Yılmaz, yazısında konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Tamam… Denizimiz ve sahilimiz var, ama Ege ve Akdeniz gibi deniz-kum-güneş turizmi için mevsimimiz kısa. Yine de, Bursa kadar geniş turizm potansiyeli olan başka kent yok. Fakat potansiyeli değerlendiremiyoruz.
Örneğin…
Osmanlı’nın kurulduğu kentin tarih geçmişi ve kültürel mirasını tanıtamıyoruz.
Bursa’yı…
1326’da fetheden Orhan Gazi 1339’da Orhan Camii ve Külliyesi’ni yaptırdı. Külliyeye gelir sağlaması için de; Emir Han olarak bilinen Bey Hanı’nı, kumaş tüccarları için Bezzezistan olarak inşa ettirdi.
Bu han, Anadolu’daki çarşıların öncüsü oldu.
II. Bayezid de 1490’da dünyanın ilk alışveriş merkezi Koza Han’ı yaptırdı.
Gelin görün ki…
Başlı başına turizm cazibesi bu mekanları anlatmayı ve herkesin gelip görmesini sağlamayı bir türlü başaramıyoruz.
1985’te…
Rahmetli Ekrem Barışık döneminde Osmanlı kenti Bursa’yı ortaya çıkarmak üzere Tophane’deki Kale Sokak’ta bulunan evlerin restorasyonu için mimari yarışma açıldı.
Ağa Han da…
Bursa ziyaretinde 40 bin Dolar bağış yaptı. Çalışma çok güzel oldu, örnek Osmanlı evleri sokağı ortaya çıktı, ama Eskişehir’in başardığını biz anlatamadık. Surları ve hanları da pazarlayamadık.
Binlerce yıllık tarihi günümüze taşıyan İznik ve Uluaabat’tan yararlanamadık.
Bir zamanlar…
Bursa Hamamları’nda şifa bulmaya gelenler vardı. Otellerin az olduğu yıllar Çekirge’deki her evin 1 odası hamamlara gelenlere kiralanırdı. Türkiye’de pansiyonculuğun öncüsü Bursa oldu, ama sürdüremediğimiz gibi termal turizmi başka kentlere kaptırdık.
Yine…
Kayak turizmi denince ilk Uludağ gelirdi, onu da kaptırdık.
Şimdi…
Bursa’nın önünde yeni bir turizm fırsatı var: Büyük kentlerde bunalanlar için, doğa turizmi adına en fazla çeşitlilik Bursa’da.
Nitekim…
Bir yandan resmi kurumlar, bir yandan turizm kuruluşları ve sivil toplum örgütleri yeni turizm rotası olarak doğa turizmi projelerine çalışıyorlar.
Belki de son şans bu olacak.”
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz’ın köşe yazısının tamamını okumak için tıklayın…

