Yılmaz, yazısında şu ifadeleri kullandı:
Bursa onu… 1994-1999 dönemi, iz bırakan Osmangazi Kaymakamı olarak tanıyor. Bursa Vali Yardımcısı olarak görev yaparken, Körfez Depremi’nde yardım ve koordinasyon çalışmaları koordinasyonunu yürüttü.
Ferhat Baştürk…
Bu toprakların insanı. Orhangazi’nin Çakırlı Köyü doğumlu. Dedesi Yunan askerleri tarafından şehit edildiği için tarihe ilgisi var. İstiklal Savaşı’nın Orhangazi-İznik üzerinden Anadolu’ya ulaşan mücadele başlangıcına yönelik araştırmasını kitaplaştırdı.
En büyük tutkusu ise, yaşamının çevresinde geçtiği İznik Gölü.
Sohbetimizde…
3 yıl önce de dile getirdiği İznik Gölü uyarısını, “İznik Gölü ağlıyor, kimse duymuyor” deyip tekrarladı ve Ağlayan Göl şiirini önümüze koydu:
Yıllar öncesi tertemizdim kabımda / İnsanlar eğilip su içerdi kıyımda / Medeniyet dediniz / Şehirlerde, köylerden kanalizasyonu / İçime verdiniz.
Hapis ettiniz bina ve villalar / Bir bakın derelerimden akan sulara / Kıyılarım sazlık, bataklık, içim kirli / Sırtüstü yatan hasta gibiyim şimdi.
Ey insan / Can damarını kesiyorsun, niçin / Tahammülüm kalmadı / Kan ağlıyor içim.
Adım İznik’te göl / Bana sahip çıkmayıp / Diyemezsin öl, öl.
Üzüntüsünün nedeni şu:
“İznik, Selçuklu’ya başkentlik yaptı. Roma döneminde İncil’in yeniden yazıldığı Konsil’in toplandığı yer. Osmanlı’nın kalıcı eserleri var. Böylesine tarih, kültür ve doğa kenti olmasına karşın büyük sorunları var.”
Tabloyu özetledi:
“Gölün su seviyesi 2.5 metre aşağı indi. Çevre arazisi mülk sahipleri tarafından zaptedildi. Fabrikalar kuruldu.”
Şunun altını çizdi:
“Çocukluğumuzda gölde yüzerdik. Şimdi ayağımızı bile sokamıyoruz. Kanalizasyonlar ve fabrika atıkları göle aktığı için kirlendi.”
Uyarısı şu:
“Yol, gölü koruyacak sınır olarak planlanmıştı. Gelin görün ki yapılaşma yolu aşıp sahile indi. Yolla göl arası işgal edildi.”
Sorusu da şu:
“Kim sahip çıkacak?”

