İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturması devam ediyor.
Soruşturma kapsamında son olarak sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur’un tutuklanmasına karar verilmiş ve böylelikle soruşturmada tutuklu sayısı 27’ye yükselmişti.

ÜNLÜ İSİMLER İFADEYE ÇAĞRILDI
Soruşturmada dün yeni bir gelişme yaşandı.
Gazeteci Ece Üner ve Fatih Portakal, avukat Feyza Altun, şarkıcı Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter ifadeye çağrıldı. Üner, Özoğuz ve Serter aynı saatlerde adliyeye geldi.
Üç isim savcıya ifade verip adliyeden ayrıldı. İfadeye çağırılan ünlü isimler bugün de adliyeye gelmeye devam ediyor.

FATİH PORTAKAL’IN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI
Soruşturma kapsamında, Fatih Portakal bugün İstanbul Adliyesi’ne gelerek savcıya ifade verdi.
Fatih Portakal ifadesinde, Haluk Levent’i sanatçı kimliği, Oğuzhan Uğur’u da yaptığı programlar nedeniyle tanıdığını, iki şüpheliyle de sosyal hayatında kişisel bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi.
Levent’le yüz yüze hiçbir zaman bir araya gelmediğini, bir iki kez telefonla Ahbap Derneği’nin kuruluş aşamasından bir süre sonra haber programıyla ilgili görüştüğünü hatırladığını anlatan Portakal, Uğur’la da gazetecilik faaliyetiyle ilgili birkaç kez görüştüğünü, iş haricinde arkadaşlığının olmadığını belirtti.
Portakal’a, “Yapmış olduğunuz yayınlarda 6 Şubat depreminden sonra Türkiye genelinde deprem bölgesine yardımların toplanarak gönderildiği aşamada devlet kurumu olan AFAD’a ve Kızılay’a güvenmediğiniz, bu kurumlara yardım yapmayacağınız, onun yerine soruşturmaya konu olan Ahbap Derneği’ne yardım yapacağınıza dair ve insanları da bu derneğe yardım yapmaya yönlendirici beyanlarınız tespit edilmiştir. Yardım yapmak isteyen kişilerin neden özellikle bu derneğe yönlendirdiniz?” sorusu yöneltildi.
Kendisine sorulan derneğin kamuoyu nezdinde olumlu algıya sahip olduğunu, kuruluş aşamasından Kahramanmaraş merkezli depremlere kadar dernek hakkında adli veya idari soruşturma olmadığını söyleyen Portakal, deprem döneminde de ihtiyaç sahipleriyle yardım yapmak isteyenleri buluşturmak amacıyla, dönemin şartlarında öne çıkan derneğe bağış yapılabileceğini ifade ettiğini söyledi.
“BU DERECE GÜVEN DUYDUĞUM İÇİN PİŞMANIM”
Portakal, deprem döneminde yalnızca Ahbap Derneğini değil, AFAD ve Kızılay’ın yayımladığı ihtiyaç listelerini de programlarında paylaştığını belirterek, amacının yardım yapmak isteyenlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü kurarak desteklerin en kısa sürede yerine ulaşmasına katkı sağlamak olduğunu ifade etti.
Medya sektöründe uzun yıllardır bulunduğunu söyleyen Portakal, ifadesinin devamında şunları kaydetti:
“- Söz konusu derneğin yöneticisi olan Haluk Levent ile ilgili geçmişte karşılıksız çek konusunda birkaç olumsuz duyum almıştım ancak bu konuyu detaylı olarak araştırmadım. Söz konusu derneğe şahsi olarak herhangi bir bağışta bulunmadım. Ben yardımlarımı doğrudan ihtiyacı olan kişilere bizzat yapıyorum.
– Haluk Levent ile herhangi bir ticari ilişkim veya aramızda bir para alışverişi söz konusu olmamıştır. Ben yapmış olduğum yayınlarda, Babala TV ve Ahbap üzerine beyanlarda bulundum ve yayınlarımda bu kişilere yer verdim ancak buradaki kastım toplanan yardımların insanlara ulaştırılmasına yardımcı olmaktı. Bu şahıslara sınırsız bir güvenim söz konusu değildi.
– Deprem dönemindeki hassasiyet duyguları, söz konusu derneğin kamuoyu nezdinde muteber bir yapı olması, derneğin yöneticisi olan Haluk Levent’in yapılan anketlerde ülkede en çok güven duyulan kişi olarak gözükmesi sebebiyle Ahbap Derneğine yardım yapılması konusunda lehine beyanlarım söz konusu olmuştur.”
– Derneğin lehine beyanda bulunurken toplanan paraların devamında nerelere harcandığı konusunda somut olarak bir bilgiye sahip değildim. Bunu o günkü şartlarda denetleme gereği de duymadım. Bu konuda kendime de kızgınım zira yapı olarak insanları sorgulamaya yönelten bir insanım.
– Hal böyleyken bu derneğe yapılacak olan bağışlarla ilgili bu derece güven duyduğum için geldiğimiz aşamada pişmanım. Yapılan yardımların ve toplanan paraların büyüklüğü göz önüne alındığında, devam eden süreçte bu Haluk Levent’e topladığı paraları nereye harcadığı konusunda hesap verilebilir olması yönünde telkinlerde bulunabilir ve bunu açıklamasını isteyebilirdim ancak bunu yapmadım.”
“GEREKİRSE ÖZÜR DİLEMEYE HAZIRIM”
Toplanan yardımların soruşturmaya konu edildiği haliyle nerelerde kullanıldığını görünce bu konuda sorumluluk duygusu hissettiğini belirten Portakal, şöyle devam etti:
“- Bu nedenle özür dilemek gerekirse de bu konuda özür dilemeye hazırım. Bu özür ve pişmanlığımı zaten 16 Temmuz tarihli ‘Kime Güvenmek’ başlıklı yazımda detaylı bir şekilde dile getirdim. Yukarıda da detaylı şekilde bahsettiğim üzere ben gazetecilik faaliyeti çerçevesinde insanlara yardımların bir an önce ulaşması kastıyla hareket ettim. Bunun haricinde adı geçen şahıslarla herhangi bir yakınlığım söz konusu değildir ve bu insanlardan herhangi bir menfaat elde etmem de söz konusu değildir.”
İfadesinin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Portakal, “İfademi verdim o kadar. Gidebilirsin dediler. Haluk Levent’le hiçbir irtibatımın olmadığını, geçmişte haber amaçlı belki 1-2 kez konuştuğumu söyledim. Hatta pişman olduğumu da söyledim. Neticede 2023 şartlarında iyi bir dernek gözüküyor ama bugüne gelip baktığınızda ne yazık ki ortaya çıkan tablo üzücü. Yukarıda verdiğim ifadede de belirttiğim gibi, belki daha fazla sorgulayabilirdim. Bu insanlar iyi niyetlerimizi sömürdüğü için kendime üzülüyorum.” diye konuştu.

