Yakın geçmişin Bursa romanı

Yazar Recep Helvacı’nın yeni romanı “Genler ve Kader”, tarihsel arka planıyla okurlarını bilgilendirirken, ilginç kurgusuyla da serüven yüklü bir yolculuğa çıkarıyor.

Yakın geçmişin Bursa romanı

Dilek Atlı

Bursa’nın gerçek mekânlarında geçen tarihsel roman “Genler ve Kader”, Recep Helvacı’nın kaleminden okurla buluştu. Seferberlik ve Çanakkale Savaşları’ndan başlayarak 12 Eylül 1980 sonrasına uzanan 90 yıllık bir geçmişin arka plan olarak alındığı roman, okurları zaman içinde yolculuğa çıkarıyor. Yeni kitabıyla ilgili sorularımızı yanıtlayan Helvacı, “Okurlar satır aralarında geçmişi, belki kendi geçmişlerini bulacaklardır” diyor.

Bir Bursa romanıyla okurlarınızla buluştunuz… Bu romanda okurlarınız nasıl bir maceranın içinde kendilerini bulacaklar?

Fidyekızık-Kaplıkaya arasından Ankara yoluna kadar uzanan Hacivat Deresi’nin iki yanında çok güzel bir park alanı var. Eskiden orada derenin iki yanında gelişmiş iki çiftlik bulunuyordu. İşte kitaptaki olayların bu çiftliklerde geçtiğini varsaydım. Olaylar, derenin Fidyekızık tarafındaki Demirci Çiftliği’nde başlıyor. Çanakkale Savaşları’na, Bursa’nın Yunan işgaline, Kuvayi Milliye ve Cumhuriyet dönemine, daha sonra da 12 Eylül öncesi ve sonrasına kadar uzanıyor.

Genler ve Kader, ilgi uyandıran bir isim. İçinde aileleri ve kaderlerini bir araya getiren yerler var. Hikâyenin doğuşu ve ortaya çıkışı nasıl gelişti?

Genler ve Kader’i aslında üç roman olarak tasarlamıştım ama olayların daha çok tek aile, Demirci Çifliği’nin sahibi olan ailenin çevresinde gelişmesi beni tek kitaba yöneltti. Ailelerin birbiriyle ilişkileri ve fertler tümüyle benim hayal ürünüm. Örneğin Ayça gençliğin ve saflığın, Yiğit Bey iyiliğin, Hulki kötü alışkanlıkları yenmişliğin, Servet ve Saadet hanımlar Bursalı zengin ve bilge hanımların timsalidirler. Zühtü ise bütün kötülükleri kendinde toplamış iyi yanını görmenin imkânsız olduğu biridir. II. bölümde Tolga, babası gibi kötü yanlarını törpülemiş karısını seven, işine bağlı iyi bir eş olmuştur. Aslıhan son derece tutkulu, sahip olduklarını kimseyle paylaşmaya yanaşmayan biridir. İkizlerden Aysel işbilirliğin, Aylin de ölesiye aşkın temsilcisidir. III. bölümdeki pazarcı Mahmut ve karısı Müzeyyen, çocukları olmayan bir ailenin üzüntülerini ve yapabileceklerini anlatan kişilerdir. Romanı yazmam altı yılı aşkın bir süre aldı. Zihnimde canlandırdıklarımı yazdım; yazdıkça aklıma yeni fikirler geldi. Okumak, bir daha ve bir daha okuyup düzeltmek yıllarımı aldı.

Romanı okuyanlar gelenekler, kültürler hakkında da oldukça zengin bilgiyle karşılaşıyor. Bunlar, romana sizce neler katıyor?

Okuyanlar geçmişi, belki kendi geçmişlerini bulacaklardır satır aralarında. Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş gelin hamamı, damat hamamı, halen geçerli sağdıçlık geleneği, gelin sandığına oturma ve her fırsatta düğün alayının önünü kesip para isteme gibi gelenekleri ve bunların iyi ya da kötü yanlarını göreceklerdir.

“Genler ve Kader”i, kaleme aldığınız diğer yapıtlarınızdan ayıran özellikler nelerdir?

Bütün yazdıklarımda olduğu gibi bu romanda da göç, yurt ve Atatürk sevgisi ön plana çıkıyor. Kuvayı Milliye ruhu canlı tutulmaya çalışılıyor. Diğerlerinden ayrılan yanı, bu yapıtımda olayların Bursa’da geçmesi…

HABERİ PAYLAŞ
ilk yorumu sen yap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X