Murat Günay
Uzun yıllardır bu güçlü Bursa markasında yöneticilik yapan deneyimli yönetici Şahin Aydemir, ihracat başarılarından yeni teknolojilere, sağlıklı tavuk etinden inovatif ürünlere kadar HasTavuk vizyonu ve şirketin gelecek ile ilgili projeksiyonu hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
Sayın Şahin Aydemir, HasTavuk markası için, ‘Türkiye’nin tavukçusu’ ifadesi doğru olur mu?
Doğru olur. Çünkü 48 ülkeye ihracat yapan bir marka iseniz sektörde farklı bir duruş sergilemeniz gerekir. Bunu kalite merkezinde yapıyoruz. Dile kolay 50 yıldır tavukçuluk, yumurtacılık sektörünün içinde çalışıyoruz. Kurucularımız Sayın Sedat Sırrı Sezer ve İsmail Hakkı Yılmaz beylerin vizyonu da kalite merkezlidir. Onların bizlere işaret ettiği hedefler doğrultusunda, dünyanın birçok noktasına Türkiye ve Bursa markası Hastavuk ürünlerini satıyoruz. Bu organizasyonun kurulması, işlemesi ve başarılı olması için çok emek harcandı ve halen de harcanıyor.

Türkiye’de 25 yılını aşmış firma sayısı bile çok azken siz 50 yılı nasıl tamamladınız biraz anlatır mısınız?

Ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntılara rağmen başarıyla 50 yılı tamamladık. Bu çok gurur verici bir durum. HasTavuk, yem-damızlık yumurta-civciv-beyaz et üretimi alanlarında faaliyetlerini devam ettiriyor. Üretimimizin yüzde 70-75’ini iç piyasaya, yüzde 25-30’unu dış piyasaya satıyoruz. 48 ülkeye ihracat yaparak faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz. Gururla ülkemizi temsil ettiğimiz Japonya pazarı, Ortadoğu pazarı ve daha başka birçok ülkede faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.
HasTavuk inovasyonların markası oldu. Susurluk’taki tesisinizi de anlatır mısınız?
Susurluk beyaz et üretim tesislerimiz dünyadaki en yüksek kaliteli ilk iki tesisten biridir. Üretim teknolojisi anlamında dünyadaki ilk dört firmadan biriyiz. Türkiye’de bu vasıfta ikinci üretim tesisi yoktur. O tesiste tamamen doğal tavuk yetiştiriyoruz. Kesim metodu olarak tavukların tüylerini havayla yolan Aeroscalder (kuru kesim) teknolojisini kullanıyoruz. Tavukların stresini alan Rapid Rigor sistemi ve tavukların laktik asit salgılamasını engelleyen diğer sistemleri kullandığımız bu tesiste tamamen doğal, yumuşak ve lezzetli tavuk eti elde ediyoruz.
Marketlerde perakende ürünleriniz de bulunuyor. HasTavuk’un bu inovatif ürünleri hakkında da bilgi verir misiniz?
Tavuğu, bütün tavuk ya da parça tavuk olarak alabildiğiniz gibi, soslandırılmış ürünler de bulunuyor. HasTavuk bu ürünlere yönelerek pratik tavuk eti yemekleri üretti. Eve gittiğiniz zaman, Has Lezzetler serimizden, Tantuni ya da Yayla Soslu Tavuk gibi ürünleri çabucak sofranıza servis edebiliyorsunuz. Yine zamanı olmayan insanlarımız için Tavuk Döner ürünümüz de çok rağbet gördü. Perakende ürünler konusunda oldukça iyi geri dönüşler alıyoruz. Özellikle çalışan hanımlar akşam eve giderken HasTavuk ürünlerinden alarak 5-6 dakikada yemeklerini hazırlayabiliyorlar.

2021 yılı rakamlarından söz edebilir misiniz?
2021 yılını pandemiyle birlikte değerlendirmek gerekir. Salgın hastalık dönemlerindeki kapanmalar büyük durgunluk günlerini getirdi. Ancak biz bu dönemde bile yatırımlarımıza devam ettik. Geçtiğimiz yıl içinde; Eskişehir, Balıkesir ve Bursa içinde yaptığımız yatırımların kapsamsal meblağı 20 milyon doları geçti. Bugün itibarıyla 2.500’ün üzerinde bordrolu çalışanımız var. Ancak HasTavuk için dolaylı da olsa çalışanları da işin içine katacak olursak 5.000 aile, şirketimiz bünyesinde çalışmaktadır. Yine 2021 yılı içinde 80 milyon doların üzerinde ihracat yaptık. Bu yıl 100 milyon doları aşacağız.
Damızlık yumurta ve civcivde bir dünya markası olduğunuzu biliyoruz. Bu başarı sürecek mi?
HasTavuk, dünyadaki 6 büyük ana damızlık üreticisi firmadan biri… Bugün Lohmann markasının Ortadoğu’daki en büyük fabrikalarından biriyiz. Bakü’den Tiran’a kadar trenle, canlı civcivi ( 1 günlük ) sevk edebilen tek firmayız. Aynı zamanda yumurtalık civciv üretiminde Türkiye’nin en büyük pazar payına sahip lider firmasıyız.

Şahin Bey, üretimde-pazarlamada-ihracatta 50 yılı geride bıraktınız. Bundan sonraki HasTavuk hedefleri ne olacak?
Öncelikli hedefimiz gençlerin bu sektörde yetişmeleri, gelecekte Bursa ve Türkiye’ye nitelikli işgücü olarak hizmet etmeleridir. Bu amaçla gıda AR-GE üssümüzü kurduk. Üssümüzde 28 gıda mühendisi var. Bu gençlerden 8’i yüksek lisans ve doktora eğitimlerini yapan çalışanlarımızdır. Gıda, Endüstri, Makine, Elektronik, Mekatronik, Ziraat Mühendisleri ve Veteriner Hekimlerden oluşan genç bir kadro oluşturduk. Bu kadro, sektörümüzdeki yeni inovatif ve vizyoner çalışmaları organize edecek. Bir teknolojik buluşu, bir makineyi, yeni bir ambalajlama ürününü bu ekip gerçekleştirecek. Mesela bazı ürünler geliştirdik; tavuktan jelatin üretimini gerçekleştirdik. Ayrıca tavuk yağından biodizel yakıtı geliştirdik. Ambalaj konusunda ise; görme engeli olan vatandaşlarımız için tavuktaki özellikleri öğreten bir ambalaj tasarlıyoruz. Taze ürün üretip market raflarına gönderiyoruz. Bu üründe bir bozulma olursa ambalaın rengi değişiyor. Böylece tüketici ürüne dokunmadan ürün hakkında bilgi sahibi olabiliyor.

Sayın Aydemir, son olarak ekolojik anlamda HasTavuk şirketinin ne gibi adımlar attığını da anlatır mısınız?

HasTavuk doğa, çevre ve dünyamızın geleceği konularında oldukça hassas davranan bir şirkettir. Bu yönde attığımız en önemli adım su ve enerji tüketimini azaltmak olmuştur. Bir kilogram beyaz et üretirken 110 litre su tüketirsiniz ama bir kilogram kırmızı et üretirken bu, 360 litredir. Şimdi biz Hastavuk olarak bu tüketimi de azaltıyoruz. Kullandığımız Aeroscalder (kuru kesim) ve Rapid Rigor teknolojileri sayesinde daha az elektrik ve daha az su kullanıyoruz. Böylece karbon ayak izimizi azaltıyoruz.
“HasTavuk Biokütle Enerjisi Yatırımına Girdi”
Tavuk gübresini alıp, bir atık olarak yer altı sularını kirletmesini yani doğaya zarar vermesini engellemiş oluyoruz. Bu gübreyi yakarak enerji, sıcak su ve buhar elde edeceğiz. Buharı kendi fabrikamızda kullanacağız. Sıcak suyu bölgedeki seralara vereceğiz ve elde edilecek elektrik enerjisini de yine kendi tesislerimizde kullanacağız. Ayrıca tavuk gübresini yaktığınız zaman fosfor ve potasyum ağırlıklı bir kül oluşuyor. Fosfor ve potasyum ise bizim Türk topraklarına gereken gübre demektir. Bunun için de bir gübre fabrikasıyla anlaştık. Bacada oluşan Carbon Black ise özel bir firmaya satılacak. Dolayısıyla tavuk gübresini sıfır atık ile dönüştüren bir bio kütle tesisi kuruyoruz. 17 milyon dolarlık bu yatırımımız için bürokratik işlemlere başlandı ve ruhsatlandırma sürecindeyiz. Kısacası, tüketicilerimizin HasTavuk ürünlerini tüketirken karbon ayak izimizi olabildiğince azalttığımızı bilmelerini isteriz.

Flipboard