Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Olay Haber
Olay E-Gazete

Milli kaleci Altay Bayındır’ın dikkat çeken Bursaspor ve Bursa anıları

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester United forması giyen milli futbolcu Altay Bayındır, Bursa’da başlayan futbolculuk kariyerini anlattı.

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester United forması giyen milli futbolcu

İngiltere Premier Lig ekiplerinden Manchester United forması giyen milli futbolcu Altay Bayındır, Anadolu Ajansının Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY’un katkılarıyla hayata geçirdiği “2026 Dünya Kupası Yolu’nda Milli Gururlar” projesinin yedinci konuğu oldu.

Milli futbolcu, Bursa’da başlayan kariyerini paylaştı…

İlk kulübünün Bursa Yolspor olduğunu hatırlatan Altay, “7 yaşımda ağabeyimle birlikte Bursa Yolspor’da beraber başladık. Yolspor’da futbola başladığımda kaleci değildim, stoper olarak başladım sonra forvete geçtim. Gol atmayı çok severim, çok keyif aldığım bir pozisyondu. Forvet olarak bir sürü pozisyon kaçırıyorsun ama bir tane gol attığında takımın en değerli oyuncusu olma olasılığın var. Kalecilikte bu ne yazık ki böyle değil. Her an her pozisyona konsantre olup hazır olmak gerekiyor.” diye konuştu.

Farklı pozisyonda oynamasına karşın bir gün antrenmana kalecinin gelmediğini ve kendisinin de kaleye geçtiğini dile getiren Altay, “Eğlenceli bir antrenman yapıyorduk. O gün hoca ‘Altay kaleye geç.’ dedi, en uzun bendim. Kaleye geçtim, atlıyorum top çıkarıyorum, hoşuma gitti. Herkes ‘Bravo’ diye bağırıyor, bu durum da beni etkiledi. Akşamında Şampiyonlar Ligi maçı vardı, televizyonda izliyordum. Bütün oyuncuların forması aynı, kalecinin forması farklı ve bu çok dikkatimi çekmişti. Hangi maç olduğunu hatırlamıyorum, o maçta kaleci penaltı kurtarmıştı. O an dank etti. Forvetlerin gol atma özelliği var ama kritik bir pozisyonda kalecinin yaptığı bir kurtarış herkesi çok farklı sevindiriyor. Penaltı olduğunda kaleci de hoca da başkan da yönetici de sensin. Herkes o an sende. Dolayısıyla bu tarz pozisyonların bende uyandırdığı ateş çok yükseldi. Bende antrenmandan sonra kalede olduğum için çok zevk aldığımı hocaya söyledim. Kalecilerin kullandığı malzemeler daha fazla ve daha farklı. Bir farklılık oluyordu ve bu benim çok dikkatimi çekmişti. Kaleci hocamızla direkt konuştum, ‘Kaleci antrenmanları yapabilir miyim?’ dedim. Başladık ve zevk alıyordum. Kurtarış yapmak, yan top geldiğinde çıkıp almak, bana aşırı özgüven veriyordu. Hiç düşünmediğim bir olay, kanıma işledi.” ifadelerini kullandı.

Kaleye geçip geçmeme konusunda kararsız kaldığını sözlerine ekleyen Altay, “Geçiş sürecinde annem bulaşık yıkarken yanına gittim, ‘Sana çok kritik bir soru soracağım.’ dedim. Annemin içgüdülerine çok güveniyorum, ‘Sen ne dersen o yoldan devam edeceğim. İkilemdeyim kaleci de, forvet de, defans da olabilirim. Aradayım ne yapmam lazım sence?’ dedim. Annem de ‘Sen kaleci ol, çok koşma, yorulma.’ dedi. Şu an bir maç izlediğinde kadıncağız artık dayanamıyor, ‘O gün keşke sana forvet ol deseydim.’ diyor. Annem benim için çok güzel bir karar verdi. Bulunduğum pozisyondan çok mutluyum.” şeklinde kalecilik serüveninin nasıl başladığını aktardı.

thumbsbc792fcebebf485a57c824ce561db7d294

“Eldivenimde yırtıklar olurdu, annem parmaklarını dikerdi”

Bursaspor’a kaleci olarak gidip antrenmanlara katıldığını söyleyen Altay Bayındır, abisiyle birlikte bir dönem yeşil-beyazlı kulüpte forma giydiğini söyledi.

Abisinin daha sonra arabalara olan merakı sebebiyle farklı bir yol çizdiğini belirten Altay, “Bursaspor’da 4 senelik bir serüvenim oldu. O dönemdeki bazı problemler sonrasında ailemle karar alarak takımdan ayrıldım, tekrar Yolspor’a döndüm, yaşımdan büyüklerle oynamaya başladım. O zaman amatör kümedeydik. Bu bahsettiklerim 12-13 yaşları. O dönem Arabayatağıspor vardı. Bursa’da amatör kümede fırtına gibilerdi. Oraya geçtim. Çok iyi bir takım ve iyi bir ortam vardı, çok iyi bir başkanımız vardı. Geçme sebebim de Murat Gündoğdu hocamız oradaydı. Kaleci antrenörümüzdü ve bana çok fazla şey kattı. O dönemde taşları, topları önüme dizerdi, karşıdan vururdu, refleks-reaksiyon çalışmaları yapardık. Kıvılcımı içeriden artırıyordu. Yaşımdan çok büyüklerle oynuyordum. Hatta birkaç tane fotoğraf gönderdi geçenlerde o günlere ait. Herkesin sakalı var ben orda küçücük, fasulye gibiyim, eldivenler elime büyük. O zamanlar eldiven bulamıyorduk. Eldiven almak çok büyük bir işti. Doğum günümde eldiven hediyesi geldiği zaman ben uçacak yer arıyordum. Bir eldiveni 1 yıl kullanıyorduk. Eldivenimde yırtıklar olurdu, annem parmaklarını dikerdi, yenisini almaya imkanımız olmuyordu. Ben de annemden gördüm dikmeyi, kendim dikiyordum.” diye konuştu.

Daha önce Arabayatağıspor’da oynamış bir futbolcunun Ankaragücü’nde forma giydiğini belirten Altay, referansla kendisinin Ankara’ya denenmeye davet edildiğini söyledi.

14-15 yaşlarında büyük bir kararın eşiğinde olduğunu vurgulayan Altay, süreci şöyle anlattı:

“Yaşım genç, anne kuzusu, hiç dışarı çıkmamış bir çocuğum. Annem gözyaşlarıyla alınan bir karardan sonra onayı verdi, babam zaten her zaman evlatlarının mutluluğu için sonuna kadar destek veren bir adamdı. Sağ olsun her zaman arkamızdaydı. İyi zamanda da kötü zamanda da elinden geleni yaptı bizler için. Sonraki adımım Ankara oldu, Akademi Ligi’ne transfer oldum, yaşım gençti. Bir hafta deneme süreci gibi bir şey olacaktı ama ilk antrenmandan sonra hoca ‘Daha fazla incelemeye gerek yok biz onay verdik. Aileni öp, eşyanı topla gel artık bizimsin.’ dedi.”

thumbsbcbb4587340e97e35a1e89ec0747b3b8bb

“O dönem çok zor bir dönemdi”

Kendisinin küçük yaşta Fenerbahçe’de altyapı seçmelerine gittiğini hatırlatan Altay Bayındır, kalacak yer sıkıntısı sebebiyle sarı-lacivertli kulüpte futbol oynayamadığını belirtti.

“Tırnaklarım silikondan dolayı simsiyahtı”

Üç kardeşten en küçüğü olduğunu belirten Altay, şöyle konuştu:

“En büyük ablam, ortanca ağabeyim. Annem ev hanımı ama babamla evlendikleri süreçte, annem öğretmendi. Sonra işi bıraktı. Babam serbest meslekle uğraşıyor. Ben küçükken bizim iki tane taksi plakamız vardı. Sonra onu satıp başka bir işlere girdik. Benim yaşım çok küçüktü. Sonra bazı işlerde istediğimiz sonuçlar alınmadı, problemler oldu. Bir aşağı iniş dönemi başladı. Benim Ankara’ya gitme süreçlerim, o dönemlere denk geldi. Bu süreçte çok fazla şey öğrendim, bana artı olarak kattığı şeyler oldu. Ablam belediyede memur olarak çalışıyor. O da uluslararası ilişkiler bölümü mezunu. Ağabeyimin arabalara yoğun merakı var, Bursa’da bir dükkanı var. Araba tamiratı yapabiliyor. Arabalardan anlıyor. Araba alım satımıyla uğraşıyor, araba sevdalısı bir insan.”

Bursa’dan Ankara’ya gitmeden önce işlerin yolunda olmadığı bir dönem yaşadıklarını ifade eden Altay Bayındır, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Babam bir oto yıkama işletmeye başlamıştı. Annem o dönem çalışmaya başlamıştı. Annem o dönem halamın kızının çocuklarına bakmaya gidiyordu. Ağabeyimle ablam da sabah okula gidiyorlardı. Babaannem de bizle yaşıyordu. Babaannem rahmetli oldu, alzheimer hastasıydı. Sabahları uyandığımda evde sadece ben ve babaannem olurduk. Kahvaltısını annem hazırlıyordu. Ben dolaptan alıp onun önüne koyuyordum. Çay demliyordum. Sonra kahvaltıyı toplayıp, babamın yanına oto yıkama dükkanına gidiyordum. Sarı çizmelerim vardı, araba yıkıyorduk, kuruluyorduk. Bir iki araba yıkamak böyle zevkli, güzel gibi geliyor ama yoğun çalıştığın zaman zorlukları çok fazla. Arabanın içini süpür, camlarını temizle, dış kaporta, silikonlar… Hatta orada çalıştığım dönemlerde tırnaklarım silikondan dolayı simsiyahtı. Bursa’da Uluslararası Ticaret Lisesi’nde bilgisayar bölümü okuyordum. Okul çıkışında da koşa koşa hemen metroya gidiyordum. Metroya binip, metroyla o dönem Yolspor’da oynuyordum, antrenmana gidiyordum. Eve geldiğimde yatağı bulunca atlayıp direkt bayılıyordum. Uzun bir süre günlerim böyle geçti.”

thumbsbc877e108b456932fa192d6768fa8b3674

“Babamın bazı sözleri bir tokattan daha çok acıtır”

Altay Bayındır, çocukluğuna dair bir anıyı ve babasının kendisine söylediği sözü unutamadığını ifade etti.

Araba kullanmaya erken yaşta başladığını belirten Altay, “Oto yıkamanın içindeyken birçok arabayı kullandım. Arabalara da merakım vardı. Bir akşam, bir akrabamızın arabasını gezmek için almıştık. Gece saat 02.00 sularıydı. Böyle şeyleri hiç sevmem ama işte çocuk aklı. Ağabeyimle beraber sinsice bir plan yapıp, kapı girişinden anahtarları aldık. Arabaya bindik, manuel vites bir araçtı. Arabayı sokağın başına kadar ittik, arabayı çalıştırırsak ses çıkacak diye düşündük. Sonra arabayı çalıştırıp biraz turladık. Amaç sıfır, yok. Gece yarısı ne işin var, git uyu işte. Sağlıklı bir anı değil, önereceğim bir anı değil. Dönünce sokağın başında motoru durdurduk, iterek arabayı aynı yere bıraktık. Babam bugüne kadar bize bir fiske vurmamıştır. Fakat acı veren taraf şu, bir kere vursaydı konuyu kapatır yola devam ederdik, öyle kelimeler söyledi ki hep kalıcı kaldı. Sonrasında bu durumu öğrendi. Emanet bir araçla bu yapıldığı için güzel özlü sözler söyledi. Bazı sözleri bir tokattan daha çok acıtır. Etkileyici bazı anlarımız oldu.” ifadelerini kullandı


Avatar Seç KAPAT
Bursaspor’un Eyüpspor’dan kadrosuna kattığı 19 yaşındaki sağ bek Hüseyin Maldar,
Sıradaki Haber Bursaspor’un yeni transferinden bir ilk