Her 3 kadından birinde görülüyor

Mio Klinik kurucularından Dr. İsmail Gökyar, topuk dikeni rahatsızlığının Türkiye’de kadın nüfusunun yüzde 30’unu, erkeklerin ise yüzde 10’unu etkilediğini söyledi.

Her 3 kadından birinde görülüyor

Dr. İsmail Gökyar, topuk dikeni rahatsızlığının ayak kemiğinin aşırı zorlanmasına bağlı olarak topukta kalsiyum birikintisine bağlı kemiksi çıkıntının oluşmasıyla ortaya çıktığını belirtti. Gökyar, ayağın altından geçen ve topuk kemiğini parmaklara bağlayan plantar fasya adındaki kalın doku bandının iltihaplanması sonucunda rahatsızlığın oluştuğunu ifade etti. Dr. Gökyar, “Genellikle kadınlarda düz taban problemi olanlarda, gün içinde uzun süre ayakta çalışanlarda, ayağa yük bindiren iş ve sporlarla uğraşanlarda ve kilo fazlası olanlarda topuk dikeni oluşumu daha sık görülüyor. Topuk dikeni genellikle 40 yaş sonrası ortaya çıkmakta. Topuk dikeni sorunu bulunan kişiler yataktan ilk kalktıklarında veya uzun süre oturduktan sonra ilk adımı atarken ağrı hissetmekte” dedi.

“Ameliyatsız tedavi mümkün”

Genel olarak egzersiz, ayak masajı ve ağrı kesicilerle ağrının kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirten Gökyar, “Topuk dikeni sorunu bulunan kişiler yumuşak tabanlı ayakkabılar ve tabanlık kullanımıyla rahatlık sağlayabiliyor ve cerrahi tedaviye nadiren başvuruyor. Bu tedavilere rağmen hastanın ağrılarının geçmemesi durumunda en iyi seçenek radyofrekans tedavisi. Radyofrekans tedavisi ile ağrıya neden olan sinirlerin dokulara zarar vermeden iyileştirilmesi hedefleniyor ve hastalar işlemden 3-4 saat sonra günlük hayatlarına geri dönebiliyor” diye konuştu. 

İşlemin ameliyathane şartlarında yapıldığını ve yaklaşık 20 dakika sürdüğünü belirten Dr. Gökyar, radyofrekans işleminin tek seanslık bir uygulama olduğunu söyledi.

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X