Mustafa Özdal
Mustafa Özdal

Pazar çeşnisi

Köşe Yazısını Dinle

Meslek büyüğümüz, iyi bir okuryazar ve entelektüel Mehmet Ali İnan’ın tavsiyesiyle okuduğum Javier Cercas’ın ‘Salamina Askerleri’, Franco faşizminin önünü açacak İspanya İç Savaşı’nı anlatıyor.

İç savaşın mimarlarından ve falanjistlerin önde gelen ideologlarından şair Sanchez Mazas, faşizme olan sempatisini İtalya’da kazanıyor, dahası faşizmi bu ülkede benimsiyor.

Malum o yıllarda İtalya’yı da faşist diktatör Mussolini idare ediyor.

Sanchez Mazas için faşizm, sadece şiirini, o şiirde melankoliyle hatırlanan dünyayı, cennetin o var olmayan, artık sadece tasarlanabilecek olan, imkansız dünyasını gerçekleştirecek siyasal bir tasarıdan ibaretti.

Kitabı okurken, 1930’ların Türkiye’sine gittim.

***

Yıl 1935…

CHP Genel Sekreteri Recep Peker (Peker daha sonra başbakanlık da yaptı), Başvekil İsmet İnönü, Cumhurbaşkanı da Mustafa Kemal Atatürk idi.

Tek parti iktidarının kudretli isimlerinden Recep Peker, İtalya’daki faşizmi yerinde incelemek için bu ülkeye gider.

Faşizme zaten eğilimi olan Peker, İtalya’daki disiplinden, kamu düzeninin işleyişinden, toplumsal yapıdan çok etkilenir.

Türkiye’ye döner dönmez TBMM üzerinde bir ‘faşist konsey’ kurulmasını öngören rapor yazar.

Ayrıca İtalya’daki faşizmden esinlenmiş yeni bir CHP programı taslağı hazırlar.

Başvekil İsmet İnönü, Peker’in faşist konsey ve faşist program taslağını onaylar.

Ve Türkiye’yi faşizme götürecek kararlar Çankaya’da Atatürk’ün önüne gelir.

Atatürk çok sinirlenir:

“Partinin başında üyesi mahdut fakat yetkileri sınırsız olan bir heyet tasavvur ediliyor. Bütün kararları bu heyet veriyor. Millet Meclisi şekilde ibaret kalıyor. Almanya ve İtalya’da olduğu gibi üniformalı gençlik teşkilatı kuruluyor. Bunları ancak ben öldükten sonra hayata geçirirsiniz!

Böylece İsmet İnönü ve Recep Peker’in girişimleri sonuçsuz kalır ve Atatürk sayesinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kara bir leke olarak anılacak faşizm tehdidi defedilir.

***

Amacım ne 1930’lar CHP’sini eleştirmek ne de İsmet İnönü-Recep Peker ikilisini yargılamaktır.

Atatürk’ün, hayatın tüm kesitlerinde, ulusu için nasıl tarihi  kararlar aldığını, sadece savaş meydanlarında verdiği destansı mücadelelerle değil, Çankaya’da aldığı isabetli kararlarla da ülkesini uçurumun eşiğinden döndürdüğünü anlatmaktır niyetim.

Ayrıca Atatürk’e ‘tek adam’, ‘diktatör’ gibi yaftalarla saldırmaya çalışanlara da okkalı bir yanıttır Recep Peker olayı!

***

İspanya falanjistlerinin önde gelen isimlerinden Sanchez Mazas, iç savaş yıllarında cezaevi arkadaşlarıyla birlikte Cumhuriyetçi askerler tarafından kurşuna dizilir.

Mucizevi bir şekilde kurşunlardan kurtulan Mazas, hızla ormanlık alana kaçar.

Cumhuriyetçi askerler de peşinde…

Bir asker, Mazas’ı çalılıklar arasında görür

Askerin önünde 3 yol vardır.

Ya silahının tetiğini çekip Mazası’ı öldürecek.

Ya Mazas’ı teslim alacak.

Ya da Mazas’ı görmemiş gibi yapacak.

Asker, tercihini ölümden değil yaşamdan yana kullanıyor ve oradan uzaklaşıyor.

Mazas kurtuluyor ve İspanya İç Savaşı’nın galibi  milliyetçiler oluyor.

Böylece 36 yıl hüküm sürecek Franco faşizmi başlıyor.

İspanya’da ‘faşizmin’ kazanmasında Mazas’ın rolü büyüktür.

O  halde, tercihini ölümden değil yaşamdan yana kullanan Cumhuriyetçi asker, doğru mu yapmıştır?

Siz o askerin yerinde olsaydınız ne yapardınız?

***

Sanchez Mazas’ın, Cumhuriyetçi asker tarafından affedilmesine benzer bir olayı, başka bir kitapta daha okumuştum.

Ülkenin birinde askerler, arazi taraması yapıyor.

Asker, bir teröristin çalılıkların arasında olduğunu fark ediyor.

Asker ile terörist göz göze geliyor.

Ve tıpkı Mazas’ı affeden Cumhuriyetçi asker gibi, o asker de teröristi görmemiş gibi yapıp, oradan uzaklaşıyor.

Terörist, bu olayın ardından silah bırakmıyor ama kendisiyle yapılan bir röportajda şunları söylüyor:

Hayatımı yıllarca savaştığımız düşman askerine borçluyum. Beni vurabilir veya teslim alabilirdi. Ama yapmadı. Bu olaydan sonra askere sempati duymaya başladım.

Teröristin düşmanına bile sempati duymasına yol açan duygu, minnetten başka ne ile açıklanabilir?

***

Malum, denizlerimizdeki müsilaj kabusumuz oldu.

Deniz salyası ile ilgili tüm merak edilenleri  Çevre Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Sevim Yürüten’e sordum.

Pazartesi Söyleşileri, yarın gazetenizde.

Efendim iyi pazarlar.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X