygulanırken ve derneklerin genel kurulları ertelenmişken iktidar partisi, sosyal mesafe kuralının yok sayıldığı kalabalık bir kongre yapıyor.

İlla kongre yapılacaksa sınırlı bir katılımla gerçekleştirilebilirdi.

Dün AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile  telefonda konuşurken, söz kongreye geldi.

Gürkan da kongredeki manzaradan çok mutlu değildi.

Ancak davetsiz misafirler  nedeniyle, katılım sayısının  aştığını söyledi Gürkan:

“İnsanları tutamadık, kapıdan da geri çeviremedik.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X