Yarım asırdır aynı dükkanda

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 15 metrekarelik dükkanında askerde öğrendiği marangozluk mesleğini sürdüren 81 yaşındaki Rasim Örgün, 60 yıldır yaptığı işi fabrikasyon üretimlerin yaygınlaşmasına rağmen devam ettiriyor.

Yarım asırdır aynı dükkanda

Örgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, mesleği yapan kimsenin kalmadığını, Bandırma ve civarında bilinen tek marangoz ustası olduğunu söyledi.

 

Marangozluğun bitmesinde fabrikasyon ürünlerin, teknolojik seri üretimlerin etkisi olduğunu vurgulayan Örgün, 60 yıllık mesleğinin son dönemlerini yaşadığını aktardı.

Örgün, 1955’de askere gittiğini ve bu mesleğe orada başladığını belirterek, şunları dile getirdi:

 

“Ahşap karyola, masa ve bavullar tamir ettim asker ocağında. Terhis olduktan sonra Balıkesir’in Gönen ilçesine döndüm. Gönen’de 10 yıl marangozluk yaptım. Daha sonra Bandırma’ya geldim şu an bulunduğum dükkana. 50 yıldır da burada bu mesleğe devam ettim. Yaklaşık 60 yıldır bu meslekle ilgileniyorum. Burada tel dolap, tabaklık özellikle eski dönemlerde tabaklık vardı halen onları yapıyorum. Buzdolabı yoktu, tel dolaplar çok meşhurdu. Tarhana ve un elekleri, tahta kaşık, beşik, baston, balta sapı, davul tokmağı, fırıncı küreği, kırma masa, balıkçılara tezgah için tablalar yapıyorum. Bu işi yapan yok, benim de yaşım geçtiği için bu mesleği yapan kalmayacak. Çırak yetiştiremedik, tek kaldık. Ben de ‘Dükkana kaybolan mesleğe elveda’ yazdım. Fabrikasyon bizim mesleği öldürdü, benim yaptığım ürünler yarı fiyatına markette var.”

 

“Dünyaya bir daha gelsem…”

 

Marangozluğu çok sevdiğini vurgulayan Örgün, ağaç ile iç içe olmanın, onları insanların kullanabileceği bir eşyaya çevirmenin mutluluk verdiğini anlattı.

 

Mesleği sayesinde çocuklarını yetiştirdiğini, evini geçindirdiğini ve hala para kazandığını ifade eden Örgün, “Ben ürünlerimi genelde sipariş üzerine yapıyorum. Ama hazırda ufak tefek masalar, sandalyeler, elekler bulunduruyoruz. Dünyaya bir daha gelsem aynı işi yaparım. Bu iş çok güzel insanı bıktırmıyor” dedi.

 

Örgün, malzemelerinde kavak ile kayın ağacı kullandığını dile getirerek, “Mesela en iyi balta sapı kayından olur. Oklava yumuşak ağaçtan olur ona göre seçim yapıyoruz. 60 senedir bu işte çalışıyorum, bıkmadım.” diye konuştu.

 

Erdinç Erdil, marangoz ustası Örgün dışında istedikleri ahşap eşyaları yapan birinin olmadığını vurgulayarak, “Biz halen yer sofrasında yemek yiyoruz. Rasim amcamız yer sofrası yapıyor. Zaten onun dışında Bandırma ve çevresinde bu işi yapan yok. Biz ihtiyacımız olan fırın küreğini, tahta kaşığı, eleği Rasim amca sayesinde tedarik edebiliyoruz. Başka da nerede buluruz bilmiyoruz.” dedi.

 

Nuri Kaşmer de “Hanım hamur açmak için masa istedi. Ben de Rasim amcayı buldum. Biz köy kökenliyiz halen evde yapılıyor hamur. Onun için lazım olan kürek, kaşık, masa ve oklavayı buradan alıyoruz.” ifadesini kullandı.

HABERİ PAYLAŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz..
X