Çocukluk yıllarının büyük kısmını İnegöl ilçesine bağlı Tuzla Mahallesi’nde geçiren 39 yaşındaki Eldemir, evlendikten sonra uzun yıllar eczane teknisyeni olarak çalıştı. Salgın döneminde şehirden uzaklaşmak isteyen Eldemir ve ailesi, sık sık Tuzla Mahallesi’ndeki dedesine ait eve gitmeye başladı.
Doğayla daha fazla vakit geçirmek isteyen Eldemir, dedesine ait tarlayı yeniden canlandırarak, yaban mersini üretmeye başladı. Eldemir, aile üyelerinin de yardımıyla 6 dönümlük alanda ürettikleri yaban mersinlerini satarak aile bütçesine katkı sağlıyor.
Betül Çetinkaya Eldemir, AA muhabirine, 3 çocuk annesi olduğunu ve doğaya olan sevgisinin küçüklük yıllarından geldiğini anlattı.
Salgın döneminde dedesinden kalan tarlayı değerlendirmeye karar verdiğini belirten Eldemir, bölgede sıklıkla yetiştirilen yaban mersini üretimine başladığını söyledi.

“Üretimi ticarete dönüştürdük”
Eldemir, kardeşleri ve aile üyelerinin desteğiyle üretim yaptıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
“Aslında üretim hep vardı burada hiç bırakmadık. Dedem hep üretti. Dedem vefat etti, babam devam etti, halam devam etti, amcamlar, kuzenler. Burada ekim, üretim aslında hiç bitmedi. Kendimize kadardı ama artık yer müsait olup kişi sayısı fazlalaşınca biz bunu daha fazla insana ulaştırmak adına daha fazla buraya gelmeye başladık. Yani katma değeri yüksek olsun diye alan da müsait olunca ticarete dönüştürmeye karar verdik.”
Ürünlerin satışını genellikle tanıdıklarına ve sipariş üzerine çevre illere yaptıklarını vurgulayan Eldemir, toptan satışlara da başlamak ve bölgeye katma değer sağlamak için 7 üreticiyle bir araya gelerek bir kooperatif kurduklarını dile getirdi.

“Çocuklarım için mutluyum”
Eldemir, okulların kapanmasıyla çocuklarının da tarlada daha çok vakit geçirdiğini belirterek, şunları kaydetti:
“Toplamasında, paketlemesinde hepimizin çocukları sağ olsun bu konuda bize yardımcı oluyorlar. Sosyal anlamda çocuklara çok fazla değer de kazandırıyoruz. Burada insanlarla iletişim kurmayı, organize olmayı, paketlemeyi, tartmayı, fiyatlandırmayı aslında hepsini erken yaşta öğrenmiş oluyorlar. Bu sayede sosyal medyayla, dijital platformlarla daha az vakit geçirmiş oluyorlar. Bu anlamda da çok mutluyum ben aslında onlara böyle bir ortam oluşturabildiğimiz için.”
İnegöl merkezde yaşadığını ama her fırsatta tarlaya geldiğini anlatan Eldemir, “Doğaya olan sevgim çocukluktan beri çok fazla. Sürekli bu tarlaların içerisinde, bahçelerdeydik. Doğaya olan sevgim buradan da geliyor. Burada kendimi çok mutlu hissediyorum.” diye konuştu.





