Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete

Mehmet Ali İnan yazdı: Bereketli topraklarımız üzerinde yaşananlar

Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan, Anadolu’nun bereketli topraklarından dünyadaki örneklere uzanan bir değerlendirmeyle Türkiye’nin gündemini yazdı.

Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan, Anadolu'nun bereketli

İnan, yazısında şu ifadeleri kullandı:

Anadolu, Asya ve Avrupa kıtalarının birleşim noktasında yer alan toprakların adıdır. Trakya’yı da kattığımızda, Nazım’ın dediği gibi “Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan, bu memleket bizim.” Üç tarafı dört denizle çevrili, akarsuları, ormanları, verimli toprakları ile eşsizdir Anadolu.

Bu yüzden stratejik bir konumdadır Anadolu. Tarih öncesi çağlardan beri birçok medeniyetin beşiği olmuştur bu topraklar.

Bağlarında, bahçelerinde dünyanın en lezzetli meyveleri, sebzeleri yetişir. Sarı başaklı buğdayların boy verdiği tarlaları, içinde balıkların oynaştığı dereleri, kuşların mesken tuttuğu gölleriyle yeryüzünün eşsiz bir yeridir Anadolu. Bin bir çeşit çiçekler açar topraklarında. Ancak insanı biraz hoyratlaştı epey zamandır. Bunca güzel ve çok şey yetiştiren topraklar üzerinde kimi olaylar, insanın canını sıkıyor.

foto 1 1

Bunlardan söz etmek istiyorum.

Önce dünyada olanlardan not olarak ayırdığım iki olayı aktarmak istiyorum.

İlki İsveç’ten.

Cumhuriyet gazetesinin Pazar günleri ikinci sayfasında, dünyanın çeşitlik ülkelerinde yaşayan Türk gazetecilerin yazıları yayımlanıyor. Benim en çok ilgimi çeken ve keyifle okuduğum bu yazılardan çok yararlanıyorum. 

Ali Haydar Nergis’in 28 Haziran günlü, İsveç’ten gönderdiği “Artık ‘siz’ değil, ‘sen’ diyeceksiniz” başlıklı yazı da çok ilginç geldi bana. Bakın yazıda neler anlatıyor Ali Haydar Nergis: “İsveç’te 1960’lı yıllara dek insanlar karşılarındakilere “siz” diye hitap ediyorlardı. Bir doktora, profesöre veya üst düzey bir yöneticiye doğrudan “sen” diye seslenmek ayıp sayılırdı” diye belirttikten sonra şöyle devam ediyor; “1960’larda, herhangi bir yasal zorunluluk olmaksızın başlatılan “Du-reformen” (Sen reformu) ile hiyerarşik hitap şekli terk edildi. Tekil kişilerle konuşurken kullanılan “siz” sözcüğü yürürlükten kalktı ve yerine “sen” getirildi. Bu, derin bir toplumsal düşünce devrimiydi. Bugün İsveç’te herkesin birbirine “du” (sen) diye hitap etmesi, hiçbir devlet kararına dayanmayan, tamamen gönüllü bir sosyal uzlaşmanın ve eşitlik anlayışının başarısıdır.”

chatgpt image 24 tem 2026 142621

Bu durumun toplumda, yalnızca dildeki bir hitap şeklinin değişimi olmadığı, İsveç’te yaşayan hiç kimsenin bir diğerinden üstün olmadığını savunan asıl birini yüceltmekten kaçınan bir kültür felsefesini yarattığını anlatıyor. Böyle bir değişimin bizim toplumda olabileceğini hayal bile edemeyiz… Bırakın “siz” demeyle yetinsek gene iyi sayılır.  Söze “siz” demeden önce sıfatlar sıralayıp, bitirirken de yine makam belirten sözler söylemeden konuşamıyoruz.

İkinci olayımız Güney Kore’den…

Bu haberi 3-9 Temmuz tarihli haftalık Oksijen gazetesinden okudum.

Günümüz dünyasında hiç şüphesiz, en sıcak ekonomi gündemi Yapay Zekâ.

Yapay zekânın bir balon mu yoksa ülkeleri görülmedik biz hızla kalkındıracak bir teknoloji mi tartışmalarının daha çok yapılacağı belirtiliyor haberin girişinde. Devamı şöyle, “Altı ay önceye gitmek gerek. Ülkenin en büyük şirketlerinden Samsung Electronics’in çip fabrikalarında çalışan işçiler, fırlayan kârlardan pay istedi. 18 günlük bir grevin eşiğine kadar gelen müzakereler mayıs sonunda tarihi bir anlaşmayla sonuçlandı; Samsung’un yarı iletken bölümünün faaliyet kârının yüzde 10,5’i çip üretimi işçilerine ikramiye olarak verilecek. Bu da toplamda 26,6 milyar dolar, kişi başına ise ortalama 340 bin dolar demek. İşverenin teklifi konunun muhatabı iki sendikaya bağlı 62 bin 616 çalışanın oyuna sunuldu,  anlaşma yüzde 74’ün onayıyla kabul edildi.”

chatgpt image 24 tem 2026 143408

Anlaşmadan 78 bin çalışan yararlanacak. Bu devasa ikramiyeler, Güney Kore merkez bankasını ürkütmüş.

İran savaşı nedeniyle enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu doğuracağını belirten banka aynı raporda, gelirlerin iyileşmesi, ücret artışlarının da enflasyon baskısı yapacağı belirtildi.

Asıl şaşırtıcı bilgi ise şu; Güney Kore merkez bankasının bu yılsonu enflasyon beklentisi yüzde 2 olarak belirlenmiş. Yukarıda saydığım iki nedenden dolayı bu beklenti 2,7’ye yükseltiyor.

Bizdeki bir aylık enflasyona karşılık geliyor, Güney Kore’nin yıllık enflasyon oranı!.

Dünyada bunlar yaşanırken bizim ülkemizde neler olduğuna bakalım.

Geçtiğimiz ay kamuoyunda Şırnak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış’ın eş-dost akraba atamaları çok konuşulup, çok yazıldı. Rektör, “Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek benim inancım gereğidir ve rektörlük hakkımdır,” diye tepki gösterdi. Keşke bu kadarla kalsaydı. Açıklamasının devamını okuyunca, bu insan nasıl akademisyen olmuş ya da nasıl bunu akademisyen yapmışlar diye sormaktan kendini alamıyor insan!

1764529852830 son haber muhabir psd 6jpg

Prof. Dr. Abdurrahim Alkış, kendisini eleştirenleri şöyle yanıtlıyor: “çok sevdiğim kız kardeşim Halime’nin kızı, biricik yeğenim Gülizar Artuç’u İlahiyat Fakültesi’nde doktor öğretim üyesi kadrosuna atamamdan… Amcaoğlum Emrullah Alkış’ı müftülükten üniversitemize naklen geçirerek Fakülte Sekreterliği görevine yükseltmemden ve ardından Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirmemden… Sır küpüm ve yakın dostum Mesut Bayram’ı MEB’de öğretmen iken üniversitemize geçirerek İdil Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Hukuk Müşaviri görevlerine atamamdan bazı haddini bilmez ahmaklar rahatsız olmuş.”

Nasıl bir güç, nasıl bir ahlak bu?

Hiç bir şeyden çekinmeden tam bir meydan okuma…

Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan’ın yazısının tamamı için tıklayın…


Avatar Seç KAPAT
Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi
Sıradaki Haber Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme