Japon Seyahat Acentaları Birliği (JATA) tarafından “Avrupa’nın en güzel 30 kasabası” arasında gösterilen bu eşsiz balıkçı köyü, son dönemde ziyaretçi akınına uğruyor.

KURBAN BAYRAMI TATİLİNDE DE RAĞBET GÖRDÜ
Her mevsim ayrı bir görsel şölen sunan Gölyazı, özellikle uzun tatil dönemlerinde seyahatseverlerin ilk duraklarından biri haline geldi. Tarihi dokusu, gölün ortasındaki konumu ve huzurlu atmosferiyle büyüleyen bölge, Kurban Bayramı tatilinde de ziyaretçilerini ağırladı.

AĞLAYAN ÇINAR VE SANDAL TURLARI BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR
Gölyazı’ya gelen ziyaretçilerin ilk durağı genellikle 700 yılı aşkın yaşıyla tarihe tanıklık eden meşhur “Ağlayan Çınar” oluyor. Dev çınarın gölgesinde serinleyen turistler, ardından göl kenarında sıralanan teknelerle keyifli bir gezintiye çıkıyor. Gölyazı esnafı Birol Haydar, “Gölyazı’nın gün batımı manzarası tam anlamıyla büyüleyici. Özellikle Kurban Bayramı gibi yoğun dönemlerde cıvıl cıvıl oluyor. Sandal turu yapmadan ve göl balığı yemeden buradan dönmek olmaz. Herkesi buraya bekleriz” dedi.

GÖLÜN SEVİMLİ MASKOTLARI: PELİKANLAR
Gölyazı’nın sadece tarihiyle değil, yaban hayatıyla da öne çıkan bir yönü var. Uluabat Gölü, göç yolları üzerinde bulunduğu için her yıl binlerce su kuşuna ev sahipliği yapıyor. Bu kuşlar arasında köy halkının ve ziyaretçilerin sevgilisi haline gelen pelikanlar ise adeta Gölyazı’nın maskotu olmuş durumda.

Gölyazı’ya olan ilgi her geçen yıl artıyor. Burada yaşayan yerliler, Gölyazı tarihinin ve doğal mirasının korunarak gelecek nesillere aktarılması için çevre düzenleme ve altyapı çalışmalarının dikkatlice yürütülmesi gerektiğini ifade ediyor.

