DEVA Partisi İl Başkanı Özgöz; ‘Bursa’da küçük sanayide ticaret durdu’

olay.com.tr’de yayınlanan, gazeteciler Mustafa Özdal ve Yaman Kaya’nın hazırlayıp, sunduğu “Gündem Özel” programına katılan DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Serkan Özgöz, “Belediyeden Otosansit’ten başlayarak Paşaçifliği’ne kadar arada kalan bölgeyi, oradaki bütün insanların yaşamını yeniden planlamasını bekliyoruz” açıklamasını yaptı. Özgöz, “Geçen hafta kur zıpladığında bütün küçük sanayide ticaret durdu. İnsanlar alım-satım yapamaz, fiyat veremez hale geldi” dedi.

DEVA Partisi İl Başkanı Özgöz; ‘Bursa’da küçük sanayide ticaret durdu’

Ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Serkan Özgöz, “Türkiye’nin ekonomik krizi pandemi ile alakalı değil. Pandeminin öncesinde de 2019’da da biz aynı krizi yaşıyorduk. 2017’den başlayan aslında bir ekonomik kriz var. 2018’le beraber tamamen keyfi bir yönetime geçti Türkiye. Bu geniş perspektifte baktığımız zaman hemen hemen 6 ayda bir kur refleksiyle piyasaların çok zor durumda kaldığını görüyoruz. Aralarda tabii ki toplumun hafızasına yerleşmiş birçok olay oldu. Bir çek yasasıyla, 6 kişinin imzasıyla bütün piyasayı kilitledikleri olaylar gerçekleşti. Bir rahip olayıyla kur riskinin patladığı olaylar oldu. Sonuç olarak geldiğimiz noktada ciddi anlamda bir kur riski taşıyoruz ve kur krizi yaşıyoruz. Sadece kur da değil. Biliyorsunuz 2017 yılında Türkiye o zaman 25 milyar lira olan KGF tavanını zaman içinde peyderpey 250 milyar liraya kadar taşıdı. Bu aslında biraz şapkadan tavşan çıkarma. Para basmadan fiktif para oluşturma. Piyasadaki TL miktarını ve kredi miktarını artırdığınız oranda da enflasyon oluyor. Enflasyon olduğu zaman da sonuç ortada” ifadelerini kullandı.

Küçük sanayide ticaret durdu”

Özgöz, “Nereye gitsek, temas etsek vatandaş çok dertli… Sahada Yıldırım’da, Orhaneli’de, Nilüfer’de her yerde dolaştığımda bir kere geçen hafta kur zıpladığında bütün küçük sanayide ticaret durdu. İnsanlar alım-satım yapamaz, fiyat veremez hale geldi. İki tane problem var. Birincisi kurun çok hızlı yükselmesi. Bunun hem üretici enflasyonu hem de tüketici enflasyonuna yansıması peyderpey. Bir de oynaklık… Oynaklık olduğu zaman ciddi problem oluyor. 8’den 10’a geldiğinde hesap etmiştik aradaki iki lira fark Türkiye ekonomisine 600 milyar lira net yük yükledi. 900 milyar lira brüt yük yükledi borçlanmamıza. Anlaşılsın diye söylüyorum bütün yıl çiftçiye verdiğimiz destek sadece 25 milyar lira. 600 milyar liralık bir yük yarattık. Bunu da rekabetçi kuru yaratıyoruz diye açıklamaya gayret ediyorlar. Olayın öyle olmadığını da raflarda malzeme kalmamaya başlayınca; şeker, tuz vs. artık adetle satılmaya başlayınca anlayacağız. Çünkü Türkiye’nin çıkışı orada değil. Genel Başkanımız Ali Babacan kendi yönetiminde hem kuru 2 liralar seviyesinde tutarak hem de ülkenin ihracatını 30 milyar dolardan alıp 130 milyar dolara çıkartmış bir ekonomi yönetimini başarıyla uyguladı ekibiyle beraber. Daha fazla ihracat yapmanın koşulu kuru yüksek tutmak değil. O aslında vatanın işçiliğini, ham maddesini, taşını, toprağını, ucuza yabancıya peşkeş çekmek demek. Teknik olarak biz iş gücü ve ham maddeyi ihraç ediyoruz. İşte Keles’teki ormanları satarak ihracat yaptığımızı düşünürsek aslında gelecek kuşakların olması gereken şeyi satıyoruz. Bununla övünemeyiz. Bu çok kötü bir şey. Bununla övünmemek lazım” dedi.

Belediye bütçesinden yaptığınız stadyum yanlış yerde”

Özgöz, “Silsileler halinde birtakım kötü kararlar var. Stadın yanlış yere yapılması, şehir hastanesinin yerinin yanlış olması, T2 hattının çeşitli sebeplerle bir türlü bitirilememesi, şehir içinde bulunan ipekböceği tramvay hattının fonksiyonunun çok dışında bir nostaljik hava içinde çalışıyor olması, sonuç olarak geldiğimizde Bursalılar insanca güzel bir şehirde yaşamak istiyor. Yeşil Bursa diye bizim Bursa sevdamızın bir sloganlaşmış hali var. Bir kere yeşil Bursa diye bir şey kalmadı. Sebebi kent içindeki bu kötü yapılaşma. Baktığınız zaman Bursa’nın şehir planı 1/100000 ölçekli çevre düzenleme planı en son Erdem Saker zamanında 1998 yılında yapılmış. Belediye bunu 2012 yılında yenilemeye gayret etmiş yenileyememiş. Bursa gibi üç milyonluk bir şehrin aradan geçen bunca süreye rağmen plansız olması çok ciddi bir problem. Belediye bütçesinden yaptığınız stadyum yanlış yerde, şehrin dışına yaptığınız şehir hastanesine ulaşım mümkün değil. Ulaştırma bakanlığının kapısında bekleyip 4 milyar lira harcayarak bir yeni hat yapmaya gayret ediyorsunuz. Bursa’nın o yöne doğru bir ulaşıma ihtiyacı yok. Şehir hastanesi orada diye bu işi yapmaya kalkıyorsunuz. Bursa kaynak bekliyor…” şeklinde konuştu.

Bursa’daki binaların yüzde 55’i kaçak durumda”

Serkan Özgöz, “Bursa’nın bir numaralı sorunu trafik. Hepimiz artık günde en az iki saatimizi eve gidip gelirken veriyoruz. Sabah 6’da kalkıp fabrikada işine giden işçi kardeşimiz için de böyle, 7.30’da kalkıp bankaya gidecek memur için de böyle, emekliler için de böyle… Günün her saatinde şehrin sokaklarında geniş bir trafik var. Bu bizi plansızlığa götürüyor. Bursa, Erdem Saker’in zamanında yapılan planda iki milyon nüfuslu, iki tane organize sanayi bölgesi olan bir şehir olarak planlanmış. Şu anda 24 tane organize sanayi bölgemiz, 16 tane küçük sanayi sitemiz var Bursa’da. Bursa, kalabalık bir şehir. 2030’da gelmemiz gereken 3 milyon nüfusa 2020 yılında geldik. Belediye de bu vizyonla çalışmadığı için bu hazırlıkları yapamıyor tabii ki. İkincisi riskler… Bursa’da ciddi bir deprem riski var hiçbiri plana işli değil. İnsanların evlerinin altından fay hatları geçiyor. Üçüncüsü mühendislik hizmeti almamış yapılaşma. Bursa’daki binaların yüzde 55’i daha önceden kaçak diyorduk şimdi rant odaklı bunlardan para alabilmek için affettiler bunları biliyorsunuz şimdi mühendislik hizmeti almamış diyoruz yüzde 55’i kaçak durumda. Mevlana mahallesinde, Ulus’ta, Yıldırım’ın bütün mahallelerinde dolaştığım zaman çok pahalıya elektrik kullanan, hizmet alamayan bir sürü insan görüyorum. Dolayısıyla belediyeden Otosansit’ten başlayarak Paşaçifliği’ne kadar arada kalan bölgeyi oradaki bütün insanların yaşamını yeniden planlamasını bekliyoruz. Ama onlar yanlış yere yaptıkları stada bir Bursaray hattı yapmakla övünüyorlar. Kaynaklar doğru yere kullanılmıyor. Şehirde yaşayanlar bu şehirde yaşamaktan mutsuz. Mutlu olmaları lazım” dedi.

DEVA Partisi’nin 1. Olağan Bursa Kongresi 4 Aralık Cumartesi Günü, Merinos AKKM’de gerçekleştirilecek. Kongreye DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da katılacak.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Serkan Özgöz, kongreyle ilgili şunları kaydetti:

“Adaylık süreçleri sözle ifade edilen süreçler değil. Parti tüzüğüne bağlı. DEVA Partisi kurumsal bir parti. Kurumsallığı da tüzüğünden aldığı güçten geliyor. Tüzüğü de en demokratik tüzüklerden bir tanesidir. DEVA Partisi’ne teveccühün fazla olması, DEVA Partisi’nde topluma hizmet etmek isteyen insan sayısının fazla olması hem topluma hem DEVA Partisi’ne zenginlik katar. Bu açıdan benim tercihim iki değil üç olması, dört olması yönünde inşallah daha çok adaylı kongreler bize nasip olur. Ben Serkan Özgöz olarak il başkanlığını temsil ediyorum ama arka planda 14 aydır benimle birlikte çalışan bir gönüllüler birliği var. Bursa il başkanlığı geçtiğimiz 14 ay boyunca son derece özverili ve iyi bir çalışmayla bugün 13 tane ilçede teşkilatlanmasını tamamladı. 14. ilçemizi dün onaya gönderdik. Muhtemelen onayı pazartesi almış oluruz. Kongreye, 14 ilçesinde ilçe başkanlığı olan 13 tane ilçesinde fiziki mekanı olan, kurulmuş bir teşkilatla gidiyoruz. Bu çerçevede bu benim için gurur verici. Bizim tüzüğümüzde dört tane büyük il var 3 milyonu geçen. Bursa, İstanbul, Ankara, İzmir. Bu iller içinde ilk kongresini yapan büyükşehir olarak Bursa, DEVA Partisi’nin tarihindeki yerini almış olacak.”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Serkan Özgöz’ün açıklamalarının tamamını videomuzdan izleyebilirsiniz.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X