Yılmaz, yazısında konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Bursa’nın… Yıllar içinde iç ve dış göçlerle nüfusu hızla arttı, buna bağlı yapılaşmayla da obez büyüyen kent oldu. Son dönem il içi göçler de kırsaldaki köylerin boşalmasına yol açtı ve nüfus kent merkezinde toplandı.
En çok etkilenen de dağ yöresi köyleri oldu.
Gençler çalışmak ve sosyal yaşam için kente gidince dağ köyleri yaşlılara kaldı. Emek gücü zayıflayınca da, zaten kısıtlı olan tarımsal üretim daha da geriledi.
Tabloyu tersine çevirip köye dönüşü teşvik etmek için öneriler var.
Geçmişte…
Ünidağ Başkanı olarak yöre için çalışmalarıyla tanınan, Dağder yönetimlerinde görev alan, son kongrede başkan adayı olan Reşat Karış’ın önerisine 2 Ocak 2026 günü yer verdik.
Demişti ki:
“Gençleri köylere çekebilmek için cazip ortamlar oluşturulmalı. Yoksa daha da kötü olacak.”
Dağ yöresi köylerinin boş kalmaması için de iki öneri dile getirmişti:
Bir…
“Gençleri köye döndürmenin yollarından biri sanayi. Fakat kirletici sanayi kesinlikle olmamalı.”
İki…
“Kurulacak et entegre tesisi, toprak tarımı çok azalan yörede hayvancılığın canlanmasını sağlar. Boş arazi çok fazla. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılık hareket getirir ve yöre insanının geçimini sağlayabilir. Hayvancılık geliştiğinde, etle birlikte süt ürünleri kendiliğinden gelişir.”
Hafta içinde…
Büyükorhan’ın Görecik Yaylası’ndaki Yörük Türkmen Şöleni’ne katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba’nın açıklamasını önemsedik.
Çünkü…
Hem getireceği ekonomik hareketle yöresel çözüm olacak, hem kent nüfus hareketleri dengeleyecek projenin sözünü verdi:
“Büyükşehir Belediyesi olarak dağ yöremize entegre et tesisi kazandıracağız.”
Bu sözleri…
Siyasetçi vaadi olarak değil, kentin bütününe hizmet götürme görevi olan bir yerel yöneticinin planlaması olarak kabul ettik.
Çünkü…
Kente göçen dağ yöresi nüfusunu köye döndürecek ilk adım özelliği taşıyor.”
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın yazısının tamamını okumak için tıklayın…
