Konumuz özel gereksinimli çocuklar. Bu çocuklarımız için ne yapsak azdır. Onları hayata bağlamak ve topluma kazandırmak adına yapılan her hizmetin değeri biçilmezdir. Toplum olarak bu evlatlarımıza duyduğumuz sevgi ve şefkat ne kadar büyük olursa olsun, unutmamamız gereken önemli bir gerçek vardır. Özel gereksinimli çocuklarımızın, özel eğitim okullarında kendileriyle aynı dili konuşabilen, bu alanda eğitim almış ve tecrübe sahibi eğitimcilerle buluşması; topluma ve yaşama uyum sağlamaları açısından büyük bir zorunluluktur. Onları bu eğitim ve gelişim ortamından mahrum bıraktığımız takdirde, ailelerinin ve çevrelerinin tüm iyi niyetli çabalarına rağmen bireysel gelişimlerini istenilen seviyeye taşımamız mümkün olmayacaktır. Çünkü özel eğitim yalnızca akademik bir süreç değil, aynı zamanda sosyal hayata katılımın, özgüvenin ve bağımsız yaşam becerilerinin temelidir. Bugüne kadar gerçekleştirdiği üç okul yatırımıyla binlerce öğrencinin hayatına dokunan Mümin Canbaz, yalnızca binalar inşa etmemiş; umutların büyümesine ve ailelerin geleceğe daha güvenle bakmasına da vesile olmuştur. Bu nedenle, özel gereksinimli çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak ve devlet himayesinde eğitim verecek bir eğitim kurumu inşa etme düşüncesi beni son derece mutlu etmiştir.
Çünkü bu evlatlarımızın devletin denetimi ve şefkati altında eğitim alması kadar, her ailenin bu imkâna erişebilmesine katkı sağlamak da çok yüce bir davranıştır. İşte bu noktada, hayırseverliği ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla tanınan Mümin Canbaz’ın katkıları daha da büyük anlam kazanmaktadır. Özellikle özel gereksinimli çocuklarımız için yapılan her yatırım, toplumun geleceğine yapılan en değerli yatırımdır. Çünkü bu çocuklarımızın hayata kazandırılması yalnızca onların değil, ailelerinin ve toplumun da güçlenmesi anlamına gelir. Attıkları her adımın arkasında ailelerin ve toplumun yıllara yayılan emeği, sabrı ve fedakârlığı vardır. Unutmamak gerekir ki özel gereksinimli evlatlarımız, toplumsal zincirimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Onların gelişimi için gösterdiğimiz ilgi ve destek, toplumsal dayanışmamızı ve duyarlılığımızı güçlendirecektir.
Bu nedenle eğitim alanında taş üstüne taş koyan, imkânlarını toplumun hizmetine sunan hayırseverlerimizin kıymetini bilmek ve onları örnek göstermek hepimizin görevidir. Dileğimiz; devletimizin, yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve Mümin Canbaz gibi hayırsever vatandaşlarımızın el ele vererek özel gereksinimli bireylerimizin eğitim imkânlarını daha da geliştirmesidir. Çünkü medeniyet, en çok da desteğe ihtiyaç duyan bireylerine gösterdiği özenle ölçülür.
İnanıyorum ki özel gereksinimli evlatlarımız için atılan her adım, daha vicdanlı, daha güçlü ve daha kapsayıcı bir toplumun inşasına katkı sağlayacaktır. İnanıyorum ki benim gibi özel gereksinimli evlat sahibi olanlar kadar, tüm anne ve babalar da bugüne kadar inşa ettiği üç okul ile binlerce çocuğun hayatına dokunan hayırsever Mümin Canbaz’ın, özel gereksinimli çocuklarımızın devlet himayesinde eğitimlerini sürdürebilecekleri bir eğitim kurumu inşa etme düşüncesi karşısında minnet ve saygı duyacaktır.
