Mustafa Özdal
Mustafa Özdal
E-Posta: mustafaozdal@olaygazetesi.com.tr YAZARIN TÜM YAZILARI

Virüs kabusu görürken içimizi ısıtan 3 güzel haber

Virüs yaşamımızı kabusa döndürdü.

İnsanlar dışarıya adım atamıyor, ekonomi felç, eğitime ara verildi, sosyal yaşam çöktü.

Ve galiba en kötüsü de belirsizlik.

Hiç kimse bu kabustan ne zaman uyanacağımızı bilmiyor.

Ancak tüm olumsuz koşullara rağmen, memlekette iyi şeyler de olmuyor değil.

***

Sosyal dayanışmayı yansıtan 3 güzel gelişmeden söz edeceğim bugün.

Önce Marmara’nın incisi Gemlik’e uzanalım.

***

Malum,  Türkiye genelinde olduğu gibi Gemlik’te de kamu sağlığı adına  kıraathaneler, kahvehaneler, çay, bahçeleri, kafeteryalar, lokantalar, yani kapalı mekanların birçoğu kapatıldı, kapatılmayanların da hizmetleri sınırlandırıldı.

Böylece bu mekanlarda çalışan binlerce, 10 binlerce emekçi işsiz kaldı.

İçinden bulunduğumuz süreçte de iş bulmaları neredeyse imkansız.

Ne yapacak bu insanlar, ne yiyecek, ne içecek?

***

Gemlik Belediye Başkanı Uğur Sertaslan, bir kampanya başlatıyor.

Kampanyanın ismi, ‘gönülborcu’.

Belediye personeline dijital ortamda bir çağrı yapıyor Sertaslan:

“Değerli mesai arkadaşlarım, bu sıkıntılı günlerde Gemlik halkının yanında olmak bizim borcumuzdur. Tüm dünyayı saran koronavirüs salgını sebebiyle maalesef ülkemizde de istemediğimiz sonuçlar ortaya çıktı. Devletimiz bu virüsün yayılmasını önlemek için bazı tedbirler almak ve uygulamak zorunda kalırken, pek çok iş yeri kapatıldı. Ülkemizde virüs salgınından ekonomik olarak en az etkilenen kesim biz kamu çalışanlarıdır. İzinli de olsak, rahatsızlığımız sebebiyle raporlu da olsak her ay maaşımızı zamanında eksiksiz alıyoruz. Mağdur olan vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanması noktasında elimizden geleni yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Ekonomik olarak etkilenen, evine ekmek götürmekte zorlanan vatandaşlarımız için şimdi sıra bizde. Şahsım olarak ben, her ay maaşımın belli bir kısmını erzak yardımı olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için bağışlıyorum. Sizin de en az bir kere de olsa maaşınızdan 90 lira tutarındaki erzak paketi yardımı için bağışta bulunmanızı diliyorum. Bu tamamen gönüllülük esasına dayalı bir durumdur. Hepinizi destek olacağına inancım tamdır.”

***

Koronavirüs denilen illetten toplumun tüm kesimleri etkilenirken, en çok sağlık çalışanları özveride bulundu/bulunuyor.

Herkes evine kapanırken, hekiminden, hemşiresine eli öpülesi sağlık çalışanları gecesini gündüzüne katıp, kelle koltukta çalışıyor.

Son günlerde Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Güzide Elitez’in telefonları susmuyor.

Arayanlar, 60 yaş ve üstü emekli hekimlerdir:

İnsanlar her gün bu illeten hastalanıp ölürken, evde oturup tüm bu olup biteni seyretmek içimize sinmiyor. Meslektaşlarımız cansiparane bir şekilde hastanelerde çalışırken, onları yalnız bırakmak istemiyoruz. Göreve hazırız. Biz de çalışmak istiyoruz!”

***

Virüs,  sokak hayvanlarını da etkiledi.

İnsanlar evine kapandığı için sokak hayvanları aç ve susuz.

Ancak iyi ki Hayvan Hakları Federasyonu ve  Her Eve Pati Derneği gibi gönüllülerin oluşturduğu dernekler var.

HAYTAP ve HEPAD yöneticileri, virüs nedeniyle sokakta aç kalan hayvanlar için Büyükşehir Belediyesi ve Metro Market’in kapısını çalıyor.

Ve Büyükşehir Belediyesi 1 ton, Metro Market de 1,5 ton mama bağışı yapıyor.

Hayvanseverler, şimdi o yardımlarla dağ, tepe, bayır demeden kırsalda açlıktan ölmek üzere olan sokak hayvanlarını besliyor.

***

Yaşadığımızı tüm olumsuzluklar içinde, içimizi ısıtıyor bu haberler.

Dayanışma duygumuzu diri tutanlara bin selam!

Spor kulüplerinin geçmiş olsun mesajları değerli ama…

Koronavirüs, spor kulüplerine de bulaştı.

Ve her vaka sonrası, rakip kulüpler ile taraftar grupları bir birlerine geçmiş olsun mesajları yayınladılar.

Ne güzel.

Bir birlerinin acılarını paylaşanlar, geçmişte bir birlerinin deyim yerindeyse ‘gözünü oyacak’ noktaya gelmişlerdi.

Kuşkusuz geçmiş olsun dilekleri çok anlamlı ve değerli.

Ancak keşke normal şartlarda da aynı duyarlılığı gösterebilseler.

Bir okuyucu mektubu

Merhaba Mustafa Bey. Toplumun, sağlık personeli için gösterdiği sevgiyi, devletimizin gerekli olan her şeyi yaptığını, Bakanımızın dur durak bilmeden gece gündüz çalışarak mücadele verdiğini görünce ben de aslında ailem ve arkadaşlarım dışında kimsenin bilmediği ve bilmesini istemediğim özel bir durumu aracılığınızla duyurmak istedim. Öyle sanıyorum ki benim gibi düşünen arkadaşlarım da vardır. Ben Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde laboratuvar teknisyeni olarak çalışıyorum. Yüzde 41 engelli raporum olduğu için idari izin alıp çalışmama hakkım olduğu halde, ilk günden şunu düşündüm:

Devletin askeri şehit olabileceğini bile bile çatışmalara giderken, ben kurumumun bizlere en çok ihtiyaç duyduğu bu günlerde, hastalık kapma ihtimali olsa bile  izin almam doğru olmaz diye düşünüp izin dilekçesi vermeyerek çalışmaya devam ettim. Bu vatan için,  20, 30 yaşlarındaki genç kardeşlerimiz canlarını verirken içim kan ağlıyordu. Bugün ben eğer çalışmasaydım bunun sahte ve ucuz bir vatanperverlik olacağını düşünüp vicdan azabı çekecektim. Her ne kadar dikkatli olup önlem alsak da bu virüsün bulaştığı sağlık personeli arkadaşlarımızın da olduğunu bakanımız açıkladı. Bu ülke hepimizin. Günü geldiğinde her fert üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapmalı. Hastalarımız da sağlık personeline daha nazik olmalı. Vekillerimizin de harekete geçmesi lazım. Özellikle Bursa Milletvekilleri bu süreç bittikten sonra bile bizlerle görüşmeli, sıkıntılarımızı dinlemeli ve gerekenleri yapmalıdır. Biz her türlü olumsuzluklara rağmen fedakarca çalışıp üzerimize düşeni yapmaktayız. Onlar da bizleri dinleyip, makul, hakkaniyetli taleplerimizi yerine getirmelidir.

Bu yazımı uygun görürseniz isim vermeden yayınlayabilirsiniz.

 

Köfteci Yusuf’ta metal parçası yiyebilirsin, sakın şaşırma

Sonunda bu da oldu, sucuğun içinden metal parçası çıktı.

Metal sucuk satan firmanın ismi meşhur Köfteci Yusuf.

Allah’tan Ferhat Güloğlu isimli vatandaş, içinde metal parçası çıkan  sucuğu erken fark etmiş ki, sağlığından olmamış.

Fark etmeden yese canından bile olabilirdi!

Daha önce de Köfteci Yusuf hileli ürün satmış, Tarım Bakanlığı bu firmayı deşifre etmişti.

İşin ilginç yanı, insanların sağlığını tehlikeye atıp  hileli ürün satan ve ürünlerinde metal parçası çıkan firma sahibinin hiçbir şey olmamış gibi faaliyetlerine devam etmesi.

Başka bir firmada aynı şeyler olsa alacağı cezaları tahmin edebiliyoruz.
Belki de ticari hayatı sona ermişti.

ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X