Kurşunlu’da düzenlenen basın açıklamasında, bölgede devam eden ve genişletilmesi planlanan madencilik faaliyetlerinin çevre, tarım ve yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Etkinliğe katılan köylüler, tarım arazilerinde üretim yapmakta zorlandıklarını ve ağır tonajlı araçların köy yaşamını olumsuz etkilediğini dile getirdi.
DOĞADER Başkanı Murat Demir, açıklamasında çevre politikalarını ve madencilik faaliyetlerini eleştirerek doğal alanların her geçen gün daha fazla baskı altında kaldığını söyledi.
Demir, “İnsanlar çevreyi her geçen gün talan etmektedirler. Hemen arkamızda gördüğünüz yaklaşık 100 dönümlük ormanlık alanı yok edecekler. Bölgede 96 hektarlık alan içerisinde 23 hektarlık bölüm için başvuru yapılmış durumda. Madencilik Kanunu tam 21 kez değişti. Her değiştiğinde de korumacılık bir kenara itilip kullanımın önü açıldı. Doğayı, çevreyi ve doğal yaşamı koruyan kanunlar sürekli çevreyi talan edenlerin önünü açacak şekilde değiştirildi. Bizim doğal alanlarımız ve ormanlıklarımız madencilerin çalışma sahasına dönüştürüldü” dedi.

Demir, söz konusu maden sahasına ilişkin yürütülen ÇED sürecine de dikkat çekerek, bölgede toplam 99,74 hektarlık ormanlık alanı kapsayan bir ÇED sürecinin bulunduğunu söyledi. Mevcut durumda yaklaşık 10,98 hektarlık alanda faaliyetlerin sürdüğünü belirten Demir, buna ek olarak 12,74 hektarlık yeni bir alanın daha madencilik çalışmalarına açılmasının talep edildiğini ifade etti. Talebin kabul edilmesi halinde yaklaşık 127 bin metrekarelik ek orman alanının zarar göreceğini savunan Demir, doğal yaşamın geri dönülmesi zor bir süreçle karşı karşıya kalacağını kaydetti.

Basın açıklamasında ayrıca madencilik faaliyetlerinin bölgedeki su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanları üzerinde oluşturabileceği etkiler konusunda endişeler dile getirildi. Geçmiş yıllarda gerçekleştirilen çalışmalar sırasında meydana gelen patlatmalar nedeniyle bazı evlerde hasar oluştuğu, köy yollarının ağır tonajlı araçlar nedeniyle zarar gördüğü ve bölgenin önemli su kaynaklarında azalma yaşandığı yönündeki şikâyetlerin ilgili kurumlar tarafından incelenmesi istendi.

