1. YAZARLAR

  2. Engin Özpınar

  3. Halep savaşı, Suriye, ABD ve Ortadoğu
Engin Özpınar

Engin Özpınar

Yazarın Tüm Yazıları >

Halep savaşı, Suriye, ABD ve Ortadoğu

A+A-

Suriye ordusunun Halep’in doğusunu ele geçirmesi bir zafer midir?

Elbette ordu, Rusya’nın, İran’ın ve Hizbullah’ın desteğini alarak IŞİD’e karşı operasyonlarını sürdürebildi.

Ama Esad karşıtları da ABD ile koalisyonun desteğini almadılar mı?

Batı’nın verdiği ağır silahlarla Suriye birliklerine saldırmadılar mı?

Aslında IŞİD ve Nusra önderliğindeki terör organizasyonunun Suriye ordusundan eksiği yoktu, fazlası vardı.

Ama olmadı işte! Sonuçta, IŞİD ve yandaşları pılıyı pırtıyı toplayıp tüymek zorunda kaldılar.

Şunu da not edelim: ABD’nin kontrolündeki YPG de IŞİD’i kovalayan Suriye askerlerinin yanındaydı.

Ola ki, Washington şaşkınlıktan kime ne diyeceğini ve ne yapacağını bilemedi.

Tabii bu durum Şam’ın ve Esad’ın zaferi, ABD destekli silahlı grupların da ağır yenilgisi sayıldı Batı’da.

Halep, 6 yıldır süregelen iç savaşın en kritik noktasıydı. Halep’te kazanan, savaşı da kazanmış olacaktı. Stratejistler böyle diyorlar, gidişatı böyle değerlendiriyorlardı.

Şu anda Halep, hükümetin kontrolü altında… Sadece dörtte birlik bir parça kaldı geriye.

Demek oluyor ki, Suriye’deki iç savaşın sonuna geliyoruz.

Ortadoğu’daki mevcut dengelerin değişimine hazırlanmak gerek…

 

Dünya savaş suçu işleyen liderlerle dolu

 

Almanya’da, aralarında Türk kökenlilerin de bulunduğu bir grup avukat Federal Savcılığa Suriye Devlet Başkanı Esad hakkında suç duyurusunda bulunmuş. İddia, Beşar Esad’ın savaş ve insanlık suçları işlemesi…

Savaş suçları, insanlık suçları, işleyenin yanına kâr kalmamalı. Mutlaka hesabı sorulmalı. Elbette Beşar Esad’dan da sorulmalı. Esad da yargılanmalı.

Ancak, Almanya’daki avukatlar her nedense sadece Suriye liderini hedef almışlar. İç savaş patladığında Suriye’ye bomba yağdıran ABD ve koalisyon ülkeleri yok. Örneğin İngiltere yok, Fransa yok… Biraz geriye gidelim, Libya’yı anımsayalım. Kentleri, limanları bombalayan Fransa, İtalya, İngiltere, ABD…  Öldürülen on binlerce insan… Kaddafi’nin kazığa oturtulması, Hillary Clinton’ın sevinç çığlıkları atması…

Irak’ta, Afganistan’da yapılanları saymayalım, sadece yakın zamandakilere bakalım.

Savaş suçu, insanlık suçu deniyorsa Esad’dan önce yargılanacak liderler var. Hadi önce olmasın… Ama onlar da hiç olmazsa Esad’la birlikte yargılansınlar. İşlenen suçlar aynı değil mi?

Yeter ki, Almanya’daki avukatlar Obama, Blair, Sarkozy gibi isimler hakkında suç duyurusunda bulunma cesaretini gösterebilsinler…

 

Marquez’in Fidel’i

 

Gabriel Garcia Marquez’in, dostu Fidel Castro’yu anlattığı kısa yazıdan çok kısa bir alıntı:

“Uzmanların er geç kansere çare bulacaklarının hayalini kurarken, en büyük düşmanından 84 kat daha küçük bir adada, dünyadaki güç dengelerine uygun bir dış politika geliştirmiştir. Bilincin doğru oluşumunun insanlığın en büyük başarısı olduğuna ve moral güdünün dünyayı değiştirmek ve tarihi harekete geçirmekte maddi şeylere üstün geleceğine inanır.”

Bir alıntı daha…

“Alt edilemeyecek kadar sebatkârdır; katı disiplin sahibidir. Umulmayana, hayal gücü sayesinde ulaşmıştır. [Onun için] çalışmayı öğrenmek, dinlenmeyi öğrenmek kadar önemlidir.”

(Kaynak: Sendika.Org)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.