Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete

Mehmet Ali İnan yazdı; Yaz gecesi notları

Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan, bu haftaki köşesini yaz gecesi notlarına ayırdı…

Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan, bu haftaki

İnan, yazısında şu ifadeleri kullandı:

Bugün 21 Haziran. En uzun gündüzü yaşadık.

Pazar gününe denk geldi. Doğa takvimine göre yaz mevsiminin başlangıcı.

Ayrıca da “Babalar Günü”ydü.

Böyle en uzun gündüzün, en kısa gecesinde, elimdeki kitaba ara verip, gökyüzünü seyretmeye başladım.

Durmadan geçen motosiklet ve araba gürültüsü rahatsız etse de etkilenmemeye çabalıyorum.

Bu kadar yoğun gürültü kim bilir sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Gündüzün nemli, yakıcı sıcak havası yerini yumuşacık tatlı bir esintiye bıraktı. Çevremdeki komşu evlerin balkonları boş, bir ben varım balkonda oturan.

Hemen her evin penceresinde ışık yanıyor. Daha kimse uyumamış diye düşünüyorum.

Gökyüzünde yarım ay; balkondan sıçrasam göğe doğru onu tutabilecek kadar yakında duruyor.

J.M. Coetzee’nin Demir Çağı kitabı elimde.

fd68b749 188a 4451 b454 568bdf58a60e

Güney Afrikalı, 2003’te Nobel Edebiyat Ödülü alan yazar.

İnsanı büyüleyen, olağanüstü bir anlatımı var. Irk ayrımı ve siyahlarla beyazların çatışmalarını çok usta bir dille yazılmış roman.

Kitabın 103. sayfasında altını çizdiğim satırlar:

Beyaz yönetime bağlı güvenlik güçleriyle, nüfusun çoğunluğunu oluşturan siyahların mücadeleci gençlerini acımasızca ve sudan bahanelerle nasıl öldürdükleri anlatılıyor.

Anlatıcı, emekli üniversite öğretim üyesi… Yanında ev işlerini yapan (çünkü kendisi kanser ve ölümü bekliyor) siyah hizmetçinin on beş yaşındaki oğlunun öldürülmesini haber alınca olay yerine gider. Beyaz olduğu için kalabalık ona tereddütlü yaklaşırlar.

Kim yaptı bunu? diye soruyor, yanında duran siyah eylemci öğretmene.

Bunu kim mi yaptı? dedi Mr. Thabane. Onların bedenlerindeki kurşunları çıkarmak isterseniz, buyurun çıkarın. Ama ne bulacağınızı size söyleyeyim. ‘Made in South Africa. SABS Approved:’ Bulacağınız budur.

Güney Afrika’nın beyaz yönetiminin bir bürosunun ürettiği silah ve mermi olduğunu söylüyor.

Kardeşim Ergün’ün, dün İznik’ten getirdiği erik ve kirazdan yiyorum. Erik de kiraz da çok lezzetli.

Geceyi güzelleştiriyor, iyi geliyor bana. Ardından eşimin saksılara ektiği domates, biber, maydanoz ve çiçekleri suladım… Uzun süren gündüz güneşi iyice kurutmuş topraklarını. Suyu aldıkça canlandılar, daha yeşil oldu yapraklar.

Kitaba kaptırmışım kendimi, epey zaman geçmiş.

Ay, evlerin çatısıyla aynı hizaya gelmiş. Ay ve ben paralel durumdayız. İnce telden ışıklı bir yol gibi gözlerime geliyor ayın ışığı…

d6af557d 1680 4cbc bf94 13697c2c51a6

Sahi öyle bir yol olsa keşke, diye iç geçiriyorum. Uzay aracına gerek olmadan, yürüyüp gidebilsek aya…

Salı… İnsana serinlik veren bir rüzgâr var. Yüzümü hafif okşar gibi esiyor gecede.

Bu sefer ay, tam tepemde. Epey iri bir yarımay durumunda… Işığı çok parlak… Bu kez ona ulaşabilmek için, dik tırmanmak gerek. Bu imkansız!..

Bu gece daha çok araç gelip geçiyor. Şehirlerin kaderi mi oldu bu gürültü. Neden bu kadar kalabalık şehirlerimiz oluştu. Üst üste yığılmış gibi evler. Hiçbir bina bir başka binaya benzemiyor. Ama hepsi de özensiz ve estetik bir yanı olmayan yığınlar.

Bu gece sokak lambaları yanmıyor. Tasarruf olsun diyedir. Ay ışığı var ama yine de her yer karanlık.

Gençliğimizde ay ışığı yeterdi bize. Her yeri görürdük. Sırt üstü toprağa uzanıp, gökyüzünde yıldızları saymaya kalkışırdık arkadaşlarımla.

Gözlerimiz yorulur, bırakırdık. Sanki buranın göğünde yıldızlar daha az gibi geliyor, sanki saklanıyorlar.

Çarşamba. Coetzee’nin kitabının son bölümündeyim. Yirmi bir sayfa kalmış. Kitabın nasıl biteceğini öğrenmek için biran önce bitirmek istiyor bir yanım; diğer yanımsa bu olağanüstü anlatılan kitabı bitirmemek için yavaş oku diyor.

Üçüncü bölümden de altını çizdiğim paragraf: Öksüzlere, yoksullara, açlara sadaka vermek kolay. Kalbi kırıklara (burada çocuğu öldürülen kadını kastediyor) sadaka vermek daha zor.

Ölüm karşısında yazarın hissettiği derin ve tesellisiz bir acının tarifi oldukça dokunaklı…

28 Haziran Pazar.

Aktör Kadir İnanır bugün toprağa verildi.

be8d4178 9f4e 43f2 b13d 86dc71b03508

Epey kalabalık vardı cenaze töreninde. Camideki kalabalıktan edindiğim izlenim halktan da çok katılan olduğuydu.

Ölüm haberi üzerine en çok, Selvi Boylum Al Yazmalım, Tatar Ramazan, Dila Hanım, Yılanların Öcü gibi filmlerini saydılar.

Elbet sözü edilen bu filmler güzeldi. Ancak beni en çok gençliğimde seyrettiğim Köprü filmi etkilemiştir. Hala çoğu sahnesi gözümün önündedir…

Şerif Gören’in yönettiği, 1975 yapımı Fikret Hakan’la başrolünü paylaştığı bu film bir doğu hikâyesidir.

5fb916a5 ca36 448d 86fd 13dbb8cb170b

Daha küçük bir çocukken hasta annesini salla ırmaktan geçirip doktora götürecekken azgın sular anneyi alır. Fikret Hakan salcılık yaparak kazandığı parayla Kadir İnanır’ı okutur mühendis yapar. Doğduğu yere dönen genç mühendis, akarsuyun kenarında otururken, küçük bir böceğin suyun içinden boğulmamak için bir dal parçasının üzerinden toprağa geçtiği sahne, filmin ana konusudur. Bu manzara Kadir İnanır’ın aklına ırmağın üzerine köprü yapma fikrini düşünür. Hızla bu işe koyulur. Ağbi Fikret Hakan buna karşı çıkar, Ekmeğimizi saldan kazanıyoruz, seni bu sal sayesinde okutup, mühendis yaptık, nankörlük etme diye engel olmaya çalışır.

Her şeye rağmen köprü kurulur.

Olay Medya İcra Kurulu Başkanı Mehmet Ali İnan’ın yazısının tamamı için tıklayın…


Avatar Seç KAPAT
Olay Gazetesi Yazarı Ahmet Emin Yılmaz, Devlet eski Bakanı Cavit
Sıradaki Haber Devlet eski Bakanı Cavit Çağlar, kurucusu olduğu NTV’nin öyküsünü anlattı