Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, öğrencilerin kişisel becerilerini artırmak, el sanatlarına yönlendirmek ve geleneksel sanatları yaşatmak için 2025-2026 eğitim öğretim yılının başında proje başlattı.
Proje kapsamında özellikle ortaokullarda kurulan atölyelerde öğrenciler haftanın bir günü çömlek yapımını öğreniyor.
Öğrenciler, resim öğretmenleri ve usta öğreticiler eşliğinde çömlekten takı kutusu, mumluk, şekerlik, vazo gibi dekoratif ürünler ve mutfak eşyaları üretiyor.
Şekil verildikten sonra kurutulan çömlekler, daha sonra öğrenciler tarafından boyanarak okullarında sergileniyor.

“Bu sanatı yaşatmak ve geçmişimizle özdeşleşmek adına önemsiyoruz”
Osmangazi İlçe Milli Eğitim Müdürü Metin Sezer, AA muhabirine, okullarda akademik ve teknolojik eğitimin yanı sıra tarihte iz bırakan geleneksel el sanatlarıyla da öğrencilerin tanıştırıldığını söyledi.
Geleneksel sanatları yaşatmak, öğrencilerin geçmişiyle özdeşleşmesini sağlamak için bu tür faaliyetlerin süreceğini belirten Sezer, şöyle konuştu:
“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında da özellikle yaparak, yaşayarak bu işi gerçekleştirmek adına da her türlü adımı atmaya çalışıyoruz. Yaptığımız çömlekçilik faaliyeti Anadolu’nun geçmişinden, binlerce yıl ötesinden günümüze gelen bir çalışma. Yalnızca bir sanatsal çalışma olarak bakmıyoruz bu hadiseye. Milletimizin tarih hafızasının yaşatılmasıyla alakalı önemli bir nokta olması dolayısıyla dikkate almaya çalışıyoruz. Bu sanatı yaşatmak ve geçmişimizle özdeşleşmek adına önemsiyoruz.”
Sezer, binlerce yıllık tarihi geçmişe sahip olan çömlekçiliğin yaşatılması için de bu uygulamanın verimli olacağını dile getirerek, “Anadolu topraklarında özellikle çömlekçilik ve toprağın enerjisini hissetmek bizim için daha önemli.” dedi.

“Hedefimiz tüm okullarda bu işi yaygınlaştırmak”
Çocukların hayal dünyasının, ufkunun, yeteneklerinin, el becerisiyle bütünleştiğinde ortaya çıktığına dikkati çeken Sezer, şunları kaydetti:
“Çalışmaya başlarken karşılık bulacağını tahmin etmiştik. İlk önce 2 bin öğrenciyle bu işi planlamıştık, şu an 10 bine yaklaştık. Bunu ortaya çıkarmak, o sabır, o emek, o enerji kolay değil. Hedefimiz tüm okullarda bu işi yaygınlaştırmak. Sadece öğrencilerle sınırlı kalmayacak. Öğretmenlere yönelik de atölye çalışmalarımız devam ediyor. Çocuklarımızın hayata hazırlanmasında bu tip faaliyetleri önemsiyoruz. Çömlek bu işin bir boyutuydu. Çocuklarımızın her türlü ruhsal, sanatsal zekalarının gelişmesi anlamında farklı faaliyetler üzerinde çalışmaya devam edeceğiz.”

“Meslek olarak düşünmüyorum ama stres atmak için bunu yapabilirim”
Ahmet Çabuk Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Hatice Rana Yalçın, çömlek atölyesinde vazo, kalemlik, takı kutusu, kase gibi dekoratif ürünler yaptıklarını söyledi.
Yalçın, haftada 1-2 gün çömlek atölyesinde vakit geçirdiğini, çömleklere şekil verip boyamanın kendisini mutlu ettiğini belirtti.
Öğrencilerden Eymen Efe Biçer de severek çömlek yaptığını anlattı.
Biçer, çömlek yapımıyla Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınav öncesi stres attığını ve derslere daha güzel odaklandığını dile getirerek, şunları söyledi:
“Bunları yaparken çok keyif alıyoruz. Toprak her yerde bulunan bir toprak değil. Nehir yataklarında, dağ yamaçlarında bulunuyor. Bu toprağı güzelce yoğurup içindeki hava kabarcıklarını aldıktan sonra suyla şekil veriyoruz. Daha sonra kurumaya bırakıyoruz. Sonrasında da arkadaşlarla birlikte boyamasını yapıyoruz. İleride meslek olarak düşünmüyorum ama stres atmak için bunu yapabilirim.”
















Flipboard