Mustafa Özdal
Mustafa Özdal

Yüksek İhtisas’ta neler oluyor?

Köşe Yazısını Dinle

Kuruluşunda Türkiye’nin  4 ihtisas, eğitim ve araştırma hastanesinden biriydi.

Bursa’daki ihtisas, eğitim ve araştırma hastanesi,  Güney Marmara’nın da ihtiyaçlarını karşılıyordu.

Alanının en iyi uzmanları bu hastanede çalışıyordu.

En kritik ameliyatlar, en hayati operasyonlar bu hastanenin çatısı altında yapılıyor, kalp damar cerrahisi alanında parmakla gösteriliyordu.

Yıkılıp Şevket Yılmaz ile birleştirilen Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden söz ediyorum.

Birleşmeden sonra hastanede ciddi sorunların başladığını duyuyorum.

Hastane içinden bir kaynağımla konuştum.

Son derece ilginç şeyler anlattı.

Mesela pandemi öncesi yıllık bin 200 olan açık kalp ameliyatı sayısı 350’ye düşmüş.

Evet, pandemide ameliyat sayısının düşmesi doğal ancak temel neden 2 hastanenin birleşmesinden kaynaklanıyor.

Birleşmeden sonra yatak sayıları, yoğun bakım üniteleri düşmüş, fiziki mekanlar daralmış.

Kaynağım şunları söyledi:

Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi yıkılmadan önce, kendi branşında Türkiye’nin en verimli birkaç dal  hastanesinden biriydi. Kalp damar cerrahisi denilince akla bizim hastane geliyordu. Ancak şimdi aynı şeyleri söyleyemeyiz. Bizim yoğun bakım bölümümüzde boşluk olmasa ertesi gün ameliyat yapamazsınız. Servislerde boş alanlar olmazsa verimli çalışamazsınız. Şevket Yılmaz Hastanesi’ndeki branşlar, bizim imkanlarımızdan yararlanınca, Yüksek İhtisas eski işlevini ve verimliliğini yitirdi. Kalp damar cerrahisini küçültürsen eski verimi alamazsın.

Şunları da ekledi kaynağım:

Şu an İl Sağlık Müdürlüğü, tüm imkanlarını Şehir Hastanesi’ne seferber etmiş durumda. Şehir Hastanesi’ni ikinci bir araştırma hastanesi yapmaya çalışıyorlar. Bu bir tercih ancak kentin eğitim ve araştırma hastanesini de boşlayamazsınız.”

Kaynağımın şu sözleri de önemli:

Türkiye’nin örnek kalp damar hastanesi olan Yüksek İhtisas, geçmişte olduğu gibi yeterli sayıda ameliyat yapmazsa ne olacak? Vatandaş, bizim bölgemizdeki 8 özel hastaneye para ödeyerek gidecek.

Evet hastaneyi çok iyi bilen kaynağımın söyledikleri böyle.

Sözünü ettiğimiz hastane, bin 350 yataklı, acil servisler arasında Türkiye’nin en büyük ikinci kamu hastanesidir.

Sadece Bursa’nın değil, Güney Marmara’nın da en önemli hastanelerinden biridir.

Bu hastanenin verimli olmaması, ameliyat sayısının azalması, hizmet kalitesinin düşmesi, fiziki şartlarının bozulması ve alanında en iyi hekimlerini yitirmesi, vatandaşın kar amacı güden özel hastanelerin eline düşmesine yol açar.

 

Aşı ve test zorunluluğu kültür-sanat etkinliklerini vurdu

Malum, 6 Eylül’den itibaren pandemide yeni kurallar hayata geçti.

Artık konser, tiyatro, sinema gibi etkinliklere  gitmek için ya 2 doz aşı olmanız  ya da PCR testinden geçmeniz gerekiyor.

Ancak bu durum etkinliklere darbe vurdu.

Öyle ki sinema seyircisinin yüzde 50 azaldığını, tiyatro izleyicisinin aynı oranda düştüğünü duyuyorum.

Konserlerde de ciddi bir seyirci düşüşü olmuş.

Bu da özellikle gençlerin aşısız olduğunu gösteriyor.

Aşı ve test zorunluluğunun, etkinliklere gitmek isteyenlerin aşılanması gibi bir faydası oldu.

“Keşke aşı ve test şartı daha önce gelseydi” demekten alamıyorum kendimi.

 

Okuyucu kürsüsü

“Mustafa Bey merhaba. Olay gazetesini ve yazılarınızı yakından takip ediyorum. Bursa’nın ulaşım sorunları özellikle ilgimi çekiyor. 32 yıllık ehliyeti olan bir Bursalı olarak benim de bu konuda bir kaç sözüm olacak. Türkiye’nin değil dünyanın önemli bir sanayi şehri olan Bursa’nın ulaşım sorununa önem verilmediğini düşünüyorum. Örneğin yollar daraltılarak yapılan mevcut metro hattı, Bursa’nın ana arterlerinin kavşak noktası olan Acemler’e stat ve hastane yapılması, yılan hikayesine dönen belirsiz yüksek hızlı tren projesi… Hızlısını geçtim, normal treni olmayan bir sanayi şehrinde yaşıyoruz. Orhaneli Kavşağı’nın çıldırtan adımbaşı trafik lambaları ve kırmızı ışık süreleri… Özellikle Cumartesi 30 dakikadan az bu kavşaktan çıkmanız mümkün değil. Katlı yollar Bursa için çok pahalı bir çözüm olurdu ama döner kavşaklar nüfusu kalabalık şehirlerde kullanılıyor ve trafiğin sürekli akmasını sağlıyor. Maalesef trafik eğitimimiz zayıf olduğu için döner kavşakları uygun kullanamıyoruz, sık sık kazalar ve kavgalar yaşanıyor. Örneğin Yunuseli Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nı  her gün kullanıyorum. O bölgedeki kaosu görmüşsünüzdür. Kimse kimin önceliği olduğunun farkında değil. Herkesin acelesi var ve trafikte saygı,  tahammül, sabır yok. Ayrıca sabah ve akşam hangi güzergahlarda trafik yoğunluğunun oluştuğu bilindiği için trafik rahatlatılabilir. İşim nedeniyle sürekli taksi kullanıyorum. Her seferinde taksiciler ile sohbet etmeyi severim, onların söylediklerine önem veririm. Bence köşenizde onlarla da konuşmalısınız. Trafik konusu benim gibi birçok okurun ilgisini çekecektir. İlgiyle takip edeceğim. Saygılarımla, Çağlar Meta.

 

***

 

Merhaba Mustafa Bey,  inşaat mühendisliği bölümünün tercih edilmediğini yazmışsınız.  Ben 41 yaşındayım ve DGS sınavına giriyorum. Yeterli puana erişemiyorum. Benim gibi çok  arkadaşım var. Genel kapsamda sınava giren sayısına bakarsak gerçekler ortada. Okumak isteyenler okuyamıyor, diğer yandan inşaat mühendisliği gibi birçok bölüm öğrencisiz kalıp kapanma durumuna geliyor. Kırşehir  Ahi Evran Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’ne sadece 3 kişi başvurmuş. Böylece, öğrenciden çok öğretim görevlisi oldu orada. Bizlere tercüman olun ve bıraksınlar biz de okuyalım. Bir dönem liselerden üniversitelere  direkt geçiş yapılmıştı. Ona benzer şekilde meslek yüksek okullarından fakültelere direkt geçiş ya da puansız  yerleştirme gibi bir uygulama olmasını isteriz.”

 

————

O sınıf isteğe bağlı

Dünkü yazımda iletisine yer verdiğim Mine Zorlu isimli okuyucum, Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin hazırlık sınıfının zorunlu olduğunu belirtmişti.

Ancak bana gelen bilgi notunda, hazırlık sınıfının zorunlu olmadığını öğrendim.

Yani isteğe bağlı.

Okuyucumuzun verdiği yanlış bilgiyi düzeltelim.

2 adet yorum var

2 adet yorum var

  1. Yüksek İhtisas hastanesi ile ilgili yazınızı okudum olanlara hiç şaşırmadım bu hastane nede olsa kentin doğusunda hakkını arayan yok soran yok Türkan AKYOL Göğüs Hastanesi EskiTıp fakültesi (Yüksek İhtisas )Yıldırım Belediye tıp merkezi gibi kapatılır olur biter kimsede sormaz

  2. benim anlamadığım o kadar yoğun bir hastaneki randevu almak bir mucize insanlar randevu alamadıkları için özel hastaneleri tercih ediyo yıkılan hastane de evet sürekli ameliyat yapılıyordu 10 kişinin 8 ine ameliyat diyip kesip doğrayıp sonrasında vefat haberi veriliyordu doktorlar insanları deneme tahtası olarak goruyodu şimdi ise gelelim şevket yılmaz yani yüksek ihtisas hastanesine evet randevu almak imkansiz gibi ama gerçekten de doktorları çok iyi ve dalında uzmanlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİĞER YAZARLAR

TÜMÜ

BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X