Yılmaz, yazısında konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Sorgulama süreci geride kaldı…
23 Aralık 2012’de temeli Yüksek Hızlı Tren olarak atılan, sonra teknik değişiklikle hızlı trene dönüşen demiryolu sevdasında sona yaklaşıyoruz.
Bu durumu…
Kentin sabır testi olarak anlatmak doğru yaklaşım olmaz. Çünkü, böyle bir ulaşım projesinin daha hızlı ilerlemesi ve bu kadar uzun sürmemesi gerekirdi.
Yine de…
Bugünlere projenin dış krediye dönmesiyle gelebildiğimizi unutmamak gerek.
Şu sıralar…
Hızlı tren güzergahında hızla ilerleyen çalışmaları gördükçe heyecan artıyor. Raylar serildi, elektrik hatları çekildi, Osmaneli bağlantı noktasında çalışmalar yoğunlaştı.
Gerçi…
Yapılan açıklamalarda haziran sonu inşaatların tamamlanıp test sürüşlerinin başlaması ve yılsonu yolculu seferler hedefi dile getirilmişti, ama yeni yılın ilk çeyreği yolculu seferlerin başlayabileceği anlaşılıyor.
Nitekim…
Hatlardaki sinyalizasyon ve elektronik sistemler henüz bitmedi. İstasyon inşaatlarının da sonuna geliniyor.
Şimdi herkes Balat-Doğanköy arasındaki Bursa Garı’nı merak ediyor.
Bildiğimiz şu:
Yaklaşık 15 dönümlük alana kurulan merkez istasyonu mimari görünümünden içindeki sosyal hizmet alanlarına kadar farklı olacak.
İşte…
Henüz karadan yol bağlantısı tamamlanmadığı için gidip görme şansı olmayan Hızlı Tren Bursa Garı inşaatının son durumunu; projeyi başından beri çok yakından ve ayrıntılı izleyen, Osmaneli’deki bağlantı noktasında bile gözlem yapan Kamil Büke’nin gönderdiği fotoğraflardan gördük.
Gerçekten de…
Bursa Garı, bitmemiş inşaatıyla bile heyecan verici görünüme sahip.
Hemen ileride…
Doğanköy bölgesinde, Şehir Hastanesi’nin yanında yapılacak yük istasyonu da yolcu garıyla birlikte düşünüldüğünde görüntüler daha etkileyici olacak.
Dileğimiz…
Hedeflerin tutması ve planlandığı gibi yılsonunda tren yolculuğu yapabilmek, ama hedef tutmasa bile çok beklemeyeceğimiz ortada.”
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın köşe yazısının tamamını okumak için tıklayın…

