Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, CNN Türk’te katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
ABD/İsrail-İran Savaşı’nın Türkiye’ye etkilerine dikkati çeken Şimşek, gübreden çip üretimindeki ham maddeye kadar akla gelen birçok temel ham maddenin orada üretildiğini, işlendiğini, dünyaya arz edildiğini söyledi. Bunun büyük arz şoku olduğunu dile getiren Şimşek, kimsenin de bağışıklığının olmadığına işaret etti.
“BU ŞOK ÖNGÖRÜLENDEN ÇOK DAHA UZUN SÜRDÜ”
Şimşek, küresel büyümenin olumsuz etkilendiğini, finansal koşulların sıkılaştığının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Çünkü, dünyada enflasyon beklentileri yükseldi. Enflasyonun yükselmesi, enflasyon beklentilerinin bozulması finansal koşulları yani küresel faizleri etkiliyor. Bu bir. Bu da büyümeyi olumsuz etkiliyor. İkincisi bizim gibi petrol, doğalgaz ve türevlerini ithal eden ülkelerin dış dengesinde bozulma oluyor. Daha çok dış kaynağa ihtiyacınız var. Daha çok rezerv kullanmanız lazım. Bu süreci yoğun bir şekilde takip ediyoruz. Bu şok öngörülenden çok daha uzun sürdü. Küresel petrol arzına baktığınız zaman bugünkü şokun etkilediği üretim ve sevkiyat miktarı bütün bu geçmişte yaşanan şoklardan daha büyük. Diyelim ki bugün 20 milyon varil günlük etkileniyorsa geçmişteki en büyük şok da 4,5 milyon varil etkilendi. Onun için ciddiye alıyoruz. Önemli bir şok.”
“EN AZ 5 PUANLIK İLAVE ENFLASYONİST BASKI VAR”
Türkiye’deki enflasyon gelişmelerine değinen Şimşek, “Enflasyon, bu dış şok olmasaydı bu sene yüzde 20’nin bir tık altında ya da bir tık üstünde olma olasılığı oldukça yüksekti. Savaş nedeniyle birincil doğrudan ve ikincil etkileri ile piyasaların yılın tamamı için fiyatladığı petrol fiyat seviyesini dikkate aldığımızda en az 5 puanlık ilave enflasyonist baskı var. Başta enflasyon yüzde 21 olacaksa idi yüzde 26. Merkez Bankası da zaten oraya doğru çekti.” değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, bu süreç uzadıkça etkilerinin daha yoğun olabildiğini belirterek, bütün senaryoları daha ilk günden değerlendirdiklerini, şoktan hemen sonra senaryo analizlerini yaptıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la paylaştıklarını dile getirdi.
Son 3 ayda varil fiyatlarının 118 dolarları bulduğunu, bu şokları programda öngörüp fiyatlamanın imkansız olduğunu vurgulayan Şimşek, “Ben bahane peşinde değilim. Biz 2025’te de çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda bunlara da sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil. Savaşın etkisi önemli. Savaş büyük bir şok. Yönetilebilir bir şok. Yönetiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“YAKLAŞIK 160 MİLYAR DOLAR REZERVİMİZ VAR”
Şimşek, Orta Vadeli Programın başlangıç tasarımın ekstrem riskleri yönetmeye yönelik olduğunu belirterek, şu açıklamalarda bulundu:
“Önemli seçim yaşanmış, büyük deprem yaşanmış, EYT gibi önemli bir inisiyatif alınmış. O dönemde var olan bir kur korumalı mevduat gerçeğimiz var. Bu ekosistemde önceliklendirmeyi, makro finansal istikrara verdik. İkinci yılda dezenflasyonun başlanması, bütçe disiplinin tesisi ve cari dengenin yönetilebilir düzeylerde tutulması. Ama en kritik bileşeni söyleyeceğim. Biz tabiri caizse tamponları inşa ettik. Yani rezerv biriktirdik. Zor coğrafyada yaşadığınız zaman sizin dışındaki gelişmeleri belirlemiyorsunuz. Bu bölge, bu mahalle zor bir mahalle. O zaman ne yaparsınız? Her zaman şoklara karşı bünyeyi nasıl güçlendiririm? diye düşünürsünüz.”
“DEPREME 93 MİLYAR DOLAR HARCADIK”
Bugünkü fiyatlarla şu ana kadar deprem için 4,1 trilyon lira harcadıklarını belirten Şimşek, “Bu çok büyük bir rakam. Dolar karşılığı yaklaşık 93 milyar dolar. Ve bunların tamamı bütçeden karşılandı. Bu harcamayı yapmamıza rağmen geçen yıl bütçe açığını düşük seviyede tutabildik. Bakın, savaş başladı ve petrol fiyatları hızla yükseldi. Biz de bu şoka karşı hangi tedbirleri alabileceğimizi değerlendirdik. Kısa vadeli, orta vadeli ve uzun vadeli tedbirleri her zaman birlikte düşünürüz” dedi.
“BENZİN 80, MAZOT 95 TL OLACAKTI”
Bakan Şimşek, eşel mobil sistemi sayesinde petrol fiyatlarındaki artışın vatandaşa tam olarak yansımasını engelledklerini belirterek, “Öyle dönemler yaşadık ki petrolün varil fiyatı 115, 120 hatta 118 dolar seviyelerine kadar çıktı. Bu seviyelerde fiyatların pompaya tamamen yansıması durumunda akaryakıt fiyatları çok daha yüksek olacaktı. Savaştan bir gün önce Ankara’da mazotun litre fiyatı yaklaşık 60 liraydı. Benzin de yaklaşık 59 lira seviyesindeydi. Eğer o dönemde fiyat artışlarını tamamen yansıtsaydık, mazotun litre fiyatı 95 liranın üzerine çıkacak, benzin ise 80 lira civarına ulaşacaktı. Biz ne yaptık? Bütçeyi iyi yönettiğimiz için, tasarruf tedbirleri aldığımız için, zamanında yaptığımız düzenlemeler ve kayıt dışılıkla mücadele sayesinde eşel mobil sistemini devreye soktuk. Böylece vatandaşlarımızı, esnafımızı ve ihracatçılarımızı bu şoka karşı önemli ölçüde koruduk” dedi.
“ENFLASYON DÜŞMEYE DEVAM EDECEK, KÖTÜMSER OLMAK İÇİN BİR SEBEP YOK”
Petrol fiyatları düştüğünde bundan en fazla olumlu etkilenecek ülkelerin başında Türkiye’nin geldiğini belirten Bakan Şimşek, “Bu durum beklentileri iyileştirir. Cari açığa ilişkin beklentiler düzelir, kura ilişkin beklentiler iyileşir. Bu da hızlı bir şekilde enflasyon beklentilerine yansır. Dolayısıyla kötümser olmak için hiçbir sebep yok” diye konuştu.
Bu ortamda kötümserliği pompalamanın kolay olduğunu ifade eden Şimşek, “İçinden geçtiğimiz konjonktür zor bir konjonktürdür. Savaşın etkisi ihmal edilemeyecek büyüklüktedir. Ancak bu, yönetilemeyecek bir durum değildir. Biz bunu yönetiriz, yönettik de. Şu ana kadar yönettik ve yönetilebilir görüyoruz. Enflasyon düşüş trendine devam edecek. Dolayısıyla kötümser olmak için bir sebep yok. Evet, enflasyon düşüyor. Ancak dünya ile kıyasladığımızda hâlâ yüksek seviyelerdeyiz. Hayat pahalılığıyla mücadelemiz henüz bitmiş değil. Hayat pahalılığıyla mücadele kararlılık ve süreklilik gerektiriyor” dedi.
“KİRA ENFLASYONU BU SENE SONU YÜZDE 30-35’E İNER”
Konut arzını arttırdıklarını ifade eden Şimşek, “Deprem bölgesinde bir ara kira enflasyonu yüzde 118’lere kadar çıktı. 2023 sonunda Türkiye çapında kira enflasyonu yüzde 109. Deprem bölgesinde daha yüksekti. 500 bin konut teslim edildi. 120 bin konut da bu sene teslim edilecek. Deprem bölgesinde yeni kiraların, kira enflasyonu yüzde 20’ye indi. Çünkü arz var. Ülke genelinde kira enflasyonu yüzde 50’nin bir tık altında. Önümüzdeki 2 yılda 750 bin konut devreye alındığında kira enflasyonu büyük oranda çözülecek. Bu sene sonu kira enflasyonu yüzde 30-35 aralığına iner.” dedi.

