Devlet bir isim koyup vergileri almak zorunda

Deloitte Türkiye Vergi Hizmetleri Lideri Ahmet Cangöz, devletin enflasyonu ve bütçe açığını önlemek için bir isim koyup vatandaşlardan vergi almak zorunda olduğunu söyledi.

Devlet bir isim koyup vergileri almak zorunda

AYŞEGÜL GÜRAL AKTÜRK

Cangöz, dün BUSİAD Evi’nde gerçekleştirilen ‘Deloitte Sohbetleri Toplantısı’nda vergi reformu ile beklentiler, yeni KDV kanunu ve yeni Gelir Vergisi Kanunu taslakları konularında bir sunum yaptı. 

Yeni Torba Yasa’nın şimdiye kadar yaklaşık 85 maddesinin görüşüldüğünü hatırlatan Cangöz, söz konusu yasanın 135 maddeden oluştuğunu ve bugünkü TBMM toplantısında tamamının görüşülmesinin beklentiğini kaydetti. 

Torba Yasa’nın hem bireysel hem de kurumsal seviyede değiştireceği şeyler olduğuna işaret eden Cangöz şöyle devam etti: 

”Maliye Bakanı Torba Yasa ile yeni getirilen ve artırılan vergileri izah ederken ‘savunma harcamalarımızı finanse etmeye çalışıyoruz’ demişti. Sonuçta bütçemizin bir açığı olacak ve bu verginin bir şekilde toplanması gerekecek. Mesela şuanda yüzde 20 olan kurumlar vergisinin 3 yıllığına yüzde 22’ye yükseltilmesi planlanıyor. Normal şartlarda MTV yeniden değerleme oranında yani yüzde 15 artırılmalıydı ama yüzde 25 arttı. Bir konut sahibiyseniz ve kiracınız varsa yüzde 25 götürü gider düşebiliyordunuz. Şimdi bu oran yüzde 15’e düşüyor. Bu daha çok vergi ödemeniz demek. Mesela alkolsüz içeceklere de ÖTV geliyor. Tabi daha teknik değişiklikler de var. Devlet ister istemez enflasyonu önlemek, bütçe açığını daraltabilmek ve faiz dışı fazla hedeflerini tutturabilmek için bir anda isim koyup biz vatandaşlardan bu vergileri almak zorunda.”

HER SİBER SUÇUN YAPTIRIMI FARKLI

Deloitte Türkiye Siber Risk Danışmanlığı Lideri Burç Yıldırım ise siber saldırılar, reel sektör ve kişisel verilerin korunması konularında dinleyicileri bilgilendirdi. İki yıldır neredeyse bütün ajandalarının kişisel vergileri koruma kanunu ile ilgili uyum çalışmaları yapmakla geçtiğini anlatan Yıldırım, kanuna uyumlu olabilmek için elinizde ne tarz bir veri olduğunu, nerede ne tür bir veri işlediğinizi ve bunları nasıl kullandığınızı bilmek gerektiğini ifade etti. Yıldırım, ”Bunu sağlam bir temele oturtmanız lazım. Sonrasında üzerine koruma teknikleri ve hukuki olarak yapılması gerekenleri koymak gerek. Eğer elinizde nerede nasıl bir kişisel veri olduğunu bilmiyorsanız doğal olarak bunun üzerine bir koruma sistemi kuramazsınız” diye konuştu. Siber suçlara yönelik şu anda sektörel yaptırımlar bulunduğunun altını çizen Yıldırım, ”Önlemleri almamak, kişisel verilerin sızmasına yol açmak veya verileri sahibinin bilgisi olmadan kullanmanın her birinin farklı yaptırımları var. Para cezasından hapis cezasına kadar değişiyor” ifadelerini kullandı.

BURSA TEKNOLOJİYE DUYARLI

Deloitte Türkiye İcra Kurulu Üyesi, Strateji ve İş Geliştirme Ortağı Hasan Kılıç, toplantının açılışındaki konuşmasında dünyada artık yeni iş yapış modelleri ve yeni yaşam tarzlarının hayata geçtiği bir sürece girildiğine dikkat çekti. Endüstri 4.0 gibi bir konunun artık gündemde olduğunu ifade eden Kılıç, ”Veri, analiz ve dijitalleşmeyi konuşuyoruz. Bütün bunların olabilmesi için hepimizin değişmesi lazım. Bundan 20 yıl sonra hangi teknolojilerin bizi beklediğiyle ilgili şuan tahmin ettiğimizden daha fazlasını göreceğiz. Bursa da teknolojiye çok duyarlı ve endüstriyi iliklerine kadar uygulayan hisseden ve bize de hissettiren bir şehir” dedi. Deloitte Türkiye CEO’su Humphry Hatton da, ”Yenilikçi dünyada inovasyon ve benzeri konularda çok önemli gelişmeler oluyor. Bunlara ayak uydurmak çok sıkıntılı olabiliyor. Bunlara hazırlıklı olup değişimi takip etmek lazım” şeklinde konuştu.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X