Bakan Ala: ‘Bunlar ciddiye alınacak şeyler değil’

İçişleri Bakanı Efkan Ala, terör olaylarının arkasında devletin bulunduğu iddialarına ilişkin, “Bunlar ciddiye alınacak şeyler değil” dedi.

Bakan Ala: ‘Bunlar ciddiye alınacak şeyler değil’

Bakan Efkan Ala, AA’ya gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

“HDP’li TBMM Başkanvekili Pervin Buldan’ın Twitter hesabından yaptığı, ‘Bırakıp gitmeyeceksin. Terk etmeyeceksin. Bir gün geri dönmek istersen yüz bulamayabilirsin” açıklaması sorulan Ala, Buldan’ın öğretmenlere yönelik bu tehdidi izale edecek, ortadan kaldıracak yeni bir açıklama yapması gerektiğini söyledi.

Milletvekilleri de dahil herkesin en önemli görevlerinden birinin, çocukların iyi bir eğitim almasını sağlamak olduğunu belirten Ala, “Bu eğitimi kim verecek, öğretmenler. Öğretmenlerimizin huzurunu, güvenliğini sağlamazsak, onları oralarda görev yapacak motivasyonla desteklemezsek, hatta bunun tersini yaparsak, doğrudan hem öğretmenlerimize hem çocuklarımıza en büyük kötülüğü yapmış oluruz. Onun için bence silmiş olması iyi bir şeydir ama daha doğru olan onu giderici açıklama yapmaktır. Çünkü eğer kendisi yazdıysa gerçekten bu büyük bir sorundur” diye konuştu.

“Devletin sivillere zarar verdiği” iddiası

“Doğu ve Güneydoğu’da terör olaylarının devlet tarafından yapıldığı ve devletin sivillere zarar verdiği” yönündeki iddiaların anımsatılması üzerine Ala, bunun eskimiş bir propaganda olduğunu dile getirdi.

Ala, “Kapalı, iki kutuplu dönemlerde herkesin propaganda olduğunu bildiği ve tebessümle dinlediği yalanlar vardı. Bunlara açık sır da denebilir, önemli bir şey söylüyormuş gibi, herkesin bildiği yalanlardır aslında bunlar. Maalesef halen oralarda kalmış, iki kutuplu dünyanın, o demir perde ülkelerinin propaganda yöntemlerini bir politik dil gibi tanımlama alışkanlığının tezahürüdür bu. Lüzumsuz, hiçbir kanıtı olmayan, insan aklına da aykırı, böyle bir çağda bunların zaten imkansız olduğunu da bilmeyen bir anlayışın kurduğu cümleler bunlar. Bunlar ciddiye alınacak şeyler değil” ifadelerini kullandı.

“Vatandaşın memnuniyetini esas alan bir politika izliyoruz”

İddiaların tam tersi durumun yaşandığına dikkati çeken Ala, şöyle devam etti:

“Tam tersi oluyor. Biz hep şunu söyledik; Devlet vatandaşa kaliteli hizmet etmek zorunda, hizmetini yapacak, onun huzur ve güvenliğini sağlayacak. Bunu yaparken yanlış veya eksik yapan da devletin yine kendi içindeki kurumları tarafından soruşturulacak ve gereği yapılacak. Bugüne kadar vatandaşımıza kötü davranmış, yanlış yapmış da bizim tarafımızdan korunmuş bir tek örnek gösterilemez. Belki bize intikal etmemiş olanlar olabilir ama intikal ettiğinde derhal soruşturma açar ve gereğini yaparız. Çünkü biz vatandaşın memnuniyetini esas alan bir politika izliyoruz. Biz vatandaşın huzurunu sağlamak için buradayız. Oradaki memur da onun için orada.

Memur hata yapıyorsa bizim işimiz onu korumak değil, onun gereğini yapmak. Bunu neden yapmayalım, hangi mantıkla, neden yapmayacağız? Eğer bir şey varsa, kim olursa olsun, bir yanlış yapan varsa söylenir, başvuruda bulunur, derhal inceleme yapılır, soruşturma yapılır ve gereği yapılır. Öyle şeyler varsa bunun mercilerine başvurması lazım. Vurmuyorsa kendisi iş birliği içinde demektir. Vatandaşı korumak hepimizin görevi. Bir vatandaşa bir görevlinin yanlış yaptığını gördüğüm zaman, o vatandaşın da şikayet etmesi lazım, derhal başvuruda bulunması lazım, gereğini yaparız.”

“Anayasanın değişmesi lazım”

Bakan Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, başkanlık sistemi ve yeni anayasa konusunda “her iki değişiklik için de referandum yapılabileceği” yönündeki açıklaması hatırlatılarak bu konudaki görüşünün sorulması üzerine, akıl ve mantığın bunu gerektirdiğini belirtti.

“Bu işin sahibi kim? ‘Egemenlik milletindir’ diyor. Hem de kayıtsız şartsız milletindir. O zaman bir tartışmaya, yönetimle ilgili tartışmaya noktayı koyacak olan, son kararı verecek olan kim, millet. Millet neyle karar veriyor, iradesiyle. Nerede karar veriyor, sandıkta. Mesele bu kadar açık” diyen Efkan Ala, bu konuda sandıktan çıkan sonucun bağlayıcı olacağını, herkesin milletin bu konudaki kararına saygı duyması gerektiğini söyledi.

Ala, anayasa değişikliği ve başkanlık sistemine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye’nin demokrasisinin, ekonomisinin daha da gelişmesi, sosyal refahın artması için bu anayasanın değişmesi lazım. Başkanlık sisteminde koalisyon ihtimali var mı, yok. Yani bir turda başkan seçilemezse, eğer böyle bir şeye Türkiye karar verirse, ikinci turda mutlaka bir başkan seçiliyor. Başkan hükümetini kurup yoluna devam ediyor. Bizim geçtiğimiz döneme bakın. En büyük korkumuz neydi? 90’lı yıllardaki gibi ‘acaba koalisyonlar dönemi olacak mı’? Yani bir sıkıntı olacak mı? Koalisyonlar döneminin ihtimali bile çok büyük bir sorun oldu.

Başkanlık sistemi, ‘böyle şeylerle karşılaşmayalım’ önerisidir. Yani adı sanı belli olsun. Parlamentoda her renk olur, her türlü düşünce temsil edilir. Orada tartışmalar, görüşmeler olur, kanunlar çıkar, uygulama da artık çok net bir biçimde yapılır, geçer. Çok hızlı gelişme imkanı verir Türkiye’ye diye bir öneri bu. Tabii Cumhurbaşkanımız da bizler de Başbakanımız da hep birlikte biz ‘Türkiye bu konuyu tartışsın, konuşsun ve millet de kararını versin’ diyoruz. Bundan daha güzel ne olabilir? Yani millet kabul etmek zorunda değil, reddetmek zorunda değil. Nasıl istiyorsa öyle karar verecek. Ama bunun tartışılması, anlatılması, sorgulanması, irdelenmesi gerekir.”

“Hükümetler atılım yapmak istiyor”

Bakan Ala, Türkiye’deki parlamenter sistemi de eleştirerek, “Zaten bu sistemin neresinden baksanız başka bir şey görüyorsunuz. Parlamenter sistem deseniz değil, başkanlık sistemi deseniz başkanlık sistemi değil, yarı başkanlık sistemi deseniz o değil, hibrit bir rejim. Bunun berraklaştırılması gerekmez mi? Böyle mi yolumuza devam edeceğiz?” dedi.

Türkiye’nin demokrasi, ekonomik ve sosyal açıdan büyümesinin yolunun kararların hızlı alınabileceği bir sistemden geçtiğini aktaran Ala, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hükümetler atılım yapmak istiyor. Devletin bütün kurumları, tüm toplum kesimleri buna destek olmalı değil mi? Artık başka bir basamağa çıkmanın zamanı geldi. Bu sistem zaman kaybına yol açıyor. Türkiye’de başka bir lige çıkmanın yolu buradan geçiyor. Biz ne diyoruz? Dünyanın ilk 20 ekonomisi içindeyiz. Ama bizim hedefimiz ilk 10 ekonomi içine girmek. Ekonominizle, demokrasinizle, sosyal refahınızla ilk 10 içinde olmak. Bunu neyle yapacaksınız? Bunu sivil bir anayasayla yapabilirsiniz.

Şimdi biz yasaları yapıyoruz, birçok yasayı getiriyoruz. Tabiri caizse bir otoban yapıyoruz. Otobanın üzerinde, 1982 model bizim Anadol marka aracımız vardı, onunla gidiyoruz. Onu tamir ediyoruz, orasına burasına bakıyoruz, onunla yol alalım. Öbür adam en gelişmiş otomobiliyle geliyor, bunu geçiyor. Olur mu? Böyle mi devam eder? Siyasi iradenin hızlı karar almasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması lazım. Devlet mekanizmaları da kurumları da böyle çalışacak. Onu da anayasayla yapabilirsiniz. Anayasal düzenlemelerle yapabilirsiniz. Temel hak ve özgürlükler, demokrasi konusundaki hususlar da aynen böyledir. O bakımdan bu vazgeçilmezdir, Türkiye’nin bir hedefidir. Umarım partiler burada bir araya gelir ve destek verirler ve bunu gerçekleştirebiliriz.”

“Yerel yönetimler reform alanlarımız”

Bakan Ala, “Hükümetin eylem planına göre Büyükşehir Belediyesi Kanunu gözden geçirilecek, yerel yönetimlerde hesap verilebilirlik mekanizmalarının güçlendirilmesi için çalışmalar yapılacak. Bu reformların içeriği hakkında bilgi verir misiniz?” sorusu üzerine, hükümetin, Türkiye’nin devletiyle, milletiyle güçlü bir ülke olması için çalıştığını vurguladı.

Bunun hem merkezde hem taşrada güçlü bir yönetim anlayışıyla mümkün olacağını ifade eden Efkan Ala, “Bir ülkede vatandaşa hizmet sunan her bir birimin güçlü olması, o ülkenin hızlı gelişmesini sağlar. Bu bakımdan etkili, verimli ve sonuç alıcı bir yönetim mekanizması için reformlar yaptık, yapacağız. Şimdi önemli bir kısmını Meclis’e göndereceğiz. Daha sonra da bu reformları devam ettireceğiz” diye konuştu.

Dünyanın hızla geliştiğini, ihtiyaçların da aynı şekilde değiştiğine dikkati çeken Ala, bu nedenle günü, zamanı yakalamak için sürekli reforma ihtiyaç duyulduğunu, aksi takdirde çağın gerisinde kalınacağını aktardı.

“Yerel yönetimler, belediyeler, valilikler, kaymakamlıklar, taşra yönetimi ve merkezi yönetim bizim en önemli reform alanlarımızdır” diyen Ala, bu alanlarda bazı reformları hayata geçireceklerini belirtti.

İçişleri Bakanı Ala, şunları kaydetti:

“Yerel yönetimler, vatandaşımızın her an karşılaştığı hizmetlerin sunulduğu yerler. Buralardaki reformlar ertesi gün insan hayatında hemen fark ediliyor. O bakımdan belediyelerimizin çok daha hızlı, çok daha sonuç alıcı, etkili hizmet sunmasını sağlayacak düzenlemeleri yapacağız. Bir de vatandaşlarımızın memnuniyetini ya da memnun olmadıkları hususları bizlere de iletebilecekleri mekanizmalar kuracağız. Ayrıca vatandaşlarımızın vicdanlarında adalet duygusunu zedeleyebilecek uygulamaların da artık mevzuat bakımından uygulanamaz hale gelmesini sağlayacak düzenlemeler yapacağız. Mesela imar konusunda. İmar konusunda düzenlemeler yaptık. Şimdi o düzenlemeleri yasal hale de getireceğiz, hayata geçireceğiz ve insanlar kendilerini rahatsız eden bu tür imar uygulamalarından kurtulmuş olacaklar.”

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X