Numan Kurtulmuş’tan ’50+1′ açıklaması: Sistemden geri dönüş yok

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasette 50+1 tartışmasına ilişkin “Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden geri dönüşün olmayacağı aşikar.” dedi. Türkiye’de kapsamlı bir anayasa değişikliği ortamını oluşturmak gerektiğinin altını çizen Meclis Başkanı, “Artık Türkiye’ye yeni anayasa yapmak yakışır. Hatta bir zorunluluktur.” ifadelerini kullandı. Kurtulmuş; TİP Milletvekili Can Atalay’ın tutukluluğu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Kürtler daha az eşit” sözü, İsrail’in Gazze saldırıları, İsveç’in NATO üyeliği ve Meclis’te iç tüzük değişikliğine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Numan Kurtulmuş’tan ’50+1′ açıklaması: Sistemden geri dönüş yok

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te NTV’den Funda Görey ve Özgür Akbaş’ın sorularını yanıtladı.

Kurtulmuş, siyasette 50+1 tartışmasına ve Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi’ne ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Sistemden geri dönüşün olmayacağının altını çizen Kurtulmuş, “Halkımız 3 kez bu sisteme olan güvenini teyit etti.” dedi. Anayasa değişikliğini için siyasi partiler arasında müzakere ortamı oluşturulması gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Artık Türkiye’ye yeni anayasa yapmak yakışır. Hatta bir zorunluluktur.” diye konuştu.

Kurtulmuş’un açıklamaları şöyle:

SİYASETTE 50+1 TARTIŞMASI

Türkiye’de yapılan referandum ile bir sistem değişikliğine gidildi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ilgili 5 yıllık bir uygulama var. Türkiye’de önce gerçekten çok kapsamlı anayasa değişikliği ortamını oluşturmak. Bu anayasa değişikliği tartışmaları içerisinde bu ve benzeri konuların bir bütün olarak tartışılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim.

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden geri dönüşün olmayacağı aşikar. Halkımız 3 kez bu sisteme olan güvenini teyit etti. Geri dönüş yok.

Şahsen tercih edeceğim yol, anayasa tartışmalarının içerisinde doğru zeminde doğru yöntemlerle bu konuların tartışılması. Yaptığımız tartışmalar ülkemizin geleceği ile ilgili. Bunun böyle sakın ve bilimsel verilerle bir anaysa tartışma platformu çerçevesinde ele alınacak konu olarak görürüm.

YENİ ANAYASA TARTIŞMASI

Partiler arasında müzakere ortamı oluşturulmalı.

Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünü idrak eden bir Meclis. Özgür ve hiçbir önyargı ortaya koymaksızın bizim darcağımızda ne varsa ortaya koymamız lazım. Medeni bir müzakere ortamı oluşturmaya çalışıyorum. Her partinin ayrıca çalışmaları var. Bunların hepsi ortaya konulur. Gönlümüz arz eder ki parlamentodan 400 oy alarak anayasa teklifi geçmiş olsun. Milletin anayasası olsun. Artık Türkiye’ye yeni anayasa yapmak yakışır. Hatta bir zorunluluktur.

Muhalafet partilerine büyük görev düşüyor. Millet eksenli değil, devlet eksenli anayasa yapılmış o dönemde. Bu ihtiyaç bugünün ihtiyacı değil. 12 Eylül Anayasası kabul edildiği gün tartışılmaya başladı. Meclis istediği anayasa değişikliğini yapmaya muktedir.

Seçime kadar ben bu konunun açılabileceğini zannetmiyorum.

CAN ATALAY

Bu tartışmanın da mevcut anayasadan kaynaklandığını görüyoruz.

TBMM’nin tavrı belli. Milletvekili yeminin yapıldığı gün Meclis’te isminin okunması arkasından da partilerin ortak eğilimi ile birlikte İnsan Hakları Komisyonu’na seçilmesi Meclis’in tavrını ortaya koyan bir şeydir. Hiçbir gücün TBMM’ye görev verme hakkı yoktur. TBMM yasamanın merkezi olarak gerektiğinde yasaları, anayasayı değiştirecek güce sahiptir. TBMM’nin tartışmanın bir tarafı haline getirilmemesi için özel bir gayret gösteriyorum. Kimse TBMM’ye ödev vermeye kalkmasın.

ÖZEL’İN “KÜRTLER DAHA AZ EŞİT” SÖZÜ

Bu söz Türkiye’deki gerçeği yansıtmıyor. Kürt kardeşlerimizin TC vatandaşı olarak gelemeyeceği hiçbir makam yoktur. Maliye Bakanımız Kürt bir arkadaşımızdır. Cumhurbaşkanı Yardımcısı kürt bir kardeşimizdir. Türkiye’nin gündeminde böyle bir şey yok. Siyasetçiler kullandıkları dile dikkat etmeli. Türk de kürt de birdir. Alevi de sünni de birdir. Ayrımcılık kimden geliyorsa kim tarafından yapılıyorsa kabul etmek mümkün değildir.

İSRAİL’İN GAZZE SALDIRISI

41 kişiyle birebir bu meseleyi konuştuk. 5 uluslararası toplantıya katıldık. Türkiye olarak üzerimize düşeni yerine getirmeye çalışıyoruz. İnsani olarak sorumluluk. Batışı ülkelerin İsrail’e karşı borçları var. Kuvezdeki bebekleri koruyamıyorsa canı çıksın böyle siyasetin.

Geldiğimiz noktada inşallah ateşkes kalıcı olur. Batı ülkelerinin hükümetlerine kalsaydı bu ateşkes olmazdı. Londra’da sokağa çıkan insanları tebrik ediyoruz.

Netanyahu savaş suçlusudur. Gereken yapılmalı. İsrail’in içerisinde büyük çatlaklar ortaya çıkmıştır.

Filistin direniş örgütlerini bir sonuç olarak görmemiz lazım. Ortadoğudaki dağınıklığın sonucu olarak İsrail çok ileri adımlar atmıştır.

Bu sorunun kalıcı olarak çözüm için 3 temel siyasi mesele çözülmelidir. Tam bağımsız Filistin devleti, yahudi yerleşimcilerin işgal ettikleri yerlerden sökülüp atılması, Müslüman ve Hristiyanlar’ın kutsal mekanlarının korunması. Bu 3 temel şart sağlanmadığı sürece Filistin meselesi hallolmayacaktır. Barışın anahtarı Filistin’in özgürleşmesidir.

ABD’nin verdiği siyasi destek son bulmalıdır. Hem Filistin halkına insanı katliamın durdurulması şarttır. Dünya kendi geleceği için bu yapmak mecburiyetindirdi.

İSVEÇ’İN NATO ÜYELİĞİ

Türkiye bir konuda söz verirse sözünü yerine getirir. Muhattaplarının da sözünün yerine getirilmesini bekler. İsveç’in üyeliği ile ilgili olarak da tezkere TBMM’ye geldi. Dışişleri Komisyonu değerlendirecek ve sonra Genel Kurul’a gelecek. Meclis’te süreç kendi gündemi içerisinde işliyor.

MECLİS’TE İÇ TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ

Meclis’in etkin bir yasama faaliyetinde bulunması. Komisyonlarda meselelerin çok iyi tartışılması. Etkin, hızlı, muhalefetin de sözünün daha hızlı değerlendirildiği, Meclis’te yasama kalitesinin arttırıldığı bir süreci oluşturabileceğimizi düşünüyorum.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X