Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete

Hazal Kaya’nın Ahbap ifadesi ortaya çıktı

Ahbap soruşturması kapsamında oyuncu Hazal Kaya, gazeteciler Fatih Altaylı, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses, komedyen Şahan Gökbakar ve sosyal medya fenomeni Fatih Koparan ifadeye çağırıldı. Bugün, Gürses ve Çakır ifade vermek için adliyeye gelen ilk isimler oldu.

Ahbap soruşturması kapsamında oyuncu Hazal Kaya, gazeteciler Fatih Altaylı, Ruşen

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturması devam ediyor.

Soruşturma kapsamında son olarak sosyal medya fenomeni Oğuzhan Uğur’un tutuklanmasına karar verilmiş ve böylelikle soruşturmada tutuklu sayısı 27’ye yükselmişti.

6 ÜNLÜ İSİM DAHA İFADEYE ÇAĞIRILDI 1

6 ÜNLÜ İSİM DAHA İFADEYE ÇAĞIRILDI

Soruşturma kapsamında bugün de yeni bir gelişme yaşandı.

Oyuncu Hazal Kaya, gazeteci Fatih Altaylı, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses, komedyen Şahan Gökbakar ve sosyal medya fenomeni Fatih Koparan soruşturma kapsamında ifadeye çağırıldı.

ADLİYEYE GELDİLER 2

ADLİYEYE GELDİLER

Savcılığa ifade vermek üzere adliyeye ilk gelen isim Özlem Gürses oldu. Öncesinde gazetecilere açıklama yapan Gürses, “Savcı Bey, bilgimize başvurmak istemiş. Kendisinin sorularını yanıtlamaya geldik.” diyerek savcıya ifade verdi  Gürses’in ifade işlemleri başladı.

Sabah saatlerinde de savcıya ifade veren Ruşen Çakır’ın ardından Hazal Kaya giriş yaptı.

Avukat annesiyle gelen Kaya  gazetecilere “İfadeye çağırıldım geldim. Söyleyecek bir şey yok, göreceğiz.” dedi. Kaya, ifade işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı.

Ahbap soruşturmasında yeni gelişme | Hazal Kaya, Ruşen Çakır ve Özlem Gürses'in ifadesi ortaya çıktı. "120 bin TL bağış yaptım, ben de mağdurum" 3

Fatih Altaylı da ifade için adliyeye geldi.

"BEN DE MAĞDURUM" 4

“BEN DE MAĞDURUM”

Kaya’nın ifadesi ortaya çıktı.

“Haluk Levent’i 2020 yılında kendisi SMA’lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebi ile bana telefonla ulaştı.” diyerek konuşan Kaya, Levent’in kendisine benzer yönlerdeki faaliyetlerinden bahsettiğini ancak somut bir yardım talebinde bulunmadığını dile getirdi.

Bu telefon görüşmesinden sonra Levent ile hiçbir şekilde görüşmediğini ifade eden Kaya, “Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır.” dedi.

6 Şubat depremlerinde yardımda bulunmak istediğinden bahseden Kaya, savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“- Babala TV’nin canlı yayınını gördüğümde kendim yayına katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı. Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı. O dönemde hamile olduğum için çok duygusaldım zaten çok kısa bir süre sonra 11 Şubat tarihinde doğum yaptım ve sonraki süreçte bu tür etkinlik veya bir yayına katılımım söz konusu olmadı.

 

“120 BİN LİRA BAĞIŞLADIM”

– Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim. Bu sebeple elimden geldiğince yardımlarda bulundum. AHBAP’a şahsen 120 bin TL bağış ben de yaptım. Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım.

– Bu süreçte sadece AHBAP ve Babala TV’ye yönelik paylaşımların olmadı. Göçük altında kalan veya acil yardıma ihtiyacı olan insanların çağrılarına ilişkin de AFAD’ı etiketleyerek yine aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdan paylaşımlarım oldu. AHBAP Derneği’nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay’dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu ama geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum.

– Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Benim de aralarında bulunduğum binlerce insanın iyi duygularının suistimal ederek yaptığımız bağışları bahis ve kumarda harcaması alçakça bir harekettir.

"ŞAHSİ BİR TANIŞIKLIĞIM OLMADI" 5

“ŞAHSİ BİR TANIŞIKLIĞIM OLMADI”

Gürses de ifadesinde 2023 yılı Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin yaşandığı dönemde işsiz olduğundan bahsedip deprem nedeniyle ekranlarda bulunmadığından, sadece birkaç Youtube yayına katıldığından bahsetti.

Sosyal medya paylaşımlarında genel olarak o dönem yoğun bağış toplayan Ahbap Derneği’nin ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdiğini sözlerine ekleyen Gürses, “Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur. Deprem öncesinde kendisi ile ilgili röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3. yıldönümünde Hatay’dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık.” dedi.

 

“LAKAYİT TAVIRLARI”

Levent’in ofis sandalyesinde “lakayit” bir tavır ile depremzedelerden bahsettiğini öne süren Gürses, ifadesine şöyle devam etti:

“- Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim. Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikte idi. Bu yayında müteahhiti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz.

“Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım. Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır.

-Deprem döneminde toplumda var olan görüş ayrılıkları nedeni ile farklı yerlere yardım iradesi mevcuttu. İnsanlar bazı derneklere güvenmeyip bazı derneklere daha çok itimat ediyordu. Ben yoğun bağış aldığını düşündüğüm Ahbap’ ın bağımsız organ tarafından denetlenmesi çağrısını yaptım. Tweetlerimde yalnızca Ahbap ve Babala’ yı düzeltmeye çalışıp ön plana çıkardığım yönündeki tespitlere katılmıyorum. Ben AFAD’ a, Kızılay’ a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafede idim. Devlet ve hükümet ayrımını bilirim.

-Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım. Ancak Kızılay bir devlet kurumu değildir. Tıpkı Ahbap’ın denetlenmesi gerektiği gibi Kızılay da denetlenmelidir. Deprem döneminde vatandaşlarda Kızılay’ın çadır satması ile alakalı tereddütle oluşmuştu.

– Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım.”

 

GÖKBAKAR, LEVENT'LE TARTIŞMIŞTI 7

GÖKBAKAR, LEVENT’LE TARTIŞMIŞTI

Yaklaşık 53 bin kişinin yaşamını yitirdiği depremden sonra Şahan Gökbakar, Haluk Levent’i sert biçimde eleştirmiş; iki isim arasında tartışma çıkmıştı.

Depremin ilk günlerinde Kızılay’dan 2 bin 50 çadır satın aldıklarını belirten Levent, “Biz, biraz indirim yaptırabildik ve tanesini 19 küsur bin liraya aldık. Artı KDV ve nakliye ile maliyeti 22 bin liraya gelebiliyor. Dün bir arkadaşım yazmış ‘çadırlar 11 bin lira sen 20 bin lira vermişsin’ diye, yapmayın. Tam izolasyon çadır o fiyata olmaz” demişti.

Bunun üzerine Gökbakar, şarkıcıya şu tepkiyi göstermişti:

“Haluk bu sabah TV’de, Kızılay’la alışverişini cansiperane savunurken ‘fiyat normal, çadırlar kaliteli’ dedi. Kendi tweet’i 145.446.500 TL / 13.250 çadır= 10.970 TL. Haluk sen de 10 bine almışsın çadırların tanesini. 22 bine aldıkların kaliteli de, bu aldıkların kalitesiz miydi?”

 

Haluk Levent’in yanıtı ise şu olmuştu:

“Sevgili Şahan. 19 binlik + KDV çadırlardan yani bizim 2 bin 50 tane aldığımız çadırlardan şu anda olsa hiç ucuz çadır almam. Çünkü tam korunaklı çok sıcak deprem çadırı. Piyasada yok şu anda. Keşke olsa da alsak. Yani bu hesaplama çadır kalitesine göre değişiklik gösteriyor.”


Avatar Seç KAPAT
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete
Sıradaki Haber Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Ayasofya paylaşımı