Engelli sayısı 4 milyon 882 bin 841

Türkiye’de en az bir vücut fonksiyonda zorluk yaşayan 4 milyon 882 bin 841 kişi bulunuyor.

Engelli sayısı 4 milyon 882 bin 841

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Dünya Nüfus Günü, 2015” haber bültenini yayımladı.

Buna göre, Türkiye’de 2011 Nüfus ve Konut Araştırması sonuçlarına göre, görme, duyma, konuşma, yürüme, merdiven çıkma veya inme, bir şey taşıma veya tutma ve yaşıtlarına göre öğrenme, basit dört işlem yapma, hatırlama veya dikkatini toplama fonksiyonlarından en az birinde çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirten kişi sayısı 4 milyon 882 bin 841 olarak gerçekleşti. Bu sonuçlara göre, 2011’de toplam nüfusun yüzde 6,6’sının en az bir engeli bulunuyor.

En az bir fonksiyonda zorluk yaşadığını veya hiç yapamadığını belirtenlerin yüzde 42,8’i erkeklerden, yüzde 57,2’si ise kadınlardan oluşuyor.

En az bir engeli olan yaşlı kadınların oranı erkeklerden daha fazla olurken, en az bir engeli olanların yaş grubu ve cinsiyete göre dağılımına bakıldığında, ileri yaşlardaki kadınlarda, aynı yaş grubundaki erkeklere göre en az bir engeli olanların oranının daha fazla olduğu görülüyor.

Kadınlarda, 65-69 yaş grubunda en az bir fonksiyonu yerine getirirken çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirtenlerin oranı bu yaş grubundaki toplam kadın nüfusta yüzde 27,2 iken, erkeklerde bu oran yüzde 18,3 olarak gerçekleşiyor. Kadınlarda 70-74 yaş grubunda en az bir engeli olanların oranı yüzde 36,3 olurken, aynı yaş grubundaki erkeklerde bu oran yüzde 26,3 hesaplanıyor.

İleri yaşlardaki kadın ve erkekler arasındaki bu fark 75 ve daha yukarı yaş grubunda da belirgin gerçekleşiyor. Erkeklerde 75 ve daha yukarı yaş grubunda engelli nüfus oranı yüzde 40,9 iken, kadınlarda bu oran yüzde 50,3 konumunda bulunuyor.

En çok taşıma veya tutmada zorlanılıyor

Bir şeyler taşıma veya tutmada çok zorlandığını veya hiç yapamadığını belirtenlerin (3 ve daha yukarı yaş) oranı yüzde 4,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 3,2, kadınlarda ise yüzde 5,1 olarak gerçekleşiyor.

Yürüme, merdiven çıkma ve inmede zorluk yaşadığını veya hiç yapamadığını beyan edenlerin oranı yüzde 3,3 olurken, erkeklerde yüzde 2,4 olan bu oran, kadınlarda yüzde 4,1 seviyesinde bulunuyor.

Yaşıtlarına göre yeni bilgi ve becerileri öğrenmede (okuma ve yazma, hesaplama, basit problemleri çözme vb.) yakın zamanlarda yaşanan olayları ve buna ilişkin zamanları hatırlamada ve dikkatini toplamada çok zorlandığını veya hiç yapamadığını beyan eden nüfusun oranı yüzde 2 olarak gerçekleşiyor. Bu oran erkeklerde yüzde 1,6, kadınlarda yüzde 2,4 seviyesinde bulunuyor.

Gözlük veya lens kullandıkları halde görmede zorluk yaşadığını veya hiç göremediğini beyan edenlerin oranı ise yüzde 1,4 olarak gerçekleşti. Görmede güçlük çekenlerin oranı erkeklerde yüzde 1,3, kadınlarda ise yüzde 1,5 oldu.

İşitme cihazı/implant kullanıyor olmasına rağmen duymada çok zorlanan veya hiç duyamayan nüfusun oranı yüzde 1,1 olurken, bu rakam erkeklerde yüzde 1,1, kadınlarda yüzde 1,2 olarak hesaplandı.

Konuşma bozukluğu, tutukluk, kekemelik gibi nedenlerden dolayı konuşma güçlüğü çeken nüfusun oranı ise yüzde 0,7 oldu. Konuşmada zorluk çekenlerin oranı erkeklerde yüzde 0,8, kadınlarda ise yüzde 0,6 olarak gerçekleşti.

Engelli nüfusun eğitim düzeyi genele göre düşük

En az bir fonksiyonu yerine getirmede zorluk yaşayan ve okuma yazma bilmeyen nüfusun oranı toplamda yüzde 23,3, erkeklerde yüzde 10,9 ve kadınlarda ise yüzde 32,4 oldu. Bu oran aynı araştırma sonuçlarına göre, tüm nüfus için toplamda yüzde 4,5, erkeklerde yüzde 1,4 ve kadınlarda yüzde 7,6 seviyesinde bulunuyor.

En az bir engeli olup, yükseköğretim mezunu olanların oranı erkeklerde yüzde 4, kadınlarda ise yüzde 1,5 olarak gerçekleşiyor. Tüm nüfusta bu oran, erkekler için yüzde 12,1, kadınlarda yüzde 8,5 düzeyinde.

Nüfusun geneli için işgücüne katılım oranı yüzde 47,5 iken, en az bir engeli olan nüfusta bu oran yüzde 22,1 seviyesinde bulunuyor. En az bir fonksiyonu gerçekleştirmede zorluk yaşayan nüfusun (15 ve daha yukarı yaş) işgücüne katılım oranı, erkeklerde yüzde 35,4, kadınlarda ise yüzde 12,5 olarak hesaplandı.

Tüm nüfusta işgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 69,2, kadınlarda ise yüzde 25,9 olarak hesaplanırken, buna göre engelli nüfusun işgücüne katılım oranı tüm nüfusun katılım oranının yarısı olarak belirlendi.

Nüfus ve Konut Araştırmasının 2011 yılı sonuçlarına göre, tüm nüfustaki işsizlik oranı yüzde 7,9, engelli nüfusta bu oran yüzde 8,8 olarak gerçekleşiyor.

Engelli ferdi bulunan hanelerin yüzde 78,1’i evinin sahibi

Yürümede zorlanan ferdi olan hanelerin yüzde 58’i 1-2 katlı binalarda yaşıyor. Yürümede, merdiven çıkmada veya inmede zorluk yaşayan 3 ve daha yukarı yaşta fert bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutların bina kat sayısı incelendiğinde, söz konusu konutların yüzde 18,4’ünün 3 veya 4 katlı binalarda, yüzde 23,7’sinin ise 5 ve daha çok katlı binalarda yer aldığı görülüyor.

En az bir engelli ferdi bulunan hanelerin yüzde 78,1’i ikamet ettikleri konutun mülkiyetine sahip iken, yüzde 14,8’i oturdukları konutlarda kiracı olarak ikamet ediyor. Söz konusu hanelerin yüzde 0,5’i lojmanda otururken, yüzde 6,6’sı ikamet ettikleri konutun sahibi olmamalarına karşın kira ödemiyor. Tüm haneler içinde oturdukları konutun sahibi olanların oranı ise yüzde 67,3 olarak tespit edildi.

Engelli ferdi olan hanelerin yüzde 53,2’si, 3 ve daha az odalı konutta oturuyor. En az bir engelli ferdi bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutların oda sayısına (salon dahil) bakıldığında, bunların yüzde 1,7’sinin 1 odalı, yüzde 10,5’inin 2 odalı, yüzde 40,9’unun 3 odalı ve yüzde 38,8’inin de 4 odalı olduğu görülüyor. Oda sayısı 5 ve daha fazla olan konutlarda yaşayan hanelerin oranı ise yüzde 8 olurken, tüm haneler içinde 3 ve daha az odalı konutlarda oturanların oranı ise yüzde 48,3 seviyesinde bulunuyor.

En az bir engelli ferdi bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutların, konutta en çok kullanılan ısıtma sistemine göre dağılımları incelendiğinde, bahsedilen hanelerin yüzde 73’ünün soba (doğalgaz sobası dahil) kullandığı görülüyor. Tüm nüfus içinde soba kullanan hanelerin oranı ise yüzde 57,1 olarak gerçekleşti.

En az bir engelli ferdi olan hanelerin konutlarında yüzde 16,7’sinde kat kaloriferi, yüzde 6,6’sında merkezi kalorifer ve yüzde 3,5’inde klima, elektrikli ısıtıcı ve diğer ısıtma sistemleri kullanılıyor.

Tuvaleti konutun dışında olan hanelerin oranı yüzde 7,3 iken, en az bir engelli ferdi bulunan hanelerin ikamet ettikleri konutlarda bu oran yüzde 13,4 seviyesinde bulunuyor. En az bir engeli olduğunu beyan eden kişilerin oturdukları konutların diğer kullanım kolaylıkları incelendiğinde yüzde 3,4’ünde hem banyo hem de borulu su sisteminin konut içinde olmadığı görülüyor. İkamet ettikleri konutun içinde mutfak bulunmayan engelli bireyi olan hanelerin oranı ise yüzde 2,2 olarak tespit edildi.

Bültende, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) tarafından, her yıl 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü’nde, nüfusun önemli konularını ele alan bir tema belirlendiği ve bu temaya ilişkin farkındalık yaratmaya yönelik çalışmalar yapıldığı belirtilerek, UNFPA’nın 2015 yılı temasını “kırılgan nüfus grupları” olarak belirlediği anımsatıldı. Dünya Nüfus Günü için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hazırlanan haber bülteninde, kırılgan nüfus grubu olarak “engelliler”in ele alındığı kaydedildi.

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X