Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 55 şüpheli, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında sabah saatlerinde gözaltına alınmıştı.
Bu gelişme üzerine Bursa’daki CHP’li belediye başkanlarından operasyona tepki, Başkan Mustafa Bozbey’e de destek mesajları geldi.
İŞTE CHP’Lİ BELEDİYE BAŞKANLARININ SOSYAL MEDYA HESAPLARINDAN GELEN MESAJLAR
Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın açıklaması şöyle:
“Seçilmiş bir belediye başkanının bu şekilde gözaltına alınması, maalesef demokrasimiz adına ilk kez tanık olduğumuz bir tablo değil. Daha önce de CHP’li pek çok yol arkadaşımıza, pek çok seçilmiş temsilcimize yönelik benzer yöntemlerle karşılaştık.
Sandıktan çıkan halk iradesini bu tarz yöntemlerle hırpalamak, doğrudan milletin tercihine gölge düşürmektir. İfadeye çağırmak varken seçilmiş bir yöneticiyi bu şekilde alıkoymak, adaletin tecellisinden ziyade siyasi bir mesaj kaygısı taşır.
Her zaman olduğu gibi yine adaletin, hukukun ve en önemlisi milletimizin iradesinin arkasındayız. Seçilmiş Belediye Başkanımız Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in yanındayız.”
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in açıklaması şöyle:
“Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’e yönelik uygulanan gözaltı süreci, bir hukuk meselesi olmaktan öte Bursa halkının sandıktaki tercihine yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Görevinin başında olan, her an çağrıldığında ifade vermeye gidebilecek bir belediye başkanının bu yöntemle gözaltına alınması akla da vicdana da sığmaz. Bu yapılanlar, hizmet etmesi gereken bir başkanı işinden alıkoymak, şehre vakit kaybettirmektir.
Şunu herkes bilmelidir:
Seçimle gelenin yeri adliye koridorları değil, halkın yanıdır. Kaçma şüphesi olmayan, yeri yurdu belli bir başkana bu muameleyi yapmak, adaletin değil, başka önceliklerin devreye girdiğini göstermektedir.
Halkın iradesi, her türlü baskıdan daha büyüktür.
Bizler ayrıcalık değil, sadece herkese eşit işleyen bir adalet istiyoruz. Bursa’nın seçtiği Başkanımız Mustafa Bozbey’in sonuna kadar yanındayız.”
Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren’in açıklamlası şöyle:
“Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’e yönelik gerçekleştirilen gözaltı süreci, Türkiye’nin dördüncü büyük kenti olan Bursa’mıza ve kamu vicdanına asla yakışmamıştır.
Yaklaşık 30 yıldır bu şehre hizmet eden, her zaman halkın içinde ve bir davetle ifadeye gidebilecek kadar ulaşılabilir olan bir belediye başkanının, sabahın erken saatlerinde evinden alınması kabul edilemez.
Adalet herkes için gereklidir ve hukuk önünde herkes eşittir. Ancak hukukun bir cezalandırma veya itibarsızlaştırma aracı haline getirilmesi demokratik değerlerimize aykırıdır.
Biz, amasız fakatsız herkes için gerçek adalet istiyoruz. Bursa halkının iradesinin ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in yanındayız.”
Mustafakemalpaşa Belediye Başkanı Şükrü Erdem’in açıklaması şöyle:
“Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey hakkında yaşanan gelişmeleri üzüntüyle takip ediyorum.
Sürecin şeffaf, adil ve hukuk devleti ilkelerine uygun şekilde yürütülmesini temenni ediyor; hukukun herkes için eşit işlemesi gerektiğini bir kez daha vurguluyorum.”
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın paylaşımı şöyle:
“Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltına alındı. Ortada sıradan bir adli işlem yok. Bu tabloyu hukukla açıklamak mümkün değil. Bu, bir yargı süreci değil.
Yıllar önceye dayanan bir dosyanın bugüne kadar herhangi bir işlem konusu yapılmamış olmasına rağmen, bugün gerçekleşen gözaltılar sürecin hukuki değil siyasi saiklerle yürütüldüğünü göstermektedir. Eğer ortada bir suç unsuru varsa, hukuk bunu zamanında ve şeffaf biçimde ele alırdı. Bugün, bu gözaltı nedeniyle, sürecin amacını konuşmalıyız.
Seçilmiş bir belediye başkanının, ifadeye davet edilmek yerine yine bir sabah operasyonuyla gözaltına alınması; hukuki bir zorunluluktan çok, kamuoyuna verilen bir mesaj niteliği taşıyor.
Bizim için mesele kişiler değil, ilkelerdir. Hukukun, gecikmeden, eşit ve ölçülü işlemesi gerekir. Aksi halde hukuk, güven veren bir sistem olmaktan çıkar. Bu ülkenin ihtiyacı, seçilmiş yöneticilerin görevlerini sürdürebildiği, yargı süreçlerinin adil yürütüldüğü bir düzendir.
Bursa halkının iradesine saygı duyulması gerektiğini hatırlatıyor; sürecin Cumhuriyet Türkiye’sinin hukuk ilkelerine uygun, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesini bekliyoruz.”

