İçişleri Bakanı Soylu’dan polislere emekli ikramiyesi müjdesi!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Poliste Psikolojik Sağlamlık Semineri programında açıklamalarda bulundu. Soylu, polislerin emeklilik ikramiyesine ilişkin ‘Bugün giren polisler, bugünün parasıyla 350 bin lira emeklilik ikramiyesi alacaklar. Bizim amacımız bunu 500 bin liraya çıkartmaktır’ dedi. Öte yandan bir süre önce yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan ve tedavisinin ardından sağlığına kavuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türk Kızılaya immün plazma bağışında bulundu.

İçişleri Bakanı Soylu’dan polislere emekli ikramiyesi müjdesi!

Bakan Soylu’nun açıklamalarından öne çıkanlar:

Çok uzun zamandır emek verdiğimiz insanlar birden zihnini kiralayarak aklını kiralayarak devletimize ihanet ettiler. Ama sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade, talimatları ve bizatihi polis teşkilatının var olan durumunu hep tespit hem tahlil hem de atacağı adımları konusunda verdiği vizyon esas itibariyle bizim bu konudaki hareket tarzımızı tayin etti. 12 – 12 çalışıyordu teşkilatımız, çünkü personel sayımız yeterli değildi. Özellikle arkadaşlar hatırlayacaklardır. Bulduğumuz, vatanını devletini milletini seven; hain FETÖ’ye karşı mücadele içinde olmuş arkadaşlarımız hangi birimde olurlarsa olsunlar tercih ortaya konularak özellikle terör gibi önemli birimlere nakledildiler. Böyle diğer birimlerde boşluklarımız söz konusu oldu. Bunu da vatandaşlarımıza hissettirmemeye çalıştık.

12 saat mesai, 12 saat dinlenme, tekrar 12 saat çalışarak neredeyse iki buçuk üç yıl nefes almadan bu teşkilat, 15 Temmuz’dan sonra hepimizin arzu ettiği bir raya girebilmesini temin edebilmek için büyük çaba sarf ettiler. Bu dönem içerisinde en ufak bir of bile demeden sadece bu hainlerden kurtulmanın bu devlete ve bu millete, bu topraklara verdiği katkıyı düşünerek hiçbir zaman çalışma ve mesai koşulları konusunda söz etmediler, sabırla beklediler.

“POLİSLİĞİN KARŞITLIĞI YOKTUR

İlk önce 12-24’e geçtik, daha sonra birçok birimimizde 12-36 hem ede 8-24 olarak bir çalışma mesaisi periyodunu oluşturduk. Hakikaten bu bizi biraz daha rahatlattı. Şunu ifade etmem gerekir. Polislik tabi ne aldığı maaşla ne belki de diğer meslekler gibi farklılıklarla ölçülür. Polisliğin karşıtlığı yoktur, ölçülebilirliği de yoktur. Bir onur mesleğidir.

Tabi bir taraftan 15 Temmuz’un getirdikleri, bir taraftan da ifade etmem gerekir yoğun mesai, karşı karşıya kaldığımız süreçlerin oluşturduğu baskı bizde de bazı olumsuz sonuçlara yol açmış idi. Saatlerce kafa kafaya verip acaba nasıl çözüm bulacağız diye düşündüğümüz bir meseleydi. Bu meslekte de bu yoğun mesai, karşı karşıya kaldığımız sorunların çetrefilliği elbette ki bazı psikolojik sorunları da beraberinde getiriyor. Biz aileyiz, hep beraber çözmekle mükellefiz.

Biz bunu milletimizle hiç paylaşmadık. Dişimizi tırnağımıza taktık. Polis Akademisi’nde beni bağışlayın seri polis üretimi gibi tahkimatımız oldu. Belki de Türk polis teşkilatı ilk kez böyle bir dönem yaşıyor. Esas itibariyle 100 kişi ikinci sınıftan polis müfettişi aldık. Bunlar biraz önce söylediğim hem hukuk, hem demokrasi olarak bizim mesleğimizin önemli bir kuralı vardır. Bu mesele usta çırak meselesidir.

“350 BİN LİRA ALACAKLAR”

Şimdi bugün giren polisler, bugünün parasıyla 350 bin lira emeklilik ikramiyesi alacaklar. Bizim amacımız bunu 500 bin liraya çıkartmaktır. Şu anda 4 yıldır polis sandığımızın yönetiminde, arkadaşlarımızın gayretiyle karlılık, verimlilik ortaya koyarak hakikaten öz varlığımızı iki katından fazlaya çıkardık. Yani tam bir verimlilik yönetimi gerçekleştirdik. Kimse kusura bakmasın, isterseniz yarıştıralım. Bunun anlamı ne? Bütün polislere çağrımdır. Bizati polis sandığının bir ferdi olarak çalışıyorum. Bu konuda bakanlığımızın neredeyse bütün bu konulardaki etkinliklerinde polis sandığı yapar. Ve çok profesyonel oldular ve devam edecekler.

“DEVAM ETTİRECEĞİZ”

Geçen yıl 5 bin polis ve ailesini tatile gönderdik. Ve bu projeyi de devam ettireceğiz. Hem mesleğinde amirleri tarafından bunun takdir edilmesi lazım diyen arkadaşlarımız hem de çeşitli vesilelerle ödüllendirilmesi gereken arkadaşlarımız. Buna da devam edeceğiz. Her hafta en az iki saat, toplanılan bir yerde arkadaşlarımıza tecrübelerimizi aktarmamız lazım. Bizim teşkilatımızda sadece bugün yok yarın da var. Eğer bu zincirler arası disiplin, ahlak, sadakat ilişkisini iyi kurmazsak bizden sonraki göreve geleceklere iyi bir miras bakmamış olurum.

Son dakika | İçişleri Bakan Soyludan polislere emekli ikramiyesi müjdesi

SOYLU’DAN İMMÜN PLAZMA BAĞIŞI

Soylu, Türk Kızılayın Cebeci’deki Kan Merkezi’ne gelişinde Kızılay Genel Müdürü İbrahim Altan tarafından karşılandı.

Burada kan grubu testi yapılan, tansiyon ve ateşi ölçülen Soylu, Kovid-19 immün plazma bağışı yaptı.

Kovid-19’a yakalandığı süreci ve hastalığın seyri hakkında AA muhabirine değerlendirmede bulunan Soylu, Kovid-19’un “virajlı” bir hastalık olduğunu söyledi.

Bu hastalığın farklı şekillerde ilerleyebildiğini ifade eden Soylu, “Bu hastalıkla karşı karşıya kaldığınızda çok normal bir yolda da gidebiliyor, hiçbir şey fark etmiyorsunuz. Fakat ani bir viraj ile de karşılaşıyorsunuz. Ani virajın tıbbi bir adı da yok. Oradan kurtuluyorsunuz tekrar yolda gidiyorsunuz. Tekrar bir virajla karşılaşıyorsunuz. Bunun söylememdeki temel sebep şu; bu hastalığı ve bu salgını hafife almak belki de bu salgından daha büyük bir tehlike. Bunu hem kendi yaşadığım hem de birebir etrafımızda yakınlarımızda deneyimlediğimiz bir sonuç. Her insanda da farklı bir etki gösteriyor, sonuç üretiyor. Yani çok sağlam olarak bildiğimiz insanlarda ürettiği sonuç bazen çok yüksek. Birçok hastalığı üzerinde taşıyan insanlarda ürettiği etkisi çok daha farklı.” diye konuştu konuştu.

BOKS MAÇI BENZETMESİ

Hastalığı bir boks maçına da benzeten Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İki boksör birbiri için çok uzun zaman hazırlık yapar. Önemli bir maça çıkarlar. İki boksör artık birbirinin zayıf yönlerini iyi bilirler. Bu hastalığın şöyle bir özelliği var; çok uzunca bir süre her bireyin zayıf yönlerini çok iyi tahlil etmiş, bu zayıf yönleri üzerinden yürüyen bir hastalık. Çok tehlikeli bir salgın ile karşı karşıyayız. Bunu hafife almamak, tedbiri elden bırakmamak lazım. Özellikle sağlıkçılarımızın söylediği kural ve ilkelerden hiç vazgeçmemek lazım. Hiç vitesi boşa almamak lazım. Tedbirli olmak gerekir. Aksi takdirde varla yok arasında bu hastalıkta bir ince çizgi var. Hiçbir şey hissetmeden geçirebilirsiniz. Geçirdiğinizi fark etmeyebilirsiniz. Ama ben ilk çıktığımda ‘beni yere serdi’ demiştim. Hakikaten şu anda bu tip hastalarımızı yakınlarımızı görüyoruz.”

Hastalığa karşı vatandaşlara tavsiyelerde de bulunan Soylu, “temizlik maske ve mesafe kuralları ile tedbirlere uymalarını, kalabalıklardan mümkün olduğunca uzak durmalarını istedi.

“İnadına kalabalığın üzerine gitmenin bir anlamı yok. İnadına kalabalık yerlerde bulunmanın bir anlamı yok.” ifadesini kullanan Soylu, vatandaşlardan hem kendilerini hem de karşılarındakileri koruması gerektiğini vurguladı.

Alınan tedbirlerin olumlu sonuçlar verdiğine işaret eden İçişleri Bakanı Soylu, “Bu tedbirlerin bir amacı şeyi var; mesafeyi kesmek. Kısıtladığınız andan itibaren görünüyor ki – koskoca ülkede tedbir ve sonuç alıyorsunuz – bu ailede, bireyde çok mümkün. Bunu yaptığımız andan itibaren bununla mücadelede çok büyük zafiyet yaşamayız.” dedi.

İmmün plazma bağışının önemine işaret eden Süleyman Soylu, şunları kaydetti:

“Bu salgın döneminde özellikle hastalarımızın en çok ihtiyaç duyduğu tedavi yöntemlerinden bir tanesi de plazma türü tedavi. O açıdan, hastalığı geçirip Kızılay tarafından uygun görülenlerin plazma bağışında bulunmaları, bu süreçte ve hastalığın tedavi sürecinde önemli bir etkiye sahip. Burada, antikor üreten ve ürettiği antikor sonrasında plazma bağışı verenin inanın hastalıkla mücadeleye çok büyük katkısı olacağını düşünüyorum. Gün bugün diyorum.”

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X