Tirilye, Mudanya’nın yaklaşık 12 kilometre batısında, Marmara Denizi’nin güney kıyısında yer alan; geçmişi yüzyıllar öncesine uzanan, tarihi dokusunu büyük ölçüde korumayı başarmış bir kıyı yerleşimi. MÖ 5. yüzyıla kadar uzanan yerleşim izleri bulunan bu bölge, antik kaynaklarda “Trigleia”, “Bryllion” ve “Trilya” gibi farklı isimlerle anılmış.
Güney Marmara’nın verimli kıyılarında kurulan Kios (Gemlik), Kurşunlu, Apemeia (Mudanya), Siği (Kumyaka) ve Tirilye gibi iskeleler, antik dönemde ticaretin canlandığı önemli duraklar olmuş; bölge bu sayede tarih boyunca hareketli bir kıyı hattına dönüşmüştür. Günümüzde ise zeytin üretimiyle özdeşleşen kimliğinden ilhamla “Zeytinbağı” adı da bu şirin belde için kullanılmaktadır.

Osmanlı döneminde Orhan Gazi zamanında Mudanya ile birlikte Osmanlı topraklarına katılan Tirilye, Bursa merkezine yaklaşık 40 kilometre uzaklıkta yer alır. Buraya uzanan yol, kıvrıla kıvrıla ilerleyen manzarasıyla bile ziyaretçisine ayrı bir sakinlik sunar. Bölgeye vardığınızda ise sizi tertemiz bir hava, kırmızı kiremitli evler, dar sokaklar ve zeytin ağaçlarıyla çevrili huzurlu bir atmosfer karşılar. Trilye, yalnızca bir kıyı kasabası değil; adeta farklı bir zaman dilimine açılan kapı gibidir.

Tarihi yapıları arasında gezip deniz manzarasına karşı çayınızı yudumlarken hem doğanın hem de geçmişin iç içe geçtiği bir atmosferde vakit geçirirsiniz. Buradan ayrılırken, bölgenin ünlü zeytinlerinden tatmadan ya da yanınıza almadan dönmek neredeyse eksiklik hissi yaratır. Aynı şekilde, bölge mutfağında öne çıkan lezzetleri de bu deneyimin tamamlayıcı parçalarıdır.
İsmin kökenine dair farklı rivayetler de bulunur. Bir görüşe göre bölgede sık avlanan ve geçim kaynağı olan “barbunya” balığından esinlenilerek bu isim ortaya çıkmıştır. “Kırmızı balık” anlamına geldiği de söylenir. Osmanlı döneminde “Mahmut Şevket Paşa Kasabası” adıyla anılan yerleşim, 1963’te Zeytinbağı adını almış, 2011 sonrasında ise yeniden Tirilye ismiyle anılmaya başlamıştır. Bir başka rivayet ise bölgeye yerleşen üç rahibin “Tirilye” adını verdiği yönündedir.
Bugün Trilye; Bizans’tan Osmanlı’ya, Rum mirasından günümüze uzanan çok katmanlı tarihiyle dikkat çeker.

Aya Todori Kilisesi’nin Fatih Camii’ne dönüştürülmesi, Dündar Evi Kilisesi ve Kemerli Kilise gibi yapılar bu zengin geçmişin izlerini taşır.

Hatta bazı tarihi yapılar günümüzde farklı işlevlerle yaşamaya devam etmekte, bunlardan biri de belediye binası olarak kullanılmaktadır.

Tüm bu yönleriyle Trilye, hem tarih hem doğa hem de huzur arayanlar için keşfedilmeyi bekleyen özel bir durak olmayı sürdürüyor.

Sahil şeridindeki balık restoranlarıyla da keyifli anlar sunuyor.


