Cumhurbaşkanı ilk turda seçilemezse en yüksek oy alan iki aday 8 Temmuz’da kesin sonuç için yarışacak. Ve siyasetin tansiyonu düşünce gözler ekonomiye çevrilecek. Olay Gazetesi Ekonomi Yazarı Feridun Eyüpoğlu bugün köşesinde, Türkiye’yi yönetecek yeni kadroları ekonomide nasıl bir tablonun beklediğini anlatıyor.
Seçim sonrası ekonomi
Seçim süreci giderek hızlanıyor.
Ülke gündemi neredeyse tümüyle siyasete kilitlendi.
Ama unutulmaması gereken bir ekonomi gündemi var!
Üstelik bu gündem seçimi etkileme ve seçimden etkilenme potansiyeli taşımakta.
Kısacası seçim sürecinde siyasilerin ıskalamayacağı konulardan biri de ekonomi olacaktır.
Seçimlerin 24 Haziran’da yapılacak olması ise belirsizlik katsayısını azaltarak olası negatif etkileri sınırlamış durumda.
Ancak, bir yanda vaatler diğer yanda dış riskler ekonominin seçim yansımaları olarak gündemde kalmaya aday!
Neticede dıştan ani ve güçlü bir rüzgar esmediği taktirde ılıman bir seçim atmosferini ekonomik açıdan beklemek mümkün.
Giderek önem kazanan mesele ise seçim sonrasındaki ekonomik tablonun nasıl şekilleneceği.
Çünkü iktidar koltuğuna kim oturursa otursun mücadele etmesi gereken çeşitli zorluklar olacak karşısında!
Öncelikle küresel çaptaki değişik riskler dikkate alınmalı.
Neler mi mesela?
Amerikan faizlerinin yarattığı baskı halen hissedilmekte.
Faiz baskısının sonbahara doğru daha güçlü biçimde hissedilmesi ihtimali de gündemde!
Bu tablo ise döviz kurları üzerinde risk yaratmakta.
Kıvılcımlarını gördüğümüz küresel ticaret savaşlarının olası etkileri de bir başka negatif unsur olarak ajandada yer almak durumunda!
Jeopolitik riskler ve dış ilişkilerin seyri de ekonomi açısından önemli bir parametre.
Diğer taraftan adım adım yukarı çıkan petrol fiyatlarının yaratabileceği olumsuzluklarsa çok yönlü bir risk tablosunu karşımıza çıkarmakta.
Öncelikle 75 dolara dayanmış olan varil fiyatın 80 – 90 dolar bandına çıkma ihtimali mevcut!

Flipboard