Türkiye sigara tüketiminde alarm veriyor

Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Dr. Abdullah Uçar, “(Tütün tüketimi) Türkiye adına alarm zilleri çalıyor. Bu, 10-15 sene içerisinde ciddi kanser yüküyle karşı karşıya kalacağız demek.” dedi.

Türkiye sigara tüketiminde alarm veriyor

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi de olan Uçar, AA muhabirine, dünya genelinde hastalık hesaplamalarına bakıldığında zihin sağlığı sorunlarının özellikle son 30 yılda yükseliş trendinde olduğunu, bunun önemli payının bağımlılıklardan oluştuğunu söyledi.

Bağımlılığın kimyasal ve davranışsal olarak ikiye ayrıldığını, tütün, alkol ve madde türevlerinin kimyasal bağımlılık, kumar, alışveriş, yeme bozukluklarının davranışsal bağımlılık kapsamına girdiğini anlatan Uçar, Yeşilayın iki bağımlılık türüne yönelik ciddi çalışmalar yürüttüğünü kaydetti.

Uçar, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (OECD) 2025’te yayımladığı, üye ülkelerin sağlık sistemlerinin karşılaştırmalı göstergelerle değerlendirildiği “Health at a Glance 2025 (Bir Bakışta Sağlık)” raporuna değinerek, şöyle devam etti: “Dünyada yükselen trend içerisinde Türkiye’nin de ilginç pozisyonu var. Bu da şu: (15 yaş üstü günlük sigara tüketim adedi) Türkiye, OECD ülkeleri içerisinde en fazla tütün kullanan ülke. Türkiye adına alarm zilleri çalıyor. Bu, 10-15 sene içerisinde ciddi kanser yüküyle karşı karşıya kalacağız demek. Erkeklerin yüzde 46’sı, kadınların yüzde 23’ü, ortalamada baktığımızda yüzde 35’i sigara içen toplumda, yakın zamanda ciddi kronik hastalık yüküyle, sadece kanser değil, dolaşım sistemi hastalıkları, KOAH (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) ve astım gibi pek çok hastalıkla karşı karşıya kalacağız.”

Elektronik sigaralar ve ısıtılmış tütün ürünleri

Bu durumun acilen önlem alınması gerektiğini gösterdiğini belirten Uçar, “Sağlık Bakanlığının da bu yönde eylem planı ve ciddi çalışmaları var ancak her ne kadar planı güzel yapsak da sahada uygulanması çok önemli. Bu işin arkasında ciddi endüstriyel destek var. Dünyanın en büyük tütün üretici firmalarının web portallarında ‘Biz dumana, tütüne karşıyız.’ şeklinde içeriklerle karşılaşıyoruz şaşırtıcı şekilde. Neyi kastettiklerini biraz daha derin okumayla anlayabiliyorsunuz çünkü bu firmalar da artık tütüne karşı kendilerini savunamayacaklarını farkındalar. Bu nedenle yeni teknolojiyle üretilmiş tütün içerikli ürünlere (elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünleri) doğru yönelmiş vaziyetteler.” diye konuştu.

Uçar, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerine yönelik yaklaşık 80 ülkede yasal düzenlemeler yapıldığını, geri kalanlarda yasal düzenleme de olmadığını aktararak, dünya nüfusunun yaklaşık yarısını içeren Hindistan ve Çin bölgesinde dahi düzenlemelerin zayıf durumda olmasından kaynaklı dünya genelinde endüstriyel açıdan devasa sektör olduğunu dile getirdi.

Sigaranın pek çok hastalığa sebep olduğunun ortaya konulduğunu anlatan Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu çalışmalar neticesinde kanser olan insanlar veya iskemik kalp hastalığından (kalp krizi) ölen insanların ölüm nedenlerini araştırdığımızda 10-15 yıla yayılmış veriler neticesinde sigaradan olduğunu anlıyoruz. Yeni teknolojiyle üretilmiş tütün içerikli ürünlerin kanser ve kalp krizi yaptığını anlayabilmeniz için 10-15 yıl sürecek çalışmalara girişmeniz gerekiyor. Dolayısıyla bu boşluktan faydalanacak olan bu endüstri, şimdi bu pazara yönelmiş durumda. Toplumun şu konuda çok uyanık olması gerekiyor: ‘Bu ürünleri kullanarak da 10-15 yıl sonra kanser olabiliriz.’ Erken çalışmalar, bu ürünlerin içerisinde de kanserojen ek maddelerin bulunduğunu gösterdi.”

Uçar, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin kesinlikle sigaranın ikamesi olarak kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Yeşilay, ülkemizin göz bebeği kurumu ve bağımlılıklar konusunda gerçekten ‘sıcak savaş’ içerisindeyiz. Türkiye’nin dört bir tarafında eğitimler yapıyoruz, gençlerimizi sağlıklı, bağımsız hale getirmeye çalışıyoruz.” dedi.

Dizi, film ve sosyal medya içeriklerinin alkol, tütün ve kumar gibi ögelere özendirici ve teşvik edici şekilde kullanılmasının toplum adına büyük risk oluşturduğuna işaret eden Uçar, “Bu içeriklerin hassasiyetle takip edilmesi gerekir. Nitekim Sağlık Bakanlığımızın tütünle mücadele programı kapsamında çok fazla insan çalışıyor, emek veriliyor ve para harcanıyor. Sigarayı, alkolü, tütünü, kumarı özendirecek içeriğin pazarlaması yapıldığında ise kamunun bütün bu harcamaları, emeği boşa gidiyor.” ifadelerini kullandı.

Uçar, bağımlılıkla mücadelede asıl stratejik davranışın uzak durmak olduğunun altını çizerek, bağımlıların hangi aşamada olursa olsun “Alo 171” hattını ücretsiz arayabileceklerini, Sağlık Bakanlığının Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi, Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Araştırma Tedavi ve Eğitim Merkezi ile Yeşilay Danışmanlık Merkezinden destek alabileceklerini sözlerine ekledi.

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X