Dünya onları konuşmuştu… Sapkın tarikat!

Attığı imza ile yine dünyanın en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi… Bir tarafta dünya gündemini yıllarca meşgul eden cinayetlerden biri, diğer tarafta kazdıkça korkunç yeni detaylara ulaşılan akıllara zarar tarikat… İkisinin aynı haberde buluşmasının ardında ise şoke eden bir gerçek yatıyor.

Dünya onları konuşmuştu… Sapkın tarikat!
HABERİ PAYLAŞ

Bir tarafta dünyanın en çok konuşulan cinayetlerinden biri, diğer tarafta kazdıkça korkunç yeni detaylara ulaşılan sapkın tarikat… Atılan bir imza ile iki korkunç olay yeniden gündemde!

Efendi-köle sistemine bağlı olan ve bir “kişisel gelişim grubu” olduğu iddia edilerek yürütülen seks tarikatı Nxivm 20 yıl boyunca varlığını sürdürmüştü.

Forbes dergisine göre yetkililer, Nxivm’in faaliyetlerinden 2003 yılında kaygılanmaya başlamıştı. Ancak New York Times gazetesi, şikayetlerin araştırılması girişimlerinin, kadınların rıza gösterdiğini ya da hukuki boşlukların harekete geçmeyi önlediğini söyleyen yetkililer tarafından engellendiğini yazmıştı.

Raniere 20 yıl boyunca, bir “kişisel gelişim grubu” olduğunu iddia eden ve binlerce takipçisi bulunan Nxivm’in liderliğini yürüttü.

Bir “efendi ve köle” sisteminde, bağlılıklarını göstermeleri için kadınlardan, çoğunlukla kendilerini aşağılayıcı durumlarda gösteren fotoğraflarını bir tür “teminat” olarak teslim etmeleri isteniyordu.

Tarikat üyeleri genellikle kendi özgür iradeleriyle hareket ettiklerini söylüyorlardı. Mevcut ve eski tarikat üyeleri suçlama yöneltmek istese bile, birçoğu olası misillemeler ya da bir dönem tarikat üyesi olmanın getirdiği utanç nedeniyle korkuyordu.

Smallville dizisindeki Chloe Sulluvan karakteriyle tanınan rolüyle tanınan ABD’li aktris Allison Mack, bazı kadınların, kendilerini bir danışma grubu gibi tanıtan ancak “seks tarikatı” olduğu iddia edilen Nxivm’e katılmalarını sağladığı suçlamasını kabul etmişti. Mack yazılı açıklamasında, kurbanlarına bir kadın danışma grubuna katıldıklarını söyleyerek, Nxivm’e kazandırdığını itiraf etmişti.

2019 sonunda yapılan bir soruşturma kapsamında edinilen bulgulara göre, 1990’lı yılların sonlarına doğru, Raniere’in New York’taki evinde yaşayan dört kadında, çeşitli kanser türlerine rastlandı ve seks tarikatı Nxivm’in lideri Keith Raniere’in evinde kalan kadınları zehirlediği ortaya çıktı.

Bu kadınlardan ikisi, Barbara Jeske ve Pam Cafritz, kanseri yenemeyerek hayatlarını kaybetti. Sağ kalan kadınların ise saç örnekleri incelendi. Yapılan incelemede, kadınların saç tellerinde yüksek miktarda baryum tespit edildi.

Baryum, fare zehrinde kullanılan zehirli bir madde. Ayrıca sağlık sorunlarına hatta ölüme yol açabilecek zehirli kimyasallar da bulundu.

The Lost Women of Nxivm (Nxivm’in Kayıp Kadınları) adlı bir televizyon programında, kadınların zehirlendiği bilgisi kamuoyu ile paylaşıldı. Ortaya dökülen rahatsız edici gerçekler, birçok insanı şoke etti ve dünyanın pek çok yerinde haberlere konu oldu.

“Nexium” diye okunan Nxivm grubu 1998’de bir kişisel gelişim programı olarak ortaya çıktı. Grubun yetkilileri, eski bir Meksika Devlet Başkanı’nın oğlu ve Mack gibi Hollywood yıldızları dahil 16 bin kişiye yardımcı olduklarını söylüyordu.

Geçmişte kendisi de cinayetten mahkum olan, Amanda Knox, federal savcılardan NXIVM tarikat lideri Keith Raniere’nin seks kaçakçılığı davası hakkındaki soruları yanıtlamaları çağrısında bulunan bir dilekçe imzaladı.

Knox, Pazar günü Albany Times Union’a verdiği demeçte, “Bay Raniere’nin haksız yere mahkum edildiğini ve medyada anlatılan hikayenin yanlış olduğunu iddia eden bazı eski NXIVM üyeleri benimle temasa geçti,” dedi.

“Şahsen, dava hakkında mahkumiyetinin haksız olup olmadığına dair herhangi bir yargıya varacak kadar bilgim yok.” diyen Knox, sözlerini şöyle sürdürdü: “Raniere’nin destekçileri benden, davadaki savcılardan, herhangi bir savcının onaylaması gereken, yalancı şahitlik yapmamak, delillere müdahale etmemek ve tanıkları tehdit etmemek gibi bazı savcılık ilkelerini onaylamalarını isteyen bir dilekçe imzalamamı istediler.” dedi

Knox ayrıca, “”Dilekçeyi imzaladım çünkü bu uygulamaların ihlali, Bay Raniere’nin suçu veya masumiyeti ne olursa olsun, kovuşturmada suistimal teşkil edecekti.” ifadelerini kullandı.

Raniere, NXIVM grubuyla ilgili bir soruşturmanın ardından 2018’de Meksika’da bir sığınakta tutuklanmıştı. Bir “efendi ve köle” sistemi olan seks tarikatı Nxivm 20 yıl boyunca, bir “kişisel gelişim grubu” olduğu iddia edilerek yürütülmüştü.

Amanda Knox, İtalya’nın Perugia kentinde 2007’de öldürülen İngiliz öğrenci Meredith Kercher’in katil zanlısı olarak yargılanıp önce suçlu bulunan, 4 yıl hapiste kaldıktan sonra ise beraat ederek tahliye olmuştu.

Cinayetten 2 kez suçlu bulunan ve 2 kez aklanan Amanda Knox, Kercher cinayetinde yargılanan tek sanık olmasa da, toplamda 8 yıl süren davanın kamuoyu önündeki yüzü haline gelmişti.

Knox, Kercher’i bir seks oyununda öldürdüğü iddiasındaki savcılar tarafından ve bazı medya organları tarafından “melek yüzlü şeytan”, “kurnaz Knoxy” (foxy Knoxy) gibi lakaplarla anılıyordu.

33 yaşındaki kadın, yargılama sürerken medya ve kamuoyu tarafından mahkum edildiğini, “kurnaz, psikopat ve uyuşturucu bağımlısı” gibi gösterildiğini söylemişti.

Knox ve Sollecito, toplamda 4 yıl hapiste kaldıktan sonra 2011’de temyiz sürecinde beraat etmişlerdi. 2011’deki beraat kararının ardından ABD’ye dönen Knox, savcıların itirazı üzerine bir kez daha gıyaben yargılanmış ve bu kez 2014’te 28,5 yıl hapis cezası almıştı.

İtalyan yargı sistemindeki nihai karar mercii olan Yargıtay ise 2015’te Knox ve Sollecito’nun beraatine karar vermişti.

Knox, Kongolu Diya Patrick Lumumba’ya iftira atarak yanlış suçlamada bulunduğu gerekçesiyle 3 yıl hapse mahkum edilmiş ancak hapiste kaldığı 4 yıl göz önünde bulundurularak serbest bırakılmıştı.

İngiliz değişim öğrencisi Meredith Kercher cinayetinden tek nihai mahkumiyeti alan Fildişi Sahili asıllı Rudy Guede ise halen 16 yıllık cezasını dolduruyor. Savcılar ise cinayetin tek bir kişi tarafından işlenmiş olamayacağını savunuyordu.

Kercher cinayeti davasında soruşturma aşamasında delil toplanırken ve sanıkların sorgulanması sırasında yapılan usulsüzlükler, İtalyan yargı sisteminin de eleştirilmesine yol açmıştı. Kercher ailesi de dava süreci sonuçlansa da hala yanıtlanmamış sorular olmasından şikayetçi.

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X