Hasta: 60 yaşında
Mesleği: İş kadını
Şikayetleri: Halsizlik, ağız kokusu ve iştahsızlık.
Yaklaşık üç yıl önce üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle doktora başvurmuş. Yapılan muayene ve tetkiklerde böbrek yetmezliği tespit edilince hastanemizin Nefroloji Bölümüne sevk edilmiş.
Bize başvuran hastanın muayene ve tetkikleri yeniden değerlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda kronik böbrek yetmezliği tanısı doğrulandı. Tedavisi düzenlendi ve yaşam tarzına yönelik önemli önerilerde bulunuldu.
İlaç tedavisinin yanı sıra hastaya şu öneriler yapıldı:
- Tansiyonunu düzenli takip etmesi
- Sigara kullanmaması
- Alkol tüketmemesi
- Kırmızı eti sınırlı tüketmesi
- Düzenli uyuması
- Kirli ve tozlu ortamlarda çalışmaması
- Tuzsuz beslenmesi
- Yeterli miktarda sıvı tüketmesi
- Düzenli egzersiz yapması
Bu öneriler yapıldıktan sonra hasta kontrol randevusu verilerek taburcu edildi. Birkaç kez kontrole geldi, ancak daha sonra kontrollerini aksattı. Yaklaşık iki buçuk yıl sonra yeniden başvurdu.
Yapılan muayene ve tetkikler sonucunda hastaya son dönem böbrek yetmezliği tanısı konuldu.
Tanıyı öğrendiğinde çok üzüldü ve gözyaşlarını tutamadı. Kendisine neden kontrole gelmediğini sorduğumda şu cevabı verdi:
“Doktor Bey, hiçbir şikayetim olmadığı için gelmedim.”
Oysa hastalarımıza her zaman şunu söylüyoruz: “Böbrek hastalıkları çoğu zaman ağrı ve belirgin şikayet yapmaz. Kendinizi iyi hissetmeniz, hastalığın ilerlemediği anlamına gelmez.”
Ne yazık ki bazı hastalar bu uyarıyı dikkate almıyor ve bunun sonucunda geri dönüşü zor olan tablolarla karşılaşıyor.
Sonuç
Kronik bir hastalığınız varsa, kendinizi iyi hissetseniz bile tedavinizi aksatmayın ve düzenli kontrollerinizi mutlaka yaptırın. Erken takip, hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir ve yaşam kalitenizi koruyabilir.
Sağlıkla kalın.
