Aydın, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Bugün söze Dağ ilçelerimizin cezaevi tartışmalarından ve taleplerinden girdik. Kentimizin entellektüellerinden Ekrem Hayri Peker de elektronik postamıza gönderdiğ iletiyle farklı bir yaklaşım sergiledi ve bölgenin kurtuluşu için Beyce adlı bir il kurulmasını teklif etti.
Peker iletisinde, “81 ilimiz var. Siyasilerimiz her gün 82. il için isim öneriyorlar. Benim 82. il önerim Beyce, yani Bursa’nın Dağ yöresi ilçeleri” önerisini yaptı.
Dağ yöresinin kalkınması için geçmişte çeşitli önerilerde bulunduğuna da dikkat çeken Peker şöyle devam etti:
“Geçmişte ilçeler kalkınmak için devletten iki şey isterlerdi. Mülkiyeti devlete ait bir fabrika kurulsun ya da bir alay buraya yerleştirilsin. Dağ yöremiz hızla nüfus kaybediyor. Nüfusu yerinde tutmak için kurulan termik santral de çare olmadı. Çare tarımı farklı biçimde örgütlemek, iç ve dış turizme farklı modeller sunmaktır. Dağ yöresi 1950 yılından bu yana kendini sağ diye adlandıran partilerin oy deposu olduğu için iktidarlar özel bir ilgi göstermedi. Nasılsa oylar garanti idi. AKP döneminde kasabalara açılan yüksekokullardan buralara da açıldı. BESAŞ yatırım yaptı ama kanama, yani göç durmadı. Yöreye uygun yeni tarımsal modeller geliştirilemedi. Oysa üretim kooperatifleri kurularak, ekilmeyen topraklar kamulaştırılıp ya da kiralanıp organik tarım yapılabilirdi. Kooperatifler yoluyla hayvancılık yapılabilirdi.”
Dostu Ramis Dara’nın, ‘Kalbimizin Tarihi Bursa’ adlı eserinde, yaklaşık 25 yıl önce bir kurtuluş reçetesi verdiğine de dikkat çeken Peker, “Dara, ‘Dağ yöresi il olursa kalkınır’ demiş. Bence de yeni bir il kurulmalı ve adı Beyce olmalı. Kütahya ve Balıkesir’den yakın ilçeler de bu yeni ile bağlanmalı.Dağ yöresi il olur ve özel bir mülkiyet kanunu çıkarılıp, topraklar birleştirilirse, tersine göç başlar. Organik tarım, tıbbi bitki üretimi burasını ihya eder” dedi.
Görüldüğü gibi yöre için reçete çok ama bu bölge, Türkiye’nin gelişmişlikte en son sıralardaki ilçeleri bünyesinde barındırıyor.

Flipboard