FETÖ’nün suikast timi ‘şifreli kodla’ göreve çağrılmış

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast girişimine ilişkin davanın sanıklarından eski Astsubay Selman Çankaya, MAK ekibinin komutanı eski Binbaşı Taner Berber’in “şifreli kod” kullanarak bazı arkadaşlarını göreve çağırmasını istediğini söyledi.

FETÖ’nün suikast timi ‘şifreli kodla’ göreve çağrılmış

Fetullahçı Terör Örgütü’nü (FETÖ) darbe teşebbüsü sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik suikast girişimi ve iki polisin şehit edildiği saldırıya ilişkin, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada yargılananlar arasında bulunan ve suikast girişimi sırasında helikopterde makineli tüfekçi olarak bulunan eski MAK ekibi üyesi Astsubay Selman Çankaya, mahkemede savunma yaptı. 

 

Çankaya, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’ndaki duruşmada, emniyet ve savcılık aşamasında verdiği ifadelerini kabul etmedi.

 

Darbe girişimi günü Taner Berber ile karşılaştığını ve akşam mesaiye gelmesi gerektiğini kendisine söylediğini aktaran Çankaya, “Akşam mesaisine geldiğimde Taner Berber bana bazı arkadaşları aramamı ve ‘şifreli kod’ kullanarak göreve çağırmamı istedi. Saat 19.00’dan sonra da bize gerekli malzemeleri hazırlamamız ve acele etmemiz söylendi. Hiçbir açıklama yapılmadan telefonlarımız toplandı. Göreve çıkmadan Taner Berber bize üst düzey bir terör örgütü yöneticisinin alınacağını ve çatışma yaşanılabilecek operasyonda bizim sadece geri emniyeti alacağımızı söyledi.” diye konuştu.

 

Kendilerine verilen görevi sonunda “şehitlik” gibi bir makam olduğu için kabul ettiğini savunan Çankaya, bu düşünceyle çıktıkları görev öncesinde bazı arkadaşlarıyla abdest aldıklarını söyledi.

 

“Helikopter kalkmadan hedefin yeri değişti”

 

Çiğli’deki üslerine daha sonra Özel Kuvvetler ekibinin geldiğini anlatan Çankaya, ifadesini şöyle sürdürdü:

 

“Burada Şükrü Seymen tarafından görev dağılımı yapıldı. Ben de helikoptere makineli tüfekçi olarak görevlendirildim. Bulunduğumuz ortamda telefon ve internet olmadığı için ülkede yaşanan olaylardan haberdar değildim. Kalkmadan önce gelen istihbarat ile hedefin yerinin değiştiği, Marmaris olduğu, bölgede siviller olduğu, otellerin bulunduğunu öğrendik. Bu saatten sonra daha çok korkmaya başlamıştım. Burada endişemi Gökhan Şahin Sönmezateş’e ilettim. Sönmezateş ise bana kesinlikle sivillere ateş edilmeyeceğini, eğer helikopterlere ateş edilirse gelen bölgeye karşılık verileceğini söyledi.”

 

Marmaris’e ulaştıklarında yer ekibini indirip havalandıklarını ve yaklaşık 40 dakika havada kaldıklarını anlatan Çankaya, “Bu sırada kimseye ateş etmedim. Aşağıda operasyonlar olmuş ancak ben bunu görmedim. Operasyonun sona erdiği, hedefin bulunamadığı bilgisi gelince yere indik ve ekibi bekledik ancak yakıt sorunu olduğu için fazla bekleyemedik. Bu arada bizim olduğumuz yere siviller gelmeye başladı ve kalabalık oldu. Sönmezateş, burada kalabalığın dağılması için havaya birkaç defa ateş açtı.” ifadelerini kullandı.

 

Beklerken yakıtın kritik seviyenin altına indiğini ve yakıt alıp geri gelmek için havalandıklarını aktaran Çankaya, yakıp ikmali için Bodrum’daki Imsık Meydanı’na iniş yaptıklarını söyledi.

 

“Kandırıldığımı anladım”

 

Çankaya, Çiğli’ye indiklerinde helikopterde bulunan malzemeleri kursiyerlerin de yardımıyla depoya götürdüklerini ancak depo kapalı olduğu için malzemeleri daha sonra başka bir yere taşıdıklarını söyledi.

 

Malzemeleri taşırken kursiyerle konuşma imkanı bulduğunu ve darbe girişiminin TSK tarafından yapılmadığını öğrendiğini belirten Çankaya, “Ondan sonra bulunduğum yerden hemen uzaklaşmak istedim. Biraz dinlendikten sonra üzerimi değiştirerek aracımla eve gittim. Evde televizyondan darbenin FETÖ tarafından yapılmaya çalışıldığını öğrendim. Bu arada televizyonlarda benim de bulunduğum Marmaris’teki operasyonu da görünce, oturup bir süre ağladım ve kandırıldığımı anladım. Hemen babamı arayarak durumu anlattım. O da benim mağdur olduğumu ve teslim olarak mağduriyetimi anlatmamı istedi.” dedi.

 

Kendisinin göreve amirleri tarafından verilen emirleri uygulamak için gittiğini iddia eden Çankaya, şöyle savunma yaptı:

 

“Ben bu yola şehit olmak için çıktım ancak sabahına hain ilan edildim. Marmaris’te canlı veya cansız hiçbir varlığa ateş etmedim. Bu nedenle üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Amirlerim tarafından verilen emri yerine getirdim. Ben burada mağdurum. Olaydan hiçbir şekilde haberim olmadı. Öğrenince de güvenlik güçlerine kendim giderek teslim oldum. Üzerime atılı hiçbir suça iştirak etmedim. Burada bizim vatan, millet ve şehitlik duygularımız istismar edildi ve kandırıldık.”

 

Duruşma, diğer sanıkların dinlenmesiyle devam ediyor.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X